ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen nükleer müzakerelerin önümüzdeki hafta içinde yeniden başlamasını beklediğini söyledi. Trump, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "İran ile görüşmelerin önümüzdeki hafta yeniden başlamasını bekliyorum" dedi. Açıklama, Washington ile Tahran arasında aylardır süren dolaylı diplomasi trafiğinin ardından geldi. Görüşmelerin nerede ve hangi formatta yapılacağına dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Görüşmelerin arka planı
ABD ile İran arasındaki nükleer anlaşma (JCPOA) görüşmeleri, 2018'de Trump'ın anlaşmadan çekilmesinin ardından kesintiye uğramıştı. Joe Biden döneminde Viyana'da dolaylı görüşmeler yapılmış ancak somut bir sonuç alınamamıştı. Trump'ın ikinci başkanlık döneminde ise Tahran'a yönelik "maksimum baskı" politikası yeniden gündeme gelmişti. Son haftalarda Umman ve Katar üzerinden yürütülen arabuluculuk çabaları, taraflar arasında yeniden temas kurulmasını sağladı.
İran tarafından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, geçtiğimiz günlerde "ABD ile doğrudan görüşmelere hazır olduklarını" ancak Washington'un "gerçekçi bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini" belirtmişti. Tahran, özellikle yaptırımların kaldırılması ve nükleer programının barışçıl olduğunun tanınması konusunda ısrarcı.
ABD yönetimi ise İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlandırmasını ve bölgesel faaliyetlerini kısıtlamasını talep ediyor. Trump yönetiminden bir yetkili, "Görüşmelerin amacı kapsamlı bir anlaşma sağlamak. İran'ın nükleer silah edinmesine asla izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
İran nükleer meselesi, Orta Doğu'nun en kritik güvenlik başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. İsrail, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkeleri, İran'ın nükleer kapasitesini yakından takip ediyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, olası bir anlaşmanın "İsrail'in güvenliğini tehdit etmemesi gerektiğini" vurguladı.
Görüşmelerin yeniden başlaması, küresel enerji piyasaları açısından da önem taşıyor. İran'ın petrol ihracatı üzerindeki yaptırımların hafifletilmesi, arz artışına ve fiyatların düşmesine yol açabilir. Ancak müzakerelerin başarısız olması durumunda petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluşabilir.
Diğer yandan ABD-İran ilişkilerindeki yumuşama, bölgesel gerilimin azalmasına katkı sağlayabilir. Son aylarda İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki faaliyetleri ve vekil gruplar üzerinden yürüttüğü operasyonlar, Körfez'de güvenlik riskini artırmıştı. Olası bir diyalog, bu risklerin azaltılması için bir kanal açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile ABD arasındaki müzakereleri yakından izliyor. Ankara, komşusu İran ile ekonomik ve siyasi ilişkilerini sürdürürken, aynı zamanda ABD'nin yaptırım politikalarına tabi. Olası bir anlaşma, Türkiye'nin İran ile ticaretinin önündeki engellerin kalkmasına yardımcı olabilir. Ayrıca bölgesel gerilimin düşmesi, Türkiye'nin enerji güvenliği ve Suriye, Irak gibi çatışma bölgelerindeki denklemi de etkileyebilir. Türkiye, İran'ın nükleer programında şeffaflık sağlanmasından yana bir tutum sergiliyor.