ABD Başkanı Donald Trump, İran'la varılan barış anlaşmasını savunarak, anlaşmanın imzalanmaması halinde büyük bir ekonomik felaketle karşı karşıya kalınacağını söyledi. Trump, anlaşmanın hem ABD hem de bölge için istikrar getireceğini belirtirken, eleştirilere karşı sert bir dille yanıt verdi. Anlaşma, İran'ın nükleer programını sınırlamasını ve uluslararası yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını öngörüyor.
Anlaşmanın arka planı
İran ile P5+1 ülkeleri (ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin ve Almanya) arasında yıllardır süren müzakerelerin ardından varılan anlaşma, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini kısıtlıyor ve uluslararası denetime açılmasını sağlıyor. Karşılığında, İran'a uygulanan ekonomik yaptırımlar aşamalı olarak kaldırılacak. Trump yönetimi, anlaşmayı 'tarihi bir adım' olarak nitelendirirken, muhafazakâr çevreler İran'ın anlaşmaya tam olarak uymayacağı endişesini dile getiriyor. Uzmanlar, anlaşmanın bölgesel gerginlikleri azaltabileceğini ancak İran'ın balistik füze programı ve bölgedeki diğer faaliyetlerine yönelik endişelerin sürdüğünü belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Anlaşma, Ortadoğu'da suudi Arabistan ve İsrail başta olmak üzere bazı aktörler tarafından endişeyle karşılanırken, Avrupa ülkeleri tarafından destekleniyor. ABD'nin müttefikleri, anlaşmanın bölgesel istikrara katkı sağlayacağını düşünüyor. Ancak İran'ın anlaşma sonrasında nüfuzunu artırabileceği ve vekil güçler aracılığıyla faaliyetlerini sürdürebileceği yönünde uyarılar da var. Küresel piyasalar, yaptırımların hafiflemesiyle İran'ın petrol ihracatını artırabileceğini ve bunun enerji fiyatlarını etkileyebileceğini hesaplıyor. Ayrıca anlaşma, nükleer silahların yayılmasını önleme çabaları açısından da önemli bir test niteliği taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la komşu olması ve enerji ihtiyacının önemli bir kısmını bu ülkeden karşılaması nedeniyle anlaşmadan doğrudan etkileniyor. Yaptırımların kalkması, Türkiye-İran ticaretini canlandırabilir ve enerji maliyetlerini düşürebilir. Ayrıca bölgesel gerginliklerin azalması, Suriye ve Irak'taki istikrarsızlığın kontrol altına alınmasına katkı sağlayabilir. Ancak anlaşmanın uygulanmasındaki belirsizlikler ve ABD ile İran arasındaki güvensizlik, Türkiye'nin dış politika manevra alanını da etkileyebilir. Ankara, anlaşmayı memnuniyetle karşılamakla birlikte, İran'ın bölgesel politikalarını yakından izlemeyi sürdürecek.