2026 yılında İran ile ABD arasında sağlanan ateşkes anlaşması, Başkan Donald Trump'ın kamuoyu desteği üzerinde doğrudan bir etki yarattı. Her ateşkes ihlali Trump'ın onay oranlarını aşağı çekerken, anlaşmanın ayakta kaldığı dönemlerde bu oranlar yeniden yükselişe geçti. Bu dinamik, ABD iç siyasetinde İran dosyasının ne denli kritik bir kaldıraç olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Gelişmenin arka planı
Trump yönetimi, 2025 yılı sonunda İran ile müzakerelere başlamış ve Şubat 2026'da kırılgan bir ateşkes sağlanmıştı. Ancak bu ateşkes birkaç kez çöktü; her çöküşün ardından Trump'ın onay oranlarında ortalama yüzde 3-5 arası düşüş yaşandı. Özellikle Nisan 2026'da İran destekli milislerin Suudi Arabistan'daki ABD üssüne saldırısı sonrası Trump'ın onay oranı yüzde 42'ye kadar geriledi. Buna karşın, Temmuz 2026'da tarafların yeniden masaya oturmasıyla başlayan 45 günlük sakin dönemde onay oranı yüzde 48'e yükseldi.
Siyaset bilimciler, bu dalgalanmanın nedenini İran konusunun Amerikan seçmeni için duygusal ve güvenlik odaklı bir mesele olmasına bağlıyor. Anketler, Cumhuriyetçi seçmenlerin yüzde 72'sinin İran politikasını başarılı bulduğunu, buna karşın bağımsız seçmenlerde bu oranın yüzde 45'e düştüğünü gösteriyor. Ateşkesin sürdürülebilirliği, Trump'ın 2028 seçimleri öncesi elini güçlendirecek en önemli faktörlerden biri olarak görülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran ateşkesi yalnızca ABD iç siyasetini değil, tüm Ortadoğu dengelerini etkiledi. Ateşkesin sağlandığı dönemlerde petrol fiyatları varil başına ortalama 12 dolar gerilerken, çöküş dönemlerinde 15-20 dolar arttı. Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkeleri, ateşkesin devamını açıkça desteklerken; İsrail, İran'ın nükleer programına yönelik endişelerini her fırsatta dile getirdi. Rusya ve Çin ise ateşkesi Orta Doğu'da ABD nüfuzunun sınırlandığı bir fırsat olarak değerlendirdi. Trump yönetiminin İran dosyası, küresel ölçekte bir güç mücadelesine dönüşmüş durumda ve ABD başkanının onay oranlarındaki bu iniş çıkışlar, uluslararası aktörler tarafından bir zayıflık göstergesi olarak okunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran ateşkesindeki istikrarsızlık, Türkiye için fırsatlar kadar riskler de barındırıyor. Ateşkesin çökmesi, Suriye ve Irak'ta İran destekli grupların hareketlenmesine yol açarak Türkiye'nin güvenliğini tehdit ediyor. Diğer yandan, ateşkesin devamı Türkiye'nin enerji maliyetlerini düşürebilir ve İran ile ticari ilişkilerin normalleşmesine katkı sağlayabilir. Ancak Trump'ın onay oranlarındaki düşüş, ABD'nin bölgeden çekilme ihtimalini güçlendirerek Türkiye'yi daha proaktif bir politika izlemeye zorlayabilir. Bu nedenle Ankara, Washington-Tahran hattındaki dalgalanmaları yakından takip etmek ve olası senaryolara hazırlıklı olmak durumunda.