Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile yürüttüğü anlaşma müzakereleri, kendi partisinden gelen sert tepkilerle karşılaştı. Cumhuriyetçi Senatör Bill Cassidy, anlaşmayı 'on yılların en büyük dış politika hatası' olarak nitelendirirken, 'Reagan mezarında ters dönüyordur' ifadelerini kullandı. Cassidy'nin bu çıkışı, parti içinde anlaşmaya yönelik derin bölünmeleri su yüzüne çıkardı. Anlaşma, Trump'ın başkanlık döneminde İran'ın nükleer programını sınırlamak amacıyla başlatılan görüşmelerin bir sonucu olarak ortaya çıktı. Ancak bazı Cumhuriyetçi senatörler, anlaşmanın İran'a çok fazla taviz verdiğini ve ABD'nin ulusal güvenliğini tehlikeye attığını savunuyor. Anlaşmaya karşı çıkanlar, Tahran yönetiminin bölgedeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerini ve füze programını sınırlamada yetersiz kaldığını iddia ediyor.
Gelişmenin arka planı: Parti içi çatlak büyüyor
Trump'ın İran politikası, başkanlığı boyunca hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlar arasında tartışma konusu oldu. Trump, 2018'de Obama döneminde imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'ndan (JCPOA) çekilmiş ve İran'a yönelik yaptırımları artırmıştı. Ancak son dönemde, 2024 başkanlık seçimlerine hazırlanan Trump'ın İran ile yeni bir anlaşma arayışına girmesi, parti tabanında rahatsızlık yarattı. Cassidy, anlaşmanın detaylarına ilişkin olarak, 'İran'ın bölgesel yayılmacılığına ve teröre verdiği desteğe göz yumuluyor' dedi. Anlaşma metninin henüz kamuoyuyla tam olarak paylaşılmamasına rağmen, Cumhuriyetçi kanattan gelen eleştiriler, partideki muhafazakar kanadın Trump'a karşı artan hoşnutsuzluğunu ortaya koyuyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Ortadoğu dengeleri sarsılıyor
İran anlaşması, yalnızca ABD iç siyasetinde değil, aynı zamanda Ortadoğu bölgesel dengelerinde de önemli yansımalara sahip. Anlaşmanın, İran'ın nükleer programını sınırlaması beklenirken, Suudi Arabistan ve İsrail gibi bölgesel güçler, ABD'nin İran'a karşı daha yumuşak bir tutum izlemesinden endişe duyuyor. Suudi Arabistan, anlaşmanın İran'ın vekil güçler aracılığıyla Yemen, Suriye ve Lübnan'daki faaliyetlerini engellemede yetersiz kalacağını savunuyor. İsrail ise anlaşmayı, İran'ın nükleer silah elde etmesine zemin hazırlayacak bir adım olarak görüyor. Öte yandan, Avrupalı müttefikler, anlaşmanın diplomasi yoluyla bir çözüm sağlayabileceğini umuyor ancak ABD içindeki siyasi krizin anlaşmanın uygulanmasını zorlaştırabileceğinden endişe ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la komşu olması ve enerji ticaretinde önemli bir ortak olması nedeniyle bu anlaşmayı yakından takip ediyor. Anlaşmanın başarısız olması, İran'ın nükleer programını hızlandırmasına ve bölgede daha agresif bir politika izlemesine yol açabilir. Bu durum, Türkiye'nin güney sınırlarında güvenlik risklerini artırabilir. Ayrıca, ABD yaptırımlarının devam etmesi Türkiye-İran ticaretini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, bölgesel istikrar için İran'la diyaloğu sürdürse de, ABD içindeki bu siyasi çalkantı, Ankara'nın dış politikada esnek manevra alanını daraltabilir.