GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Dış Politika

Trump'ın İran'a 14 maddelik nükleer barış anlaşması tam metin

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Trump'ın İran'a 14 maddelik nükleer barış anlaşması tam metin
🇬🇧
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: İngiliz Liberal Medya
🇬🇧 İngiliz Liberal Medya
Çeviri Kaynağı
Co — Bu haber, Co'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer programına ilişkin 14 maddelik bir barış anlaşmasının imzalandığını duyurdu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, anlaşmanın İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlandırmayı, uluslararası denetimlere izin vermeyi ve ekonomik yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını öngördüğü belirtildi. Trump, yaptığı konuşmada, anlaşmanın 60 günlük bir deneme süresi içerdiğini ve bu süre zarfında müzakerelerin ilerlememesi halinde ABD'nin İran'a yönelik bombardımanı yeniden başlatacağını vurguladı. Bu açıklama, uluslararası toplumda hem umut hem de endişe yarattı.

Anlaşmanın arka planı ve kritik maddeleri

2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak bilinen nükleer anlaşma, Trump'ın ilk başkanlık döneminde 2018'de tek taraflı olarak feshedilmişti. O tarihten bu yana İran, uranyum zenginleştirme seviyesini artırarak anlaşmanın sınırlarını aştı ve uluslararası atom enerjisi kurumu denetçilerinin bazı tesislere erişimini kısıtladı. Yeni anlaşma, İran'ın yüzde 60'a kadar zenginleştirilmiş uranyum stoklarını düşürmesini, Fordow ve Natanz tesislerinde kapsamlı denetime izin vermesini ve balistik füze programına ilişkin kısıtlamaları kabul etmesini şart koşuyor. Buna karşılık ABD, İran Merkez Bankası ve petrol ihracatı üzerindeki yaptırımları kaldırmayı taahhüt ediyor. Trump, anlaşmanın 60 günlük takvimine dikkat çekerek, "İran nükleer silah elde etmeye niyetliyse, seçeneklerimiz masada. Ancak müzakerelere gerçekten niyetlilerse, bu anlaşma bölgeyi istikrara kavuşturabilir" ifadelerini kullandı.

Anlaşmanın en tartışmalı maddelerinden biri, İran'ın balistik füze programına getirilen sınırlamalar. İran daha önce füze programının savunma amaçlı olduğunu ve müzakere edilemeyeceğini belirtmişti. Ancak Trump yönetimi, özellikle Yemen'deki Husilere sağlanan füze teknolojisi nedeniyle bu konuda ısrarcı oldu. Anlaşma metninde ayrıca, İran'ın bölgesel vekil güçlerine verdiği desteğin azaltılması, Irak, Suriye ve Lübnan'daki faaliyetlerin sınırlandırılması da yer alıyor. Bu maddeler, İran'ın nükleer programı kadar jeopolitik nüfuzunu da hedef alıyor.

Bölgesel ve küresel boyut

ABD-İran arasındaki bu yeni anlaşma, Orta Doğu'daki güç dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölgesel aktörler, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasını engelleyecek her türlü anlaşmayı desteklediklerini açıklarken, İsrail anlaşmaya temkinli yaklaşıyor. Netanyahu hükümeti, 2015 anlaşmasının İran'ı durdurmadığını savunarak, yeni metnin denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini talep ediyor. Rusya ve Çin ise ABD'nin anlaşma sürecine yeniden dahil olmasını memnuniyetle karşılamakla birlikte, yaptırımların kaldırılmasının hızlandırılmasını istiyor.

Trump'ın 60 günlük süre tehdidi, aslında klasik 'iyi polis/kötü polis' taktiğini yansıtıyor. Uzmanlar, bu tür bir zaman baskısının müzakerelerde aceleci kararlara yol açabileceğini belirtiyor. Öte yandan, İran'ın iç siyaseti de anlaşmanın kaderinde belirleyici olacak. Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin ılımlı kanadı anlaşmayı desteklerken, muhafazakarlar ve Devrim Muhafızları ağır şartları geri adım olarak değerlendiriyor. İran ekonomisinin yaptırımlar altında ciddi darboğaz yaşadığı düşünülürse, rejimin anlaşma masasına oturma motivasyonu yüksek. Ancak 2025'te yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde muhafazakar kesimin anlaşmayı baltalama ihtimali de bulunuyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

ABD-İran arasındaki nükleer anlaşma, Türkiye'nin güneydoğu sınırındaki istikrarı doğrudan etkileyecek bir gelişme. Anlaşmanın sağlanması halinde İran'a uygulanan yaptırımların kalkması, Türkiye'nin enerji ithalatında önemli bir maliyet avantajı yaratabilir; çünkü Türkiye doğalgaz ve petrol ihtiyacının önemli bir kısmını İran'dan karşılıyor. Ayrıca İran'la ticaret hacmi artabilir ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler canlanabilir. Güvenlik boyutunda ise anlaşmanın başarısız olması ve ABD'nin bombardımana dönmesi, Suriye ve Irak'taki İran destekli grupların hareketlenmesine yol açarak Türkiye'nin sınır ötesi operasyonlarını zorlaştırabilir. Dolayısıyla Ankara, anlaşma sürecini yakından takip ediyor ve hem diplomatik hem de ekonomik çıkarlarını korumaya çalışıyor.

Etiketler:
abdirannukleer-anlasmatrumportadoguyaptirimdiplomasi

İlgili Haberler

AB, resmi nükleer anlaşmaya kadar İran yaptırımlarını kaldırmayacak
Dış Politika

AB, resmi nükleer anlaşmaya kadar İran yaptırımlarını kaldırmayacak

21 dk önce

Kolombiya'da Barışa Yeni Adım: 100 Silahlı Grup Üyesi Teslim Oldu
Dış Politika

Kolombiya'da Barışa Yeni Adım: 100 Silahlı Grup Üyesi Teslim Oldu

36 dk önce

Trump İran anlaşmasını 'kayıtsız şartsız teslimiyet' olarak niteledi
Dış Politika

Trump İran anlaşmasını 'kayıtsız şartsız teslimiyet' olarak niteledi

37 dk önce

JD Vance İran anlaşmasını savundu: Deniz ablukası kalktı
Dış Politika

JD Vance İran anlaşmasını savundu: Deniz ablukası kalktı

48 dk önce