ABD'de Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminin başında İç Gelir Servisi'nin (IRS) vergi denetim faaliyetlerine ilişkin yeni bir rapor yayımlandı. Cuma günü açıklanan verilere göre, Trump yönetiminde IRS'in denetim önceliklerinde önemli bir değişiklik yaşandığı ve özellikle düşük gelirli vergi mükelleflerinin daha az denetim riskiyle karşı karşıya olduğu belirlendi. Raporda, 2025 mali yılına ait ilk üç aylık veriler incelenirken, önceki yıllara kıyasla dar gelirli hanelere yönelik denetimlerin azaldığı, buna karşın yüksek gelirli birey ve şirketlerin hâlâ sıkı bir şekilde izlendiği vurgulanıyor.
Raporun arka planı ve öne çıkan veriler
Rapor, Bağımsız Vergi Mahkemesi'nin bir kolu olan Vergi Yönetimi İzleme Kurulu tarafından hazırlandı. Kurul, IRS'in vergi yasalarını uygulama biçimini ve denetim stratejilerini periyodik olarak değerlendiriyor. Son raporda, 2025 yılının ilk çeyreğinde IRS'in toplam denetim sayısının bir önceki yılın aynı dönemine göre %12 oranında azaldığı belirtiliyor. Ancak bu düşüşün homojen olmadığı, en büyük azalmanın yıllık geliri 50 bin doların altında olan hanelerde görüldüğü ifade ediliyor.
Öte yandan, yıllık geliri 1 milyon doların üzerindeki kişilerde denetim oranının sabit kaldığı, hatta bazı sektörlerde arttığı kaydediliyor. Uzmanlar, bu durumun Trump yönetiminin vergi politikalarındaki “küçük vergi mükelleflerini koruma” söylemiyle uyumlu olduğunu ancak bunun bütçe açığı ve vergi adaleti açısından sorgulanması gerektiğini belirtiyorlar.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD vergi sistemi ve uluslararası yansımaları
ABD vergi sistemindeki bu değişim, küresel ekonomi açısından da önemli sinyaller veriyor. Trump yönetiminin vergi indirimleri ve kurumsal vergi oranlarını düşürme politikaları, diğer ülkelerde de benzer uygulamaları tetikleyebilecek bir “vergi rekabeti” yaratabilir. Özellikle OECD ülkeleri, ABD'nin bu hamlesinin ardından küresel asgari kurumlar vergisi uygulamasının zayıflayabileceğinden endişe ediyor.
Raporda ayrıca, IRS'in dijital varlık denetimlerinde de bir artış olduğu, kripto para işlemlerine yönelik denetimlerin 2024'e göre %25 arttığı vurgulanıyor. Bu durum, uluslararası vergi kaçakçılığıyla mücadelede ABD'nin daha agresif bir tutum benimsediğini gösteriyor. Trump yönetiminin bu politikası, Avrupa Birliği ve diğer büyük ekonomilerle potansiyel bir iş birliğini de beraberinde getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki vergi politikalarındaki bu değişim, Türkiye için dolaylı ancak önemli etkiler yaratabilir. Trump yönetiminin düşük gelirli kesimlere yönelik daha esnek denetim politikası, uluslararası yatırımcıların ABD'ye ilgisini artırabilir ve bu da gelişmekte olan piyasalardan, Türkiye de dahil, sermaye çıkışına yol açabilir. Ayrıca, küresel vergi rekabetinin kızışması, Türkiye'nin yabancı yatırım çekme çabalarını zorlaştırabilir. Türkiye'nin, ABD'nin politikalarına karşı kendi vergi avantajlarını ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmesi, olası olumsuz etkileri sınırlandırmak için kritik önem taşıyor.