Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner, Washington'da Demokrat Parti'nin Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries ile bir araya geldi. Bu görüşme, Cumhuriyetçilerin 2026 ara seçimlerinde Temsilciler Meclisi çoğunluğunu kaybedecekleri yönündeki endişelerin ve Trump'ın popülaritesindeki düşüşün en somut göstergesi olarak değerlendiriliyor. Siyasi analistler, Kushner'ın Jeffries ile diyaloğunu, Trump'ın gelecekteki siyasi manevraları için Demokratlarla iş birliği zeminini hazırlama girişimi olarak yorumluyor.
Görüşmenin Perde Arkası ve Siyasi Mesaj
Kushner ve Jeffries arasındaki görüşme, kulislere yansıyan bilgilere göre geçtiğimiz hafta Washington'da gerçekleşti. Görüşmenin içeriği hakkında resmi bir açıklama yapılmazken, kaynaklar iki ismin Orta Doğu politikaları, göç ve ekonomik konularda görüş alışverişinde bulunduğunu aktardı. Özellikle Orta Doğu'da yaşanan son gelişmeler ve Trump'ın bu bölgeye yönelik politikalarında Kushner'ın etkin bir rol oynaması, görüşmenin bu konulara odaklanmış olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Cumhuriyetçi Parti içindeki kaynaklar, Kushner'ın Jeffries ile görüşmesinin, Trump'ın özellikle İsrail-Filistin meselesinde Demokratlarla iş birliği yapabileceğine dair bir sinyal olarak algılandığını belirtiyor. Kushner'ın, Trump'ın görev süresi boyunca İbrahim Anlaşmaları'nın mimarı olarak öne çıktığı biliniyor. Bu görüşme, Trump'ın yeniden başkanlık adaylığı için kamuoyunda sıklıkla dile getirdiği 'Orta Doğu'da barış' söylemiyle de örtüşüyor.
Kamuoyu Yoklamaları ve Cumhuriyetçilerin Endişesi
Kushner-Jeffries görüşmesinin zamanlaması, Trump'ın onay puanlarının düştüğü bir döneme denk geliyor. Son kamuoyu yoklamaları, Trump'ın popülaritesinin özellikle bağımsız seçmenler arasında hızla eridiğini gösteriyor. Örneğin, Quinnipiac Üniversitesi'nin geçen hafta yayımladığı ankete göre, Trump'ın çalışma performansı onay oranı yüzde 38'e geriledi. Bu düşüş, Cumhuriyetçilerin 2026 ara seçimlerinde Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu koruma şanslarını zayıflatıyor. Parti içindeki bazı isimler, Trump'ın radikal çıkışlarının ve yargısal süreçlerinin seçmenleri yorduğunu, bu nedenle ılımlı isimlerle diyalog kurulması gerektiğini savunuyor.
Kushner'ın Jeffries ile görüşmesi, bu bağlamda Cumhuriyetçilerin 'Trump'sız bir gelecek' arayışının da bir parçası olarak okunuyor. Özellikle Trump'ın 2024 seçimlerindeki yenilgisinin ardından, partinin önümüzdeki dönemde daha kapsayıcı bir söylem benimsemesi gerektiğini düşünenlerin sayısı artıyor. Kushner'ın bu görüşmesi, Trump'ın damadı olarak partideki etkisini korumakla birlikte, Demokratlarla iletişim kanallarını açık tutmayı amaçlayan bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası Boyut: İsrail İçin Yeni Bir Dönem mi?
Kushner'ın Jeffries ile görüşmesi, sadece ABD iç politikası açısından değil, uluslararası ilişkiler açısından da önemli. Özellikle İsrail'in Gazze'deki operasyonları ve bölgedeki istikrarsızlık, ABD Kongresi'nde yoğun tartışmalara neden oluyor. Demokratların bir kısmı İsrail'e yönelik koşulsuz destek politikasını eleştirirken, Jeffries'in ılımlı bir isim olarak bu konuda köprü görevi üstlenebileceği düşünülüyor. Kushner'ın Jeffries ile görüşmesi, İsrail hükümetinin, Demokrat yönetimlerle ilişkilerini güçlendirme arayışında olduğu şeklinde de yorumlanabilir. Bu durum, ABD-İsrail ilişkilerinin, iktidar değişimlerinden bağımsız olarak devam edeceğine işaret ediyor.
Öte yandan, Kushner'ın bu girişimi, Trump'ın 2028 seçimleri için yeniden aday olma ihtimaline karşı pozisyon almakla da ilişkilendiriliyor. Kushner, Trump ailesinin siyasi geleceğini korumak ve olası bir Demokrat başkanla çalışabilmek için şimdiden kapılar aralamaya çalışıyor olabilir. Bu hamle, Trump sonrası dönem için bir sigorta poliçesi niteliği taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu görüşme, Türkiye-ABD ilişkileri açısından dolaylı da olsa önemli mesajlar içeriyor. Kushner'ın Jeffries ile teması, ABD'de 2026 seçimlerinin ardından Temsilciler Meclisi'nin Demokratların eline geçmesi durumunda, dış politika önceliklerinin değişebileceğine işaret ediyor. Demokratların, Cumhuriyetçilere kıyasla Türkiye'ye yönelik daha eleştirel bir tutum sergilediği biliniyor. Özellikle S-400 meselesi ve Yunanistan ile ilişkiler gibi başlıklarda Demokratların daha sert davranması beklenebilir. Bununla birlikte, Jeffries'in ılımlı kanatta yer alması, Türkiye ile diyalog kurulabileceği umudunu da beraberinde getiriyor. Türkiye'nin, ABD'deki parti fark etmeksizin kurumsal ilişkilerin devamı için her iki tarafla da sağlam iletişim kanalları kurması büyük önem taşıyor.