ABD Başkanı Donald Trump, federal idam cezalarının infazını hızlandırma çabası kapsamında Pentagon'a on yıllardır kullanılmayan bir infaz yöntemini — kurşuna dizmeyi — yeniden canlandırma yetkisi verdi. The Independent gazetesinden Alex Woodward'ın haberine göre, bu adım Trump'ın idam cezasına yönelik geniş çaplı seferberliğinin son halkası olarak dikkat çekiyor. Beyaz Saray'ın yönlendirmesiyle Savunma Bakanlığı, askeri infaz yöntemlerini gözden geçirerek kurşuna dizme prosedürlerini hazırlamaya başladı. Bu gelişme, ABD'de yıllardır tartışılan idam cezası uygulamalarını yeniden alevlendirdi.
İdam seferberliğinin arka planı
Trump, göreve geldiği ilk günden bu yana idam cezasını destekleyen açıklamalar yapmış ve federal infazları hızlandıracağını vaat etmişti. Adalet Bakanlığı'na verdiği talimatlarla, federal ölüm hücresindeki mahkumların infaz süreçlerini sıkıştıran düzenlemeler yapıldı. Özellikle 2020 yılında federal düzeyde idamların yeniden başlamasıyla birlikte, 13 mahkum infaz edilmişti. Trump, ikinci döneminde bu sayıyı daha da artırmayı hedefliyor.
Ancak yasal ve lojistik engeller bulunuyor. Federal idamlar genellikle enjeksiyon yöntemiyle yapılıyor; fakat bu ilaçların tedariki, ilaç şirketlerinin etik kaygılarla satışı durdurması nedeniyle giderek zorlaşıyor. Bu nedenle yönetim alternatif yöntemlere yönelmiş durumda. Kurşuna dizme, ABD'de son olarak 2010 yılında Utah'ta bir mahkum için kullanılmıştı. Federal düzeyde ise 2001'den bu yana hiç uygulanmadı. Pentagon'un devreye girmesi, askeri personelin infaz ekiplerinde görevlendirilmesi anlamına geliyor ki bu da ciddi hukuki ve etik tartışmaları beraberinde getiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'de idam cezası, eyaletler arasında büyük farklılıklar gösteriyor. 23 eyalet idam cezasını kaldırmış durumda. Federal düzeyde ise Trump'ın politikaları, insan hakları örgütlerinin sert eleştirilerine yol açıyor. Uluslararası Af Örgütü ve diğer kuruluşlar, kurşuna dizme gibi yöntemlerin "zalimane ve insanlık dışı" olduğunu belirtiyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, ABD'yi idam cezasını tamamen kaldırmaya çağırıyor. Ancak Trump yönetimi, "suçla mücadelede caydırıcılık" argümanını öne çıkararak bu eleştirileri reddediyor.
Kurşuna dizme yöntemi, dünya genelinde az sayıda ülkede uygulanıyor. Çin, İran, Suudi Arabistan gibi ülkelerde halen kullanılabiliyor. ABD'nin böyle bir yöntemi yeniden gündeme getirmesi, uluslararası alanda itibarını zedeleyebilir. NATO müttefikleri ve insan hakları savunucuları, Washington'un bu adımını yakından izliyor. Ayrıca, askeri personelin infazlarda görevlendirilmesi, ordunun siyasi amaçlarla kullanılması tartışmasını da beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, idam cezasını 2004 yılında AB uyum süreci kapsamında kaldırmıştı. Ancak son yıllarda kamuoyunda idam cezasının yeniden getirilmesi tartışılıyor. ABD'nin idam cezasını yaygınlaştırma çabası, Türkiye'deki bu tartışmalara dolaylı da olsa etki edebilir. Öte yandan, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde insan hakları ve demokrasi kriterleri önemli bir yer tutuyor. ABD'nin kurşuna dizme gibi yöntemlere başvurması, Batı'nın evrensel insan hakları söylemini zayıflatabilir ve Türkiye gibi ülkelerin elini rahatlatabilir. Ancak doğrudan bir yansıma beklenmemeli; zira Türkiye'nin idam cezası konusundaki pozisyonu AB müktesebatıyla şekilleniyor.