ABD Başkanı Donald Trump'ın, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (ICC) İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında çıkardığı tutuklama emrine misilleme olarak mahkemeye yönelik geniş kapsamlı yaptırımlar uygulamaya hazırlandığı öne sürüldü. Middle East Eye'ın haberine göre, yaptırımların kısa süre içinde yürürlüğe girmesi bekleniyor. Bu adım, Washington ile Lahey arasındaki gerilimi yeni bir boyuta taşıyacak.
Yaptırımların Arka Planı
ICC, 2024 yılında Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze'de işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle tutuklama emri çıkarmıştı. Mahkeme ayrıca Hamas liderleri hakkında da emir çıkarmıştı. ABD, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediğini belirterek mahkemenin bu adımını eleştirmişti. Trump yönetimi, ICC'nin ABD ve İsrail vatandaşları üzerinde yargı yetkisi olmadığını savunuyor.
Habere göre, hazırlanan yaptırım paketi ICC yetkililerine, mahkemeye destek veren ülkelere ve kurumlara yönelik olabilir. Yaptırımlar arasında varlık dondurma, seyahat yasakları ve ABD finansal sistemine erişimin kısıtlanması gibi önlemler yer alabilir. Trump daha önce ICC'yi "siyasi bir mahkeme" olarak nitelendirmiş ve mahkemeye karşı sert bir tutum izleyeceğini sinyallemişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin ICC'ye yaptırım uygulaması, uluslararası hukuk düzenine yönelik ciddi bir meydan okuma olarak değerlendiriliyor. ICC, 124 üye ülke tarafından desteklenen ve savaş suçları, soykırım ve insanlığa karşı suçları yargılayan kalıcı bir mahkeme. ABD yaptırımları, mahkemenin işleyişini zorlaştırabilir ve diğer ülkelerin ICC ile işbirliğini caydırabilir.
Avrupa Birliği ve birçok ülke, ICC'nin bağımsızlığını desteklediğini açıklamış durumda. Ancak ABD'nin yaptırım hamlesi, transatlantik ilişkilerde yeni bir çatlak yaratabilir. İsrail ise kararı memnuniyetle karşılayabilir; zira Netanyahu hükümeti, ICC'nin tutuklama emrini gayrimeşru olarak nitelendiriyor. Öte yandan, Filistin yönetimi ve insan hakları örgütleri, yaptırımların uluslararası adaleti zayıflatacağı uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ICC'ye taraf olmamakla birlikte, Filistin'e verdiği destek ve Gazze'deki insani kriz karşısındaki tutumuyla Netanyahu hükümetine karşı eleştirel bir çizgide. ABD'nin ICC'ye yaptırım uygulaması, Türkiye'nin uluslararası hukuka dayalı çözüm arayışlarını ve Adalet Divanı süreçlerini dolaylı olarak etkileyebilir. Yaptırımlar, ICC'nin Filistin soruşturmalarını yavaşlatırsa, Türkiye'nin İsrail'e karşı uluslararası platformlardaki baskı stratejisi zayıflayabilir. Ankara, yaptırımları yakından takip ederek, Batı ile ilişkilerinde denge politikası izlemeye devam edecektir.