ABD Başkanı Donald Trump, İran ile nükleer anlaşmaya varıldığını duyurduğunda, anlaşmayı onaylayan yarım düzine ülkeyi sıraladı. Körfez ülkelerinin neredeyse tamamı listedeydi ancak bir istisna vardı: eski arabulucu Umman. Bu dışlanma, sakin sultanlığın Washington yönetiminde neden hedef haline geldiğini sorgulatıyor. Umman, İran ile Hürmüz Boğazı'nı paylaşan stratejik bir konumda ve uzun yıllardır bölgesel anlaşmazlıklarda tarafsız arabulucu rolü üstleniyor. Trump yönetiminin bu tutumu, Umman'ın dış politikasının 'ikiyüzlü' olarak nitelendirilmesine yol açtı.
Umman'ın Tarafsızlık Politikasının Kökenleri
Umman, Körfez bölgesinde bağımsız ve tarafsız bir dış politika izlemesiyle tanınır. Sultan Kâbus bin Said döneminde şekillenen bu anlayış, ülkenin hem İran hem de Suudi Arabistan ile dengeli ilişkiler kurmasını sağladı. Umman, Yemen iç savaşında da arabuluculuk yaparak bölgesel krizlerde kendine özgü bir konum edindi. Ancak Trump yönetimi, İran anlaşması sürecinde Umman'ın arabuluculuk rolünü yeterli bulmadı ve anlaşmayı onaylayan ülkeler listesine dahil etmedi. Bu, Umman'ın Washington nezdindeki itibarını zedeledi.
Trump Yönetiminin Umman'a Bakışı
Trump, İran konusunda sert bir tutum sergilerken, Umman'ın İran'la olan sınır komşuluğu ve tarihsel bağları rahatsızlık yaratıyor. Umman, İran'a yönelik yaptırımlara tam olarak katılmamakla eleştiriliyor. ABD'li yetkililere göre Umman, İran'ın bölgedeki faaliyetlerine göz yummakla suçlanıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın güvenliği konusunda Umman'ın tutumu, ABD için kritik öneme sahip. Umman ise bu suçlamaları reddederek, egemen bir devlet olarak kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini vurguluyor.
Bölgesel ve Uluslararası Yansımalar
Umman'ın dışlanması, Körfez İşbirliği Konseyi içinde de tartışmalara yol açtı. Suudi Arabistan ve BAE, Umman'ı İran'a yakın durmakla eleştirirken, Katar ve Kuveyt ise Umman'ın arabuluculuk rolünü destekliyor. ABD'nin Umman'a yönelik baskısı, bölgedeki güç dengelerini etkileyebilir. Umman, Çin ve Hindistan gibi büyük güçlerle de ilişkilerini geliştirerek alternatif diplomatik kanallar arıyor. Bu durum, Washington'un bölgedeki nüfuzunu zayıflatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Umman ile tarihsel olarak iyi ilişkilere sahiptir ve Umman'ın arabuluculuk rolünü takdir etmektedir. Trump yönetiminin Umman'a yönelik baskısı, Türkiye'nin bölgedeki dengeli politikası için bir uyarı niteliği taşıyabilir. Türkiye, İran ve Körfez ülkeleri arasında denge kurmaya çalışırken, Umman'ın tarafsız pozisyonunun zayıflaması Ankara'nın diplomatik manevra alanını daraltabilir. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği Türkiye'nin enerji ithalatı açısından kritik olduğundan, bu gelişmeler Ankara tarafından yakından izlenmelidir.