ABD Başkanı Donald Trump, Yemen'deki Husi isyancılarının saldırılarını yoğunlaştırması üzerine yaptığı açıklamada, "Çok kötü davranıyorlar" dedi. Beyaz Saray'da gazetecilere konuşan Trump, Husi saldırılarına ilişkin net bir askeri yanıt vermekten kaçındı ancak grubun "kötü davrandığını" vurguladı. Bu açıklama, Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik son haftalarda artan Husi saldırılarının ardından geldi. Husiler, Gazze'deki savaşla bağlantılı olarak İsrail'e ait veya İsrail'e giden gemileri hedef aldıklarını söylüyor.
Arka plan: Kızıldeniz'de artan gerilim
İran destekli Husi hareketi, Kasım 2023'ten bu yana Kızıldeniz'de uluslararası ticaret gemilerine yönelik onlarca saldırı düzenledi. Grup, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarına yanıt olarak bu eylemleri gerçekleştirdiğini açıklıyor. Saldırılar, küresel deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 12'sinin geçtiği Kızıldeniz rotasında büyük aksamalara yol açtı. Birçok gemi rotasını değiştirerek Ümit Burnu'nu kullanmak zorunda kaldı; bu da nakliye maliyetlerini ve sürelerini artırdı.
ABD ve Birleşik Krallık, Husilerin saldırılarını durdurmak amacıyla ocak ayından bu yana Yemen'deki hedeflere çok sayıda hava saldırısı düzenledi. Ancak bu saldırılar Husilerin yeteneklerini tamamen ortadan kaldırmadı. Son dönemde Husiler, ABD ve İngiliz savaş gemilerini de hedef almaya başladı. Ayrıca grup, İsrail'in liman kenti Eilat'a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını sürdürüyor.
Trump'ın açıklaması, ABD'nin Yemen politikasında bir değişiklik sinyali olarak yorumlanmadı. Beyaz Saray'dan yapılan ek açıklamada, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını koruyacağı ve müttefiklerinin güvenliğini sağlamaya devam edeceği belirtildi. Ancak Trump, Husilerin "çok kötü davrandığını" söylemekle yetindi ve olası bir kara operasyonu veya genişletilmiş askeri harekat konusunda ipucu vermedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Husi saldırıları, sadece bölgesel değil küresel ekonomiyi de etkiliyor. Kızıldeniz'deki istikrarsızlık, Asya ile Avrupa arasındaki ticaret hatlarında ciddi kesintilere neden oluyor. Deniz taşımacılığı şirketleri, sigorta maliyetlerindeki artış ve rota değişiklikleri nedeniyle ek yüklerle karşı karşıya. Bu durum, küresel enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Bölgesel güçler açısından, İran'ın Husilere verdiği destek, Tahran ile Washington arasındaki gerilimi artırıyor. Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkeleri, saldırıların kendi ekonomik çıkarlarını tehdit etmesinden endişe duyuyor. Husiler ise Gazze savaşını kullanarak bölgesel meşruiyetlerini güçlendirmeye çalışıyor. BM Güvenlik Konseyi, saldırıları kınayan kararlar alsa da etkili bir yaptırım mekanizması devreye sokulamadı.
Uzmanlar, Husilerin askeri kapasitesinin tamamen yok edilmesinin zor olduğunu, zira grubun dağlık bölgelerde konuşlandığını ve geniş bir insan gücüne sahip olduğunu belirtiyor. Ayrıca İran'ın desteği sürdükçe Husilerin saldırılarını devam ettireceği öngörülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kızıldeniz'deki Husi saldırıları, Türkiye'nin deniz ticaret güvenliği ve bölgesel istikrar açısından önemli riskler taşıyor. Türk ihracatçıları, Avrupa ve Asya pazarlarına yönelik taşımalarda rota değişiklikleri nedeniyle maliyet artışlarıyla karşılaşıyor. Ayrıca Türkiye, bölgede artan istikrarsızlığın enerji arz güvenliğini tehdit etmesinden endişe duyuyor. Ankara, Husilerle doğrudan bir çatışma içinde olmasa da İran ile Suudi Arabistan arasındaki dengeyi korumaya çalışıyor. Türkiye'nin Kızıldeniz'deki askeri varlığı sınırlı; ancak bölgesel istikrarın korunması için diplomasi kanallarını kullanması bekleniyor.