ABD Başkanı Donald Trump ve Savunma Bakanı Pete Hegseth, Pentagon’un bütçesine rekor düzeyde bir kaynak aktarılması için Cumhuriyetçi milletvekilleri nezdinde yoğun bir lobi kampanyası başlattı. Hegseth, geçtiğimiz hafta Temsilciler Meclisi’ndeki üst düzey Cumhuriyetçilerle en az iki ayrı görüşme yaparak askeri harcamaların artırılması konusunda fikir alışverişinde bulundu. Görüşmelerin odağında, Çin ve Rusya gibi rakipler karşısında ABD’nin askeri üstünlüğünü korumak ve yeni nesil savunma teknolojilerine yatırım yapmak olduğu belirtiliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Trump yönetimi, Savunma Bakanlığı bütçesine yüz milyarlarca dolarlık ek bir fon sağlanmasını hedefliyor. Bu ek kaynağın, özellikle hipersonik silahlar, yapay zeka destekli savunma sistemleri ve deniz kuvvetlerinin modernizasyonu gibi alanlara aktarılması planlanıyor. Hegseth, yaptığı açıklamalarda “Barışın güç yoluyla sağlanacağını” vurgularken, mevcut bütçenin ABD’nin küresel tehditlere karşı yeterli caydırıcılığı sağlamadığını ifade etti. Bu hamleyle birlikte, ABD savunma harcamalarının gayri safi yurtiçi hasılaya oranının yüzde 3,5’in üzerine çıkması bekleniyor.
Cumhuriyetçi Parti içinde ise konuyla ilgili farklı görüşler bulunuyor. Bazı muhafazakar milletvekilleri, federal bütçe açığının artmasından endişe ederken, diğerleri ulusal güvenliğin öncelikli olduğunu savunuyor. Hegseth’in görüşmeleri, özellikle Temsilciler Meclisi Bütçe Komitesi üyeleriyle yapılan yoğun istişarelerle devam ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD’nin savunma bütçesini artırma girişimi, özellikle Çin ve Rusya’nın askeri modernizasyon programlarına karşı bir yanıt olarak değerlendiriliyor. Pentagon, Hint-Pasifik bölgesindeki varlığını güçlendirmeyi ve NATO müttefiklerine yönelik taahhütlerini artırmayı planlıyor. Ayrıca Orta Doğu’da İran’a karşı caydırıcılık kapasitesinin artırılması da bütçe artışının gerekçeleri arasında sayılıyor. Bu hamle, küresel silahlanma yarışını hızlandırabileceği gibi, müttefik ülkelerin de savunma harcamalarını artırmasına yol açabilir. Avrupa ülkeleri, ABD’nin NATO’ya olan bağlılığını sorgulamaya devam ederken, bu ek kaynak ittifak içindeki dayanışmayı pekiştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD savunma bütçesindeki bu artış, Türkiye’nin güvenlik çevresini doğrudan etkileyecek bir gelişmedir. Özellikle Doğu Akdeniz, Suriye ve Irak’ta ABD’nin askeri varlığını ve operasyonel kapasitesini artırması, Türkiye’nin bölgesel çıkarlarıyla zaman zaman çatışma potansiyeli taşımaktadır. NATO müttefiki olarak Türkiye, bu ek kaynağın ittifak içindeki teknolojik uçurumu derinleştirmemesi için dengeli bir dağıtım beklemektedir. Ayrıca, ABD’nin F-35 programından çıkarılması ve S-400 krizi gibi konuların gölgesinde, yeni savunma işbirlikleri için bir fırsat penceresi oluşabilir. Türkiye’nin kendi savunma sanayii hamleleri göz önüne alındığında, ABD’nin bu büyük bütçe artışı, Ankara’nın yerli ve milli üretim hedeflerini daha da önemli kılmaktadır.