ABD Başkanı Donald Trump, nesli tükenmekte olan türlerin korunmasına yönelik düzenlemeleri gevşeten ve özellikle gri kurtları federal koruma statüsünden çıkaran bir başkanlık kararnamesini imzaladı. Karar, çiftlik hayvanlarına yönelik saldırıları azaltmayı hedeflediğini savunan çiftçiler ve hayvancılıkla uğraşan kesimler tarafından memnuniyetle karşılanırken, çevre örgütleri ve vahşi yaşam savunucuları kararın kurt popülasyonlarının toparlanma çabalarını rayından çıkarabileceği uyarısında bulunuyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, kararnamenin "çiftçiler ve kırsal topluluklar üzerindeki gereksiz yükü kaldıracağı" belirtildi.
Kararın Arka Planı ve Hukuki Süreç
Trump'ın imzaladığı kararname, 1973 tarihli Nesli Tükenmekte Olan Türler Yasası (Endangered Species Act - ESA) kapsamında gri kurtlara sağlanan federal korumaları askıya alıyor. Gri kurtlar, 20. yüzyılın başlarında Kuzey Amerika'da neredeyse tamamen yok olmuş, ancak 1990'lı yıllarda Yellowstone ve Idaho'ya yeniden yerleştirilerek popülasyonları kısmen geri kazanılmıştı. 2020 yılında dönemin Trump yönetimi kurtları koruma listesinden çıkarmış, ancak federal mahkeme bu kararı iptal etmişti. Yeni kararname, bu mahkeme kararını bypass edecek şekilde hazırlandı. Kararname, İçişleri Bakanlığı'na bağlı Balık ve Yaban Hayatı Servisi'ne (USFWS) gri kurtları "tehdit altındaki türler" listesinden çıkarma yetkisi veriyor. Ayrıca, eyalet yönetimlerine kurt avı ve kontrolü konusunda daha geniş yetkiler tanınıyor. Çiftçi birlikleri, özellikle Rocky Dağları bölgesinde kurt saldırılarının sığır ve koyun kayıplarına yol açtığını, bunun da milyonlarca dolarlık zarara neden olduğunu belirtiyor. American Farm Bureau Federation, kararı "kırsal Amerika için bir zafer" olarak nitelendirdi.
Öte yandan, Sierra Club, Center for Biological Diversity ve Defenders of Wildlife gibi çevre örgütleri, kararın bilimsel verilere aykırı olduğunu savunuyor. Bu gruplar, gri kurt popülasyonunun hala kırılgan olduğunu ve koruma statüsünün kaldırılmasının türün soyunu tehlikeye atacağını vurguluyor. Çevreciler, karara karşı yasal mücadele başlatacaklarını duyurdu. Bazı eyaletler, örneğin Kaliforniya ve Colorado, kendi koruma yasalarını devreye sokarak federal kararnameyi etkisiz kılmaya çalışabilir. Kararın,ABD'deki çevre politikaları üzerinde uzun vadeli etkileri olması bekleniyor; zira bu tür bir hamle, diğer koruma altındaki türler için de emsal teşkil edebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın kararı, yalnızca ABD iç politikasında değil, küresel biyoçeşitlilik politikaları açısından da yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler Biyoçeşitlilik Sözleşmesi (CBD) ve 2022'de kabul edilen Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi, ülkeleri 2030'a kadar türlerin yok olma riskini azaltmaya ve ekosistemleri korumaya çağırıyor. ABD, bu çerçeveyi imzalamamış olsa da, dünyanın en büyük ekonomisi olarak attığı adımlar diğer ülkeleri etkileyebiliyor. Karar, özellikle Kanada ve Meksika gibi sınır komşularında da endişe yarattı. Kanada'da gri kurtlar hala koruma altında ve ABD'deki statü değişikliği, sınır aşan popülasyonlar üzerinde baskı oluşturabilir. Meksika'da ise nesli kritik tehlike altındaki Meksika kurdu (Canis lupus baileyi) için ABD ile yürütülen ortak koruma programları sekteye uğrayabilir. Avrupa'da da benzer tartışmalar yaşanıyor; Avrupa Birliği, kurt koruma statüsünü gevşetmeyi değerlendiriyor. Bu bağlamda Trump'ın kararı, küresel ölçekte koruma mevzuatının geleceği açısından bir dönüm noktası olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, gri kurt (Canis lupus) popülasyonuna ev sahipliği yapan ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye'de kurtlar, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu ile koruma altında olup avlanmaları yasak. Ancak son yıllarda çiftçiler ve köylülerle kurtlar arasındaki çatışmalar artmış durumda. ABD'deki bu karar, Türkiye'deki koruma politikalarını doğrudan etkilemeyecek olsa da, küresel ölçekte koruma statülerinin gevşetilmesi yönünde bir eğilim yaratabilir. Türkiye, biyoçeşitlilik kaybını önleme taahhütleri çerçevesinde kurt popülasyonlarını izlemeye devam ediyor. Ayrıca ABD'nin iç politika kararları, NATO müttefiki olarak Türkiye'nin çevre diplomasisinde pozisyonunu etkileyebilir; zira Türkiye, uluslararası platformlarda sürdürülebilir kalkınma ve doğa koruma konularında aktif rol alıyor. Karar, kırsal kalkınma ile koruma arasındaki dengeyi yeniden tartışmaya açıyor.