ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü federal hükümetin kapanmasını en az 11 Aralık'a kadar önleyen geçici bütçe yasasını imzaladı. "2027 Sürekli Ödenekler ve Uzatmalar Yasası" olarak adlandırılan düzenleme, federal kurumlara Kasım ayı boyunca fon sağlanmasını garanti altına alıyor. Kongre'nin her iki kanadından geçen yasa, hükümetin kapanma tehlikesini geçici olarak ortadan kaldırdı, ancak kalıcı bütçe anlaşmazlığını çözmedi.
Bütçe Krizi ve Siyasi Arka Plan
ABD'de mali yıl 1 Ekim'de başlıyor. Kongre, 2027 mali yılı için tam bütçeyi zamanında geçiremeyince, hükümetin kapanmasını önlemek amacıyla geçici bir ödenek yasasına ihtiyaç duyuldu. Temsilciler Meclisi ve Senato'da yapılan müzakereler sonucunda varılan uzlaşma, federal hükümetin 11 Aralık'a kadar çalışmalarını sürdürmesini sağlayacak. Trump'ın imzasıyla yürürlüğe giren yasa, yaklaşık iki aylık bir süre için ek ödenek sağlıyor.
Geçici bütçe yasaları, ABD siyasetinde sık başvurulan bir yöntem olsa da, genellikle köklü bütçe sorunlarını çözmek yerine sadece zaman kazandırıyor. Nitekim bu yasa da federal harcamaların seviyesi, borçlanma limiti ve öncelikli programlar konusundaki anlaşmazlıkları ertelemiş durumda. Kongre'nin 11 Aralık'a kadar ya yeni bir geçici bütçe ya da kapsamlı bir 2027 mali yılı bütçesi üzerinde anlaşması gerekiyor. Aksi halde hükümet yeniden kapanma riskiyle karşı karşıya kalacak.
Trump yönetimi, yasayı imzalarken Kongre'ye teşekkür etti ve federal hizmetlerin aksamaması için gösterilen çabayı takdir etti. Ancak Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, kalıcı bir bütçe anlaşması için Kongre'nin daha fazla çaba göstermesi gerektiği vurgulandı. Demokratlar ise geçici bütçenin sadece bir yama olduğunu, asıl sorunun Trump'ın bütçe önceliklerinden kaynaklandığını savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki bütçe süreci, dünya ekonomisi ve küresel piyasalar açısından da yakından takip ediliyor. Hükümetin kapanması, federal kurumların faaliyetlerini durdurması, ekonomik veri akışının kesilmesi ve devlet çalışanlarına maaş ödenememesi gibi sonuçlar doğuruyor. Bu tür bir kriz, ABD'nin kredi notu ve dolar üzerindeki güveni sarsabileceği gibi, küresel ticaret ve yatırım kararlarını da olumsuz etkileyebiliyor. 2018-2019 yıllarında yaşanan 35 günlük kapanma, ABD ekonomisine yaklaşık 11 milyar dolar kaybettirmişti. Benzer bir senaryonun tekrarlanması, özellikle Kovid-19 sonrası toparlanma sürecindeki dünya ekonomisi için risk oluşturuyor.
Ayrıca, ABD'nin bütçe istikrarsızlığı, uluslararası alanda güvenilirliğini ve liderlik kapasitesini de etkiliyor. NATO, BM ve diğer uluslararası kuruluşlara yapılan katkıların aksaması, müttefikler nezdinde endişe yaratabilir. Özellikle savunma harcamaları ve dış yardımlar, geçici bütçelerle yönetildiğinde uzun vadeli stratejik projeler sekteye uğrayabiliyor. Bu durum, küresel güvenlik mimarisi açısından belirsizlik yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bütçe krizi ve olası hükümet kapanması, Türkiye'yi doğrudan ekonomik ve stratejik olarak etkileyebilir. Türkiye, ABD ile ticaret, savunma sanayii iş birlikleri ve finansal piyasalar üzerinden derin bağlara sahip. Hükümetin kapanması, ABD'nin dış yardımlarını ve savunma projelerini askıya alabilir; bu da Türkiye'nin F-16 modernizasyonu, terörle mücadele iş birliği gibi konularda aksamalara yol açabilir. Ayrıca, küresel piyasalarda doların değer kazanması veya risk iştahının azalması, TL üzerinde baskı oluşturabilir. Türkiye, ABD'deki siyasi istikrarsızlığı yakından izlemeli ve olası olumsuzluklara karşı diplomatik ve ekonomik önlemler almalıdır. ABD'nin bütçe sürecindeki belirsizlik, Türk-Amerikan ilişkilerinde yeni bir bekleyiş dönemi başlatabilir.