Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın ekibi, sağlık alanındaki federal araştırma fonlarının dağıtımını geciktiren yeni bir yapay zeka (AI) tarama süreci başlattı. The Guardian’ın haberine göre, bu sistem özellikle “kültür” (culture) ve “cinsiyet” (gender) gibi kelimeleri arayarak projeleri mercek altına alıyor. Demokrat Parti’den bir senatör, uygulamanın “Amerika’nın araştırma alanındaki üstünlüğünü zayıflattığını” ve “topluluklara siyasi gerekçelerle kaynak ve hizmet sağlanmasını engellediğini” belirtti. Süreç, sağlık fonlarında ideolojik bir tasfiyeye mi yol açıyor? İşte detaylar.
Yapay zeka sağlık fonlarını nasıl tarıyor?
Trump yönetiminin son haftalarında devreye alınan yeni prosedür, Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) ve diğer federal sağlık kurumlarının sağladığı araştırma hibelerini hedef alıyor. Kaynaklara göre, bir yapay zeka yazılımı, başvuru metinlerinde “culture”, “gender”, “diversity”, “equity” gibi terimleri tarıyor ve bu kelimeleri içeren projeler ek incelemeye alınıyor. Bu durum, özellikle halk sağlığı, sosyal belirleyiciler ve toplumsal cinsiyet çalışmaları gibi alanlardaki fonların askıya alınmasına neden oldu. Birçok araştırmacı, başvurularının aylardır sonuçlanmadığını ve projelerinin durma noktasına geldiğini bildiriyor.
Demokrat Senatör Patty Murray, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bu uygulama, bilimsel ilerlemeyi siyasi bir turnusol kağıdına dönüştürüyor. NIH’in tarafsızlığına gölge düşürüyor ve en savunmasız topluluklara ulaşan kritik sağlık hizmetlerini baltalıyor” dedi. Murray, özellikle kırsal bölgelerdeki sağlık eşitsizliklerini araştıran projelerin bu taramadan olumsuz etkilendiğini vurguladı. Beyaz Saray’dan yapılan resmi bir açıklamada ise yeni sistemin “verimlilik sağladığı” ve “mükerrerlikleri önlediği” savunuldu.
Bilim dünyasından tepkiler ve küresel yankılar
Uygulama, ABD akademik çevrelerinde ve uluslararası arenada tepki çekiyor. Harvard Halk Sağlığı Okulu’ndan Prof. Dr. Lisa Berkman, “Yapay zekayı bilimsel içeriği sansürlemek için kullanmak, araştırma etiğine aykırı” ifadelerini kullandı. Bu filtreleme sistemi, özellikle iklim değişikliği ve salgın hastalıklarla mücadele gibi alanlarda çalışan araştırmacılar arasında endişe yaratıyor. ABD’de 2024 seçimleri öncesinde bu tür ideolojik müdahalelerin artması, bilimsel özerkliğin korunması tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Küresel ölçekte, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından finanse edilen bazı ortak projelerin de gecikmeden etkilendiği belirtiliyor.
Uzmanlar, bu tür kelime tabanlı filtreleme sistemlerinin yanlış pozitif sonuçlar üretebileceğini ve değerli araştırma önerilerinin haksız yere reddedilmesine yol açabileceğini söylüyor. Ayrıca, fonların dağıtımında şeffaflığın azalması, bilimsel yayın üretimini ve ABD’nin küresel sağlık liderliğini de tehdit ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin ABD ile olan bilimsel iş birliğini doğrudan etkileyebilir. TÜBİTAK ve üniversitelerimiz, NIH ortak projelerinde özellikle halk sağlığı ve genetik alanında çalışmalar yürütüyor. Yeni tarama sistemi, projelerin gecikmesine ve hatta bazılarının iptaline yol açabilir. Ayrıca, ABD’de sağlık fonlarının ideolojik kriterlerle dağıtılması, küresel sağlık eşitsizliklerini derinleştirebilir. Türkiye, kendi ulusal sağlık araştırma altyapısını güçlendirerek bu tür dış bağımlılıkları azaltmayı değerlendirmelidir. Bölgesel olarak da ABD’nin bilimsel tutumundaki bu değişiklik, Türkiye’nin sağlık diplomasisi alanındaki fırsatlarını artırabilir.