İnsan hakları örgütleri, Donald Trump yönetimi döneminde Amerika Birleşik Devletleri'nden Gana'ya sınır dışı edilen kişiler adına, Batı Afrika bölgesel bloğu olan Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu'na (ECOWAS) resmi bir şikayette bulundu. Salı günü erken saatlerde yayımlanan bir bildiriyle duyurulan bu girişim, sınır dışı işlemlerinin uluslararası insan hakları standartlarını ihlal ettiği iddiasına dayanıyor. Şikayet, özellikle sınır dışı edilen kişilerin yasal süreçlere erişiminin kısıtlandığını ve bazılarının ABD'de uzun yıllar yaşamış olmasına rağmen keyfi şekilde sınır dışı edildiğini öne sürüyor. ECOWAS, üye ülkelerde insan hakları ihlallerini soruşturma yetkisine sahip bir mahkemeye sahip ve bu şikayet, bölgesel bir hukuki sürecin başlamasına yol açabilir.
Arka Plan: Trump Yönetiminin Sınır Dışı Politikaları
Donald Trump'ın başkanlığı döneminde (2017-2021), ABD göç politikalarında sertleşmeye gidilmiş ve özellikle Afrika ülkelerine yönelik sınır dışı işlemleri artmıştı. Trump yönetimi, yasadışı göçle mücadele adı altında, ülkede uzun süre ikamet eden ve hatta aile bağları bulunan kişileri dahi sınır dışı etmişti. Gana, sınır dışı edilen kişilerin önemli bir kısmının gönderildiği ülkelerden biri oldu. İnsan hakları örgütleri, bu süreçte sınır dışı edilenlerin avukata erişiminin engellendiğini, dillerini anlamadıkları hukuki belgeleri imzalamaya zorlandıklarını ve çoğu zaman ailelerinden habersiz şekilde uçağa bindirildiklerini belirtiyor. Şikayette bulunan örgütler arasında Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Gana merkezli sivil toplum kuruluşları yer alıyor. Bu örgütler, sınır dışı işlemlerinin uluslararası hukuka ve ECOWAS'ın insan hakları sözleşmelerine aykırı olduğunu savunuyor.
Gana hükümeti ise, sınır dışı edilen vatandaşlarını kabul etmek zorunda kaldığını ancak bu kişilerin yeniden entegrasyonu için yeterli kaynağa sahip olmadığını ifade ediyor. Birçok sınır dışı edilen kişi, Gana'da hiç yaşamamış ya da çok küçük yaşta ayrılmış olduğu için, ülkede herhangi bir sosyal ağa sahip değil. Bu durum, hem bireysel travmalara hem de Gana'nın sosyal hizmetler üzerinde ek bir yük oluşmasına neden oluyor. Şikayette, ECOWAS'tan bu mağdurlar için tazminat ve rehabilitasyon programları talep ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: ECOWAS'ın Rolü ve Uluslararası Hukuk
ECOWAS, kurulduğu 1975 yılından bu yana üye ülkeler arasında ekonomik entegrasyonu teşvik etmenin yanı sıra insan hakları konusunda da önemli bir rol üstleniyor. ECOWAS Adalet Divanı, bireylerin ve sivil toplum kuruluşlarının, üye devletlerin insan hakları ihlallerine karşı başvuruda bulunabildiği bir mekanizma sunuyor. Bu şikayet, ABD'nin Gana'ya yönelik sınır dışı işlemlerinin, Gana'nın da taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu iddiasına dayanıyor. Özellikle, Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi (ICCPR) ve İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme gibi belgelere atıfta bulunuluyor. ECOWAS Mahkemesi'nin bu davayı kabul etmesi halinde, ABD'nin sınır dışı politikalarının uluslararası hukuk açısından bir emsal teşkil edebileceği değerlendiriliyor.
Bu gelişme, aynı zamanda Afrika ülkeleri ile ABD arasındaki göç politikalarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirebilir. Biden yönetimi, Trump dönemi politikalarının bir kısmını tersine çevirmiş olsa da, sınır dışı işlemleri devam ediyor. Afrika Birliği de, kıta ülkelerinden ABD'ye yönelik sınır dışı işlemlerine dikkat çekerek, bu tür uygulamaların insan onuruna yakışır şekilde yapılması gerektiğini vurguluyor. ECOWAS'ın bu şikayeti değerlendirme süreci, bölgesel insan hakları mekanizmalarının etkinliği açısından da bir test niteliği taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk dış politikası açısından dolaylı ancak önemli bir bağlam sunuyor. Türkiye, özellikle son yıllarda artan sınır dışı uygulamaları ve göçmen hakları konusunda uluslararası eleştirilerle karşı karşıya. ECOWAS'ın ABD'ye yönelik bu girişimi, uluslararası insan hakları hukukunun sınır dışı işlemlerinde ne kadar belirleyici olabileceğini gösteriyor. Türkiye'nin de benzer şekilde, özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve diğer uluslararası platformlarda sığınmacılar ve sınır dışı edilenlerle ilgili davalarla karşılaşması muhtemel. Ayrıca, Türkiye'nin Afrika açılımı politikası kapsamında Gana ve ECOWAS ile gelişen ilişkileri, bu tür insan hakları meselelerinde ortak pozisyon almayı gündeme getirebilir. Küresel ölçekte ise, sınır dışı işlemlerinin uluslararası denetime tabi olması yönündeki eğilim, tüm ülkeleri etkileyen bir norm haline gelebilir.