ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), eski Başkan Donald Trump döneminde ülkede 146 bin refakatsiz göçmen çocuğun bulunduğunu açıkladı. Bu sayı, Trump'ın göçmen karşıtı politikalarına rağmen sınırı geçen çocukların büyük bir kriz yarattığını ortaya koyuyor. Adalet Bakanlığı (DOJ) ise bu çocukların velayetini almak için yalan beyanda bulunduğu iddia edilen 15 bin 500 'süper sponsor' hakkında soruşturma başlattı.
Gelişmenin arka planı
Refakatsiz göçmen çocuklar, genellikle Orta Amerika ülkelerinden (Guatemala, Honduras, El Salvador) ABD'ye ulaşan ve yanlarında ebeveyni bulunmayan küçüklerden oluşuyor. ABD yasalarına göre, bu çocukların bakımı federal hükümete ait. Ancak Trump yönetimi, 2017-2021 yılları arasında bu çocukları ailelerinden ayırarak sığınma başvurularını caydırmaya çalıştı. DHS verileri, Trump döneminde tutuklanan refakatsiz çocuk sayısının bir önceki döneme göre %200 arttığını gösteriyor.
DOJ'nin soruşturduğu 'süper sponsorlar', genellikle birden fazla çocuğun vesayetini üstlenen kişiler. İddialara göre bu kişiler, çocukları iş gücü sömürüsü veya insan ticareti amacıyla kullanmak için sahte belgelerle başvuru yaptı. Soruşturma kapsamında 15 bin 500 vaka incelenirken, bazı sponsorların aynı anda 50'den fazla çocuğu himaye ettiği tespit edildi.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu kriz, ABD'nin göç politikalarının insani boyutunu bir kez daha gündeme taşıdı. Biden yönetimi, Trump'ın 'sıfır tolerans' politikasını kaldırsa da refakatsiz çocuk akını devam ediyor. 2023 yılında sınırı geçen 100 binden fazla çocuk kaydedildi. Meksika ve Orta Amerika ülkeleri, ABD'nin bu sorunu çözmek için bölgesel işbirliğini artırması gerektiğini savunuyor. Ayrıca, sponsorluk sisteminin denetimsizliği, insan kaçakçılarına fırsat tanıyor. Birleşmiş Milletler de ABD'yi çocuk hakları konusunda uluslararası standartlara uymaya çağırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki refakatsiz göçmen çocuk krizi, Türkiye için de önemli dersler barındırıyor. Türkiye, Suriye ve diğer bölgelerden gelen milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yaparken, özellikle refakatsiz çocukların korunması konusunda benzer sorunlarla karşılaşabilir. ABD'deki sponsorluk skandalı, sınır yönetimi ve insan ticaretiyle mücadelede daha sıkı denetim mekanizmaları kurulması gerektiğini gösteriyor. Türkiye, göç politikalarını uluslararası hukuk ve çocuk hakları temelinde şekillendirirken, ABD'nin bu deneyiminden çıkarımlar yapabilir. Ayrıca, düzensiz göçün küresel bir sorun olduğu gerçeği, Türkiye-AB işbirliğinin önemini vurguluyor.