ABD ve İran arasında, Başkan Donald Trump döneminde imzalanan barış anlaşması kapsamında, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti ödeyip ödemeyeceği konusunda taraflar arasında görüş ayrılığı yaşanıyor. ABD'li yetkililer, anlaşmanın gemilere boğazdan ücretsiz geçiş hakkı tanıdığını belirtirken, Tahran yönetimi, İran'ın deniz hizmet ücreti talep etme hakkını koruduğunu açıkladı. Pazartesi günü yapılan açıklamalarda, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, anlaşmanın metninde geçiş ücretine dair bir madde bulunmadığını, bu nedenle İran'ın herhangi bir ücret talep edemeyeceğini savundu. İran Dışişleri Bakanlığı ise, anlaşmanın İran'ın egemenlik haklarını tanıdığını ve boğazda güvenlik önlemleri ile seyrüsefer hizmetleri için ücret alınabileceğini duyurdu.
Anlaşmanın arka planı ve tarafların tutumları
Trump yönetimi tarafından 2020 yılında imzalanan anlaşma, İran'ın nükleer programına ilişkin kapsamlı bir düzenleme getiriyor. ABD, İran'ın anlaşma şartlarını yerine getirmesi durumunda ekonomik yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını öngörüyor. Ancak, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti konusu, anlaşmanın uygulanmasında yeni bir ihtilaf noktası oluşturdu. ABD'li yetkililer, İran'ın anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğini savunurken, Tahran yönetimi, ABD'nin anlaşmaya uymadığını iddia ediyor.
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Hürmüz Boğazı, uluslararası deniz ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biridir. İran olarak, bu boğazda seyir güvenliğini sağlamak ve çevre kirliliğini önlemek için ciddi yatırımlar yapıyoruz. Bu hizmetlerin karşılığında bir ücret talep etmek en doğal hakkımızdır” dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ise, “Anlaşma metninde, İran'ın herhangi bir ücret talep etmesine izin veren bir hüküm bulunmamaktadır. İran bu yönde bir adım atarsa, uluslararası hukuka aykırı hareket etmiş olacak ve mevcut anlaşmayı ihlal edecektir” şeklinde konuştu.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20'sinin geçtiği stratejik bir su yoludur. Bu nedenle, geçiş ücreti konusundaki anlaşmazlık, yalnızca ABD-İran ilişkilerini değil, aynı zamanda küresel enerji piyasalarını da etkileme potansiyeline sahiptir. Uzmanlar, İran'ın ücret talep etmesi durumunda, petrol fiyatlarında artış yaşanabileceğini ve Körfez ülkelerinin tepkisinin çekilebileceğini belirtiyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler, boğazdan geçişlerin engellenmemesi için ABD'ye destek verirken, İran'ın bu girişimi bölgesel gerilimi artırabilir. Ayrıca, anlaşmanın geleceği ve Trump sonrası dönemde ABD'nin politikaları da merak konusu. Biden yönetiminin anlaşmayı yeniden müzakere etme olasılığı, Tahran'ın elini güçlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bir kısmını ithal eden bir ülke olarak, Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş ücreti tartışmalarından doğrudan etkilenebilir. İran'ın ücret talep etmesi, petrol ve doğalgaz fiyatlarını yükseltebilir, bu da Türkiye'nin enerji maliyetlerini artırarak cari açığa olumsuz yansıyabilir. Ayrıca, Türkiye'nin İran ile ilişkileri, bölgesel gerilimlerden etkilenebilir. Ankara, Tahran ile enerji ve ticaret alanlarında iş birliğini sürdürürken, ABD ile de stratejik ortaklık ilişkisi yürütmektedir. Bu nedenle, Türkiye'nin her iki tarafı da dengeleyen bir politika izlemesi beklenir. Boğaz geçiş ücreti konusunda uluslararası hukuk kurallarının işletilmesi, Türkiye'nin de çıkarına olacaktır.