Yeni bir kamuoyu araştırması, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın farklı dini gruplar arasındaki beğeni oranlarının Papa Franciscus ile karşılaştırıldığında önemli ölçüde düşük olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, Trump'ın genel beğeni oranı yüzde 37 iken, Papa'nınki yüzde 71 seviyesinde. Ancak beyaz evanjelik Hristiyanlar arasında Trump'ın desteği yüzde 60'ın üzerinde kalarak tek çoğunluk desteğine sahip olduğu grup olmayı sürdürüyor. Bu durum, Trump'ın siyasi tabanının dini kompozisyonunu ve 2024 başkanlık seçimlerine olası etkilerini yeniden gündeme getiriyor.
Dini Gruplar Arasında Trump Desteğinin Dağılımı
Anket, Trump'ın farklı dini gruplar arasındaki popülaritesinde belirgin farklılıklar olduğunu gösteriyor. Beyaz evanjelikler dışındaki tüm büyük dini gruplarda Trump'ın beğeni oranı yüzde 40'ın altında. Örneğin, Katolikler arasında Trump'ın beğeni oranı yüzde 38 iken, Papa'nınki yüzde 76. Siyah Protestanlar arasında ise Trump yalnızca yüzde 15 beğeni alırken, Papa yüzde 67 ile daha olumlu algılanıyor. Bu veriler, Trump'ın dini çeşitlilik açısından oldukça homojen bir tabana sahip olduğunu teyit ediyor. Aynı zamanda, beyaz evanjeliklerin siyasi sadakatinin diğer gruplara kıyasla ne kadar güçlü olduğunu da ortaya koyuyor.
Uzmanlar, Trump'ın beyaz evanjelikler arasındaki bu güçlü desteğin, onun ülkenin kültür savaşlarında kendini bir muhafazakar Hristiyan savunucusu olarak konumlandırmasından kaynaklandığını belirtiyor. Trump'ın Yüksek Mahkeme'ye muhafazakar yargıçlar ataması, kürtaj karşıtı politikaları ve dini özgürlükleri önceleyen söylemi, bu gruptaki popülaritesini pekiştiren faktörler arasında sayılıyor.
Anketin Zamanlaması ve Siyasi Önemi
Bu anket, Trump'ın 2024 başkanlık seçimleri için yeniden adaylığını koyduğu bir dönemde yayınlanıyor. Cumhuriyetçi Parti ön seçimlerinde favori konumda olan Trump, genel seçimlerde daha geniş bir koalisyon oluşturma ihtiyacıyla karşı karşıya. Anket sonuçları, Trump'ın sadece beyaz evanjeliklere dayanan bir stratejinin sürdürülebilir olmadığını gösteriyor. Özellikle bağımsız seçmenler ve ılımlı Cumhuriyetçiler arasında Trump'ın popülaritesinin düşük olması, genel seçimlerde zorluk yaratabilir.
Papa Franciscus ile karşılaştırma ise dini liderlerin siyasi aktörlere göre daha geniş bir kabul gördüğünü vurguluyor. Papa, özellikle Katolikler arasında yüksek beğeni alırken, Trump'ın aynı gruptaki desteği oldukça sınırlı. Bu durum, dini aidiyet ile siyasi tercih arasındaki karmaşık ilişkiyi bir kez daha gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de dini grupların siyasi tercihleri, Türkiye'nin dış politikasını dolaylı olarak etkileyebilir. Trump'ın yeniden başkan seçilmesi halinde, Türkiye ile ABD ilişkilerinde daha öngörülemez bir dönem beklenebilir. Beyaz evanjeliklerin Türkiye'ye yönelik algıları, özellikle dini özgürlükler ve tarihi Hristiyan mirası konularında hassasiyet taşır. Bu grup, Türkiye'deki Rum Ortodoks Patrikhanesi'nin statüsü veya Ayasofya'nın müze olarak kullanımı gibi konularda Kongre'de baskı oluşturabilir. Ayrıca, Trump'ın İsrail yanlısı politikaları, Türkiye'nin Orta Doğu'daki denge politikasını zorlayabilir. Bu nedenle, anket sonuçları Türk diplomatları için ABD siyasetindeki dini dinamikleri anlamak açısından önemli bir veri sunuyor.