ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, İran'daki savaşı sona erdirmek için yürüttüğü müzakerelerde kilit bir hamle yaptığı ortaya çıktı. Axios'un haberine göre, Washington, Tahran'la doğrudan görüşmelerde tıkanıklık yaşanması üzerine İran Devrim Muhafızları Ordusu'na (IRGC) uzanan gizli bir arka kanal kurdu. Bu kanalın, resmi müzakere masasındaki muhatabın gerçekte kimin adına konuştuğunu doğrulamak için kullanıldığı belirtiliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Mayıs ayının ortalarında, ABD'li müzakereciler İran'la savaşı bitirecek bir anlaşmaya varmaya çalışırken ciddi bir sorunla karşılaştılar: Masanın karşısındaki kişilerin gerçekten İran hükümeti adına mı yoksa Devrim Muhafızları adına mı konuştuğunu anlayamıyorlardı. Bu belirsizlik, ABD'nin müzakere stratejisini zorlaştırıyordu. Bunun üzerine Trump yönetimi, Devrim Muhafızları'nın üst düzey isimleriyle doğrudan temas kurabilecek gizli bir iletişim hattı oluşturdu. Bu arka kanalın, İran'ın nükleer programı, bölgesel askeri faaliyetleri ve savaşın sona erdirilmesi gibi kritik konularda bilgi alışverişini sağladığı ifade ediliyor.
Habere göre bu kanal, doğrudan Trump yönetiminin en üst düzey yetkilileri tarafından yönetiliyor. İsmi açıklanmayan yetkililer, bu gizli diplomasinin, müzakerelerdeki kilitlenmeyi aşmak için son çare olarak devreye sokulduğunu söylüyor. Görüşmelerin İran tarafında Devrim Muhafızları'nın dış istihbarat birimi Kudüs Gücü'nün eski komutanı Kasım Süleymani'nin halefi olan ve hakkında çok az bilgi bulunan İsmail Kaani'nin yakın çevresiyle yürütüldüğü iddia ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, Ortadoğu'daki güç dengelerini yakından ilgilendiriyor. İran'da Devrim Muhafızları, ülkenin en güçlü askeri ve siyasi aktörlerinden biri olarak kabul ediliyor. ABD'nin bu örgütle doğrudan temas kurması, Tahran'daki resmi hükümetin yetkisini zayıflatabileceği gibi, bölgedeki diğer aktörler arasında da yeni dengeler oluşturabilir. Özellikle İsrail ve Suudi Arabistan gibi İran'ın bölgesel rakipleri, bu arka kanalı endişeyle izliyor. ABD'nin İran'la yürüttüğü müzakereler, Körfez ülkeleri ve İsrail'in güvenlik endişeleriyle doğrudan bağlantılı. Bu nedenle, Washington'un Devrim Muhafızları ile kurduğu gizli temasın, bölgesel ittifakları yeniden şekillendirme potansiyeli taşıdığı belirtiliyor.
Uzmanlar, bu arka kanalın varlığının, ABD'nin İran politikasında pragmatik bir dönüşe işaret ettiğini, ancak aynı zamanda riskleri de beraberinde getirdiğini vurguluyor. Devrim Muhafızları'nın ABD tarafından terör örgütü olarak sınıflandırıldığı göz önüne alındığında, bu temasların hukuki ve siyasi açıdan tartışmalı olduğu ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gizli diplomasi, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir gelişme. Türkiye, İran'la komşu olması ve bölgesel istikrar arayışı nedeniyle Tahran'la yakın ilişkiler yürütüyor. ABD'nin Devrim Muhafızları ile kurduğu bu arka kanal, Orta Doğu'daki güç dengesini değiştirebilir ve Türkiye'nin İran politikasını etkileyebilir. Ankara, ABD-İran geriliminin tırmanmasından kaçınırken, bölgesel istikrarın korunmasını önemsiyor. Bu kanalın, Türkiye'nin İran'la ilişkilerinde yeni bir belirsizlik yaratması muhtemel. Ankara, bu gelişmeyi yakından izliyor ve olası senaryolara karşı hazırlıklı olmaya çalışıyor.