ABD Başkanı Donald Trump'ın üst düzey danışmanlarından biri, başkanın ara seçim stratejisinde yanıldığını açıkça kabul ederek, Cumhuriyetçi Parti (GOP) için kasım ayında yapılacak ara seçimlerin 'çok zorlu' geçeceğini itiraf etti. Danışman, başkanın Ekim ayında Cumhuriyetçi adaylar lehine kampanya yürüteceğini, ancak anketlerin muhafazakârlar için kasvetli bir tablo çizdiğini belirtti. Bu açıklama, Beyaz Saray içindeki endişelerin arttığını gösteriyor.
Ara Seçimler Öncesi GOP İçinde Panik Havası
ABD'de 6 Kasım 2018'de yapılacak ara seçimler yaklaşırken, Cumhuriyetçi Parti içindeki huzursuzluk giderek büyüyor. Başkan Trump'ın danışmanının yaptığı çarpıcı itiraf, parti içindeki karamsarlığın boyutlarını gözler önüne serdi. Danışman, başkanın seçim kampanyasını yönetme biçiminin hatalı olduğunu ve bunun partiyi zor durumda bıraktığını dile getirdi. Trump'ın Ekim ayında yoğun bir kampanya takvimiyle kritik eyaletlerde mitingler düzenlemesi bekleniyor. Ancak kamuoyu yoklamaları, Demokratların Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu kazanma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor. Cumhuriyetçilerin Senato'daki çoğunluğunu koruması da giderek zorlaşıyor. Parti içindeki bazı isimler, Trump'ın kutuplaştırıcı söyleminin ılımlı seçmenleri kaçırdığını düşünüyor.
Danışmanın açıklamaları, Beyaz Saray'da görev yapan yetkililerin dahi başkanın stratejisinden rahatsız olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle başkanın sık sık değişen mesajları ve özellikle göçmen karşıtı söylemleri, banliyölerdeki ve kadın seçmenlerde olumsuz yankı uyandırıyor. Cumhuriyetçi stratejistler, son haftalarda yapılan anketlerde Demokrat adayların birçok kritik bölgede önde olduğunu belirtiyor. Temsilciler Meclisi'ndeki 435 sandalyenin tamamı ve Senato'nun 100 sandalyesinin 35'i için yarışılacak. Mevcut durumda Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi'nde 235, Senato'da ise 51 sandalyeye sahip. Demokratların Temsilciler Meclisi'ni kazanmak için 23 sandalye kazanması gerekiyor; bu da tarihsel olarak mümkün görünüyor.
Küresel Yansımalar ve Uluslararası Etkiler
ABD'deki ara seçimler, sadece ülke içi siyaseti değil, küresel dengeleri de yakından ilgilendiriyor. Trump yönetiminin dış politika alanındaki agresif tutumu, ticaret savaşları, İran yaptırımları ve NATO'ya yönelik eleştiriler, ara seçim sonuçlarına göre şekillenebilir. Eğer Demokratlar Temsilciler Meclisi'ni kazanırsa, Trump'ın yasama gündemi büyük ölçüde tıkanabilir ve yönetim iç politikaya daha fazla odaklanmak zorunda kalabilir. Bu durum, ABD'nin Suriye, Afganistan ve Kuzey Kore gibi konulardaki politikalarını da etkileyebilir. Ayrıca, seçim sonuçları 2020 başkanlık seçimleri öncesinde Trump'ın yeniden seçilme şansını doğrudan etkileyecek. Avrupa ve Asya'daki müttefikler, Washington'un istikrarını ve taahhütlerini sorgularken, rakipler ise ABD'nin içe kapanma ihtimalini hesaplıyor.
Öte yandan, seçim kampanyası sürecinde Rusya'nın müdahalesi iddiaları yeniden gündeme gelebilir. Demokratlar, seçim güvenliği konusunu sıkça dile getiriyor. Trump ise kampanyasında ekonomi ve göçmenlik konularını öne çıkarmayı planlıyor. Ancak anketler, seçmenlerin en önemli sorun olarak sağlık hizmetleri, eğitim ve istihdamı gördüğünü ortaya koyuyor. Bu da Cumhuriyetçilerin mesaj stratejisini gözden geçirmesine neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ara seçimler, Türk-Amerikan ilişkileri açısından kritik bir dönemeçte. Demokratların Temsilciler Meclisi'ni kazanması, Türkiye'ye yönelik silah satışları ve yaptırım kararlarında daha fazla denge ve denetim anlamına gelebilir. Özellikle S-400 alımı nedeniyle yaşanan gerilimde, Kongre'nin tutumu belirleyici olacak. Demokratların çoğunluğu ele geçirmesi, Trump'ın Türkiye ile yürüttüğü kişisel diplomasiyi sınırlayabilir ve PKK/YPG konusundaki hassasiyetlerimizi daha güçlü bir şekilde dile getirmemiz gerekebilir. Ayrıca, ekonomik yaptırım tehditleri ve Halkbank davası gibi konularda Kongre'nin daha sert bir tutum alması muhtemel. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde realist bir çizgi izlemeli ve her iki partiyi de dengede tutmalı.