ABD Başkanı Donald Trump, Federal hükümetin çocuklar için oluşturacağı yatırım hesapları sayesinde her Amerikalı çocuğun milyoner olabileceğini savunuyor. Ancak ekonomistler ve politik analistler, bu vaadin gerçekçi olmadığını ve daha çok siyasi bir söylem olduğunu belirtiyor. Trump, Beyaz Saray'a döndüğünden bu yana çocuklara yönelik federal yatırım hesapları fikrini sık sık gündeme getiriyor ve bu hesapların büyümesini kendi siyasi çıkarı için kullanıyor.
Planın Arka Planı ve Ekonomik Gerçekler
Trump'ın önerisi, her yeni doğan çocuğa devlet tarafından bir yatırım hesabı açılması ve bu hesaba belirli bir başlangıç sermayesi konulması fikrine dayanıyor. Zamanla bu hesapların faiz ve yatırım getirisiyle büyüyerek çocuk yetişkin olduğunda milyonlarca dolara ulaşabileceği iddia ediliyor. Ancak uzmanlar, bu senaryonun gerçekleşmesi için gereken varsayımların son derece iyimser olduğunu vurguluyor. Piyasa getirileri tarihsel olarak dalgalı seyrediyor; yıllık ortalama %7 getiri varsayımıyla bile, hesaba yapılan başlangıç katkısı çok düşük olduğunda 18 yılda milyoner olmak matematiksel olarak neredeyse imkânsız. Örneğin, 5.000 dolarlık bir başlangıç sermayesiyle yıllık %7 getiri sağlansa bile, 18 yıl sonunda hesap ancak 16.000 dolar civarına ulaşır. Milyoner olmak için ise yüz binlerce dolarlık başlangıç fonu veya çok daha yüksek getiri oranları gerekir.
Ayrıca, federal bütçe üzerinde ciddi bir yük oluşturacak böyle bir programın nasıl finanse edileceği belirsiz. Trump yönetimi, vergi indirimleri ve harcama kesintileriyle bu kaynağı yaratmayı planlıyor olabilir; ancak bu durumda diğer kamu hizmetlerinden kısıntı yapılması gerekir. Kongre'deki muhalefet ve bazı Cumhuriyetçiler bile programın maliyetini sorguluyor. Öte yandan, programın çocuklara eşit fırsat sunmaktan çok, varlıklı ailelere ekstra avantaj sağlayacağı endişesi dile getiriliyor; çünkü düşük gelirli ailelerin çocukları için yapılan katkılar sınırlı kalırken, zengin aileler özel hesaplarla bu farkı kapatabilir.
Siyasi Boyut ve Küresel Yansımalar
Trump, bu vaadiyle seçmen tabanına umut verirken, aynı zamanda ekonomik popülist bir mesaj veriyor. 2024 seçim kampanyasında da benzer vaatlerde bulunmuş, “her çocuğu milyoner yapacağız” söylemiyle dikkat çekmişti. Ancak uzmanlar, bu tür vaatlerin uzun vadeli ekonomik politikalar yerine kısa vadeli siyasi kazanç sağlamaya yönelik olduğunu belirtiyor. Programın hayata geçmesi durumunda bile etkilerinin onlarca yıl sonra görüleceği ve seçmen davranışını hemen değiştirmeyeceği ifade ediliyor.
Küresel ölçekte ise, ABD'nin çocuklara yönelik yatırım hesapları fikri, diğer ülkelerdeki benzer uygulamalarla karşılaştırılıyor. Örneğin, İngiltere'de 2005'te başlatılan “Child Trust Fund” programı, her yeni doğan çocuğa devlet katkısı sağlıyordu; ancak kemer sıkma politikaları nedeniyle 2010'da kapatıldı. Singapur ve Güney Kore gibi ülkelerde de çocuklara yönelik tasarruf teşvikleri bulunuyor, fakat bunlar genellikle daha mütevazı ve sürdürülebilir programlar. Trump'ın planı, bu örneklerden çok daha iddialı ve popülist bir yaklaşım sergiliyor.
Ekonomistler, bu tür programların uzun vadeli etkilerinin belirsiz olduğunu ve enflasyon, faiz oranları ve piyasa koşullarına bağlı olarak değişebileceğini hatırlatıyor. Ayrıca, federal hükümetin bu hesapları yönetme kapasitesi ve olası yolsuzluk riskleri de tartışma konusu. Trump yönetimi, programın detaylarını henüz netleştirmedi; ancak Kongre onayı gerektiren böyle bir girişimin önündeki yasal engeller de az değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de tartışılan bu tür bir program, doğrudan Türkiye'yi etkilemese de küresel ekonomi politikaları ve popülist söylemler açısından dersler içeriyor. Türkiye'de de genç nüfusa yönelik tasarruf teşvikleri ve devlet destekli yatırım hesapları zaman zaman gündeme geliyor; ancak bütçe disiplini ve enflasyon gibi yapısal sorunlar nedeniyle bu tür girişimler sınırlı kalıyor. ABD'nin olası bir uygulaması, uluslararası sermaye hareketlerini ve vergi politikalarını dolaylı yoldan etkileyebilir. Ayrıca, popülist ekonomik vaatlerin seçim dönemlerinde nasıl kullanıldığı, Türkiye'deki siyasi tartışmalar için de bir karşılaştırma noktası oluşturuyor. Türkiye, kendi gençlik yatırım programlarını oluştururken ABD deneyiminden çıkarımlar yapabilir.