ABD Başkanı Donald Trump, çocukluk çağı aşı takviminin köklü bir şekilde gözden geçirilmesini öngören bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, yeni kararnamenin aşı takvimini incelemek üzere bir çalışma grubu oluşturulmasını ve mevcut aşı uygulamalarının 'bilimsel kanıtlar' çerçevesinde yeniden değerlendirilmesini öngördüğü belirtildi. Ancak çok sayıda tıp uzmanı, bu girişimi bilimsel temelden yoksun ve potansiyel olarak halk sağlığına zarar verici olarak nitelendiriyor. Uzmanlar, aşı takviminin mevcut haliyle milyonlarca çocuğu ölümcül hastalıklardan koruduğunu vurguluyor.
Kararnamenin detayları ve tepkiler
Başkan Trump'ın imzaladığı kararname, Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığına bağlı olarak çalışacak bir 'Aşı Güvenliği Çalışma Grubu' kurulmasını öngörüyor. Bu grubun, mevcut aşı takvimindeki aşı sayısını, aşıların uygulanma yaşını ve kombinasyonlarını inceleyerek, 'şeffaf ve bağımsız' bir değerlendirme raporu hazırlaması planlanıyor. Açıklamada, ebeveynlerin aşı konusunda artan endişelerinin dikkate alındığı ve 'aşıların güvenliği ve etkinliğine ilişkin halkın güveninin tesis edilmesinin' hedeflendiği belirtiliyor.
Ancak Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) ve Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) başta olmak üzere tıp otoriteleri, mevcut aşı takviminin kapsamlı bilimsel araştırmalara dayandığını ve değiştirilmesinin ciddi salgınlara yol açabileceğini ifade ediyor. Johns Hopkins Üniversitesi'nden epidemiyolog Dr. Amesh Adalja, 'Bu kararnamenin arkasındaki mantık bilimsel değil, siyasi; aşı karşıtlığını meşrulaştırıyor ve halk sağlığını tehlikeye atıyor' dedi. Benzer şekilde, CDC eski direktörü Dr. Tom Frieden de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Aşılar her yıl on binlerce çocuğun hayatını kurtarıyor. Bu takvimi bozmak, felakete davetiye çıkarmaktır' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin aşı politikasındaki bu olası değişiklik, sadece ülke içinde değil, küresel ölçekte de yankı uyandırdı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), aşı takvimlerinin bilimsel verilere dayanarak oluşturulduğunu ve ülkelerin bu konuda uluslararası standartlara uyması gerektiğini hatırlattı. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 'Aşılar, tıp tarihindeki en büyük başarılardan biridir. Bu tür keyfi müdahaleler, dünya genelinde aşılama oranlarını düşürebilir ve yeniden canlanan hastalıklara zemin hazırlayabilir' şeklinde konuştu.
Avrupa ülkeleri ve diğer müttefikler, ABD'deki bu gelişmeyi endişeyle izliyor. Zira aşı konusundaki tereddütün artması, sadece ABD'de değil, dünya genelinde de aşılama oranlarının düşmesine ve kızamık, boğmaca gibi hastalıkların yeniden yaygınlaşmasına neden olabilir. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, ABD'nin sağlık politikalarından doğrudan etkileniyor; ABD'nin desteğiyle yürütülen aşı programlarının aksaması, milyonlarca çocuğu korumasız bırakabilir. Bilim insanları, Trump yönetiminin bu adımının, küresel aşı karşıtlığı hareketini cesaretlendirebileceği konusunda uyarıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, küresel sağlık politikaları açısından önemli bir sinyal niteliği taşıyor. Türkiye, kendi aşı takvimini DSÖ ve uluslararası bilimsel kuruluşların önerilerine dayanarak belirliyor. ABD'de aşı karşıtlığının güçlenmesi, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de benzer söylemlerin yayılmasına zemin hazırlayabilir. Türkiye'nin, aşılamanın önemi konusunda toplumu bilgilendirici politikaları sürdürmesi ve uluslararası sağlık kuruluşlarıyla iş birliğini artırması kritik önem taşıyor. Dolayısıyla, bu karar Türkiye için yakın bir tehdit oluşturmasa da, küresel sağlık güvenliğine yönelik risklerin izlenmesi gerektiğini gösteriyor.