Arnavutluk'un başkenti Tiran'da, ABD Başkanı Donald Trump'ın kızı Ivanka Trump ve eşi Jared Kushner ile bağlantılı bir tatil köyü projesine karşı öfke büyüyor. Perşembe günü binlerce protestocu başkentte yürüyüş düzenlerken, bir haftayı aşkın süredir her gün yapılan gösterilerde halk, projenin yolsuzluk ve çevre tahribatına yol açtığını savunuyor. Proje, Karadağ sınırına yakın, bir zamanlar komünist dönemde askeri üs olarak kullanılan bölgede yer alan lüks bir otel ve konut kompleksini kapsıyor.
Proje ve protestoların arka planı
Söz konusu proje, Atlantik Konseyi'nin üst düzey üyelerinden olan ve Trump yönetiminde Orta Doğu barış sürecinde etkili olan Jared Kushner ile Ivanka Trump'ın şirketleri tarafından yürütülüyor. Kushner Companies ve Affinity Partners adlı yatırım fonu, Adriyatik kıyısında, eski bir askeri üs olan Zvërnec bölgesinde 1 milyar doların üzerinde bir yatırımla “Tourist Village” adlı bir proje geliştirmeyi planlıyor. Proje kapsamında lüks oteller, villalar, marina ve golf sahası yer alıyor.
Ancak çevre aktivistleri ve muhalefet partileri, projenin bölgenin doğal yapısını bozacağını ve yolsuzluğa yol açacağını iddia ediyor. Özellikle proje için gerekli imar değişikliklerinin hızlıca yapılması ve kamu arazisinin ucuza kiralanması, protestocuların tepkisini çekiyor. Arnavutluk'taki yolsuzluk algısı, ülkenin AB üyelik sürecini de olumsuz etkiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Proje, sadece Arnavutluk iç siyasetini değil, aynı zamanda ABD-Arnavutluk ilişkilerini de etkiliyor. Trump ailesiyle bağlantılı olması, projeyi ABD dış politikasının bir simgesi haline getiriyor. Arnavutluk, NATO üyesi olarak Batı yanlısı bir duruş sergilese de, halk arasında ABD'ye yönelik eleştirilerin artmasına neden oluyor. Ayrıca, benzer mega projelerin Karadağ ve Yunanistan'da da tartışma konusu olması, bölgesel bir eğilimin parçası olarak değerlendirilebilir. Çevre örgütleri, Adriyatik kıyısındaki doğal alanların korunması için uluslararası kampanyalar düzenliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Arnavutluk ile tarihi ve kültürel bağları olan bir ülke olarak bu gelişmeyi yakından izliyor. Proje, bölgede artan ABD nüfuzunu ve yatırım rekabetini göstermesi açısından önemli. Türkiye'nin Arnavutluk'ta (TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, özel sektör) aktif olması, bu tür mega projelerin Türk yatırımlarını etkileyip etkilemeyeceği sorusunu gündeme getiriyor. Ayrıca, protestoların Arnavutluk'taki siyasi istikrara etkisi, Batı Balkanlar'da Türkiye'nin çıkarları açısından izlenmeye değer. Proje, Türkiye'nin benzer kıyı projelerinde çevre ve yolsuzluk tartışmalarına da örnek teşkil edebilir.