Yeni bir ankete göre, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın bağımsız seçmenler arasındaki onay oranı son haftalarda önemli bir sıçrama yaptı. Anket, Trump’ın bu kritik seçmen kitlesi nezdindeki desteğinin, Kasım ayındaki başkanlık seçimleri öncesinde yeniden şekillendiğini ortaya koyuyor. Bağımsız seçmenler, ABD seçimlerinde sıklıkla kilit rol oynuyor ve adayların kazanması için bu grubun desteğini alması büyük önem taşıyor.
Anket Sonuçları ve Arka Plan
Anket şirketi Morning Consult tarafından yapılan araştırmaya göre, Trump’ın bağımsız seçmenler arasındaki onay oranı yüzde 42’ye yükseldi. Bu oran, bir önceki aya göre 6 puanlık bir artış anlamına geliyor. Aynı dönemde, Başkan Joe Biden’ın bağımsız seçmenler arasındaki onay oranı ise yüzde 40’ta sabit kaldı. Anket, 1-3 Ekim tarihleri arasında 2.000’den fazla kayıtlı seçmenle çevrimiçi olarak gerçekleştirildi ve hata payı artı-eksi 2 puan olarak bildirildi.
Sonuçlar, Trump’ın bağımsız seçmenlerle ilişkisinin inişli çıkışlı bir seyir izlediği bir dönemde geldi. Geçtiğimiz aylarda yapılan diğer anketler, Trump’ın bu gruptaki desteğinin düşüş eğiliminde olduğunu gösteriyordu. Özellikle hukuki soruşturmalar ve 6 Ocak 2021 Kongre baskınıyla ilgili davalar, bağımsız seçmenler arasında olumsuz bir algı yaratmıştı. Ancak son anket, Trump’ın ekonomik mesajlarının ve göçmenlik politikalarının bu seçmenlerde yankı bulduğuna işaret ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump’ın bağımsız seçmenler arasında yükselen onayı, sadece ABD iç siyaseti için değil, küresel dengeler açısından da önem taşıyor. Trump’ın olası bir zaferi, uluslararası ticaret anlaşmalarından NATO’ya, iklim politikalarından Orta Doğu’daki angajmanlara kadar birçok alanda köklü değişikliklere yol açabilir. Özellikle Avrupa ve Asya’daki müttefikler, Trump’ın yeniden başkan seçilmesi durumunda ABD’nin dış politikada daha tek taraflı ve izolasyonist bir çizgi izlemesinden endişe ediyor. Bu nedenle, bağımsız seçmenlerin tercihi sadece ABD’nin değil, dünyanın geleceğini de şekillendirecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump’ın bağımsız seçmenler arasında onayının artması, Türkiye-ABD ilişkileri açısından da önemli sinyaller taşıyor. Trump döneminde Washington-Ankara hattı zaman zaman gergin olsa da, Trump’ın kişisel diplomasiye verdiği önem ve Türkiye’ye yönelik daha pragmatik yaklaşımı, Biden yönetimine kıyasla bazı avantajlar sunabilir. Ancak bağımsız seçmenlerin bu eğilimi, Trump’ın seçim şansını artırabilir ve bu da Türk dış politikasını etkileyebilecek bir faktör olarak değerlendirilmelidir. Özellikle S-400 krizi ve Suriye politikası gibi konularda Trump’ın izlediği yol, olası bir ikinci Trump döneminde yeniden gündeme gelebilir.