ABD'de 3 Kasım ara seçimleri yaklaşırken, AP-NORC ve AAPI Data tarafından yapılan yeni bir anket, Asyalı Amerikalı, Yerli Hawaili ve Pasifik Adalı (AAPI) yetişkinlerin Başkan Donald Trump ve Cumhuriyetçi Parti'ye yönelik memnuniyetsizliğinin arttığını ortaya koydu. Anket, Demokratların kilit konularda belirgin bir avantaj elde ettiğini gösteriyor. Bu sonuç, Trump yönetimi için ara seçimler öncesinde yeni bir darbe olarak yorumlanıyor.
Anketin detayları ve AAPI seçmeninin dönüşümü
AP-NORC ve AAPI Data işbirliğiyle yapılan araştırma, AAPI topluluğunun siyasi tercihlerinde son dönemde yaşanan kaymayı gözler önüne seriyor. Ankete katılan yetişkinler, Trump'ın performansından duydukları memnuniyetsizliği dile getirirken, Cumhuriyetçi Parti'nin kendileri için önemli olan konularda yeterince temsil etmediğini belirtiyor. Özellikle göç, sağlık, eğitim ve ekonomik fırsatlar gibi başlıklarda Demokratların daha güvenilir bulunduğu aktarılıyor. AAPI seçmenleri, ABD'de hızla büyüyen ve çeşitlenen bir demografik grup olarak son seçimlerde artan bir siyasi ağırlık kazanmıştı. 2020 seçimlerinde bu grubun önemli bir kısmı Demokratlara yönelmişti; ancak Cumhuriyetçiler son yıllarda Asyalı Amerikalı seçmenler arasında nüfuz kazanma çabası içindeydi. Yeni anket, bu çabaların henüz meyve vermediğini, aksine Trump döneminde artan ayrışmanın etkisiyle AAPI topluluğunun Demokratlara daha da yakınlaştığını ima ediyor.
Anketin metodolojisi ve örneklem büyüklüğü henüz kamuoyuyla paylaşılmadı; ancak AP-NORC ve AAPI Data, daha önce yaptıkları çalışmalarla bu alanda güvenilir veriler sunan kurumlar arasında. Uzmanlar, AAPI seçmenlerinin sadece sayısal olarak değil, aynı zamanda bağış ve gönüllülük faaliyetleriyle de kampanyalara katkı sağladığını hatırlatıyor. Bu nedenle, anketteki memnuniyetsizlik eğiliminin ara seçimlerde sandığa yansıması halinde, özellikle çekişmeli bölgelerde Demokrat adaylar için avantaj yaratabilir.
Ara seçimler ve göçmen karşıtı söylemlerin etkisi
Trump'ın başkanlığı döneminde göçmen karşıtı söylemleri ve politikaları, Asyalı Amerikalılar arasında endişe yaratmıştı. Özellikle Müslüman ülkelere yönelik seyahat yasağı, aile ayrılığı politikaları ve göçmenlik sisteminde yapılan kısıtlayıcı düzenlemeler, AAPI topluluğunun önemli bir kesimini doğrudan etkilemişti. Pandemi sırasında artan ırkçı saldırılar ve nefret suçları da bu topluluğun güvenlik kaygılarını derinleştirdi. Anket sonuçları, bu faktörlerin birikimli etkisinin seçmen davranışına yansıdığını gösteriyor. Demokratlar, sağlık sigortası erişimi, iklim değişikliğiyle mücadele ve eğitimde fırsat eşitliği gibi konularda AAPI seçmenine hitap eden mesajlar geliştirirken, Cumhuriyetçiler ekonomik büyüme ve vergi indirimleri üzerinden destek arayışını sürdürüyor. Ancak anket, bu stratejinin şu an için yeterince karşılık bulmadığını ortaya koyuyor.
Seçim kampanyaları açısından bakıldığında, partilerin AAPI topluluğuna yönelik iletişim stratejilerini gözden geçirmesi gerekebilir. Uzmanlar, bu seçmen grubunun tek bir blok olmadığını, köken ülke, dil ve kuşak farklılıklarına göre çeşitlilik gösterdiğini vurguluyor. Dolayısıyla, genelleştirilmiş mesajlar yerine hedefli kampanyaların daha etkili olabileceği belirtiliyor.
ABD siyasetinde AAPI seçmeninin yükselen rolü
Asyalı Amerikalılar, son on yılda ABD seçmen profili içinde en hızlı büyüyen gruplardan biri. Pew Research Center verilerine göre, 2020 seçimlerinde yaklaşık 11 milyon AAPI seçmeni oy kullanma hakkına sahipti ve bu sayının 2024'te daha da artması bekleniyor. Bu demografik gerçeklik, her iki partinin de bu seçmen grubuna yönelik politikalarını şekillendirmesine yol açıyor. Ancak anket sonuçları, Cumhuriyetçilerin bu genişleyen seçmen kitlesinde beklenen atılımı yapamadığını, hatta geri adım attığını gösteriyor. Demokratlar ise AAPI topluluğunun çeşitli kesimlerine yönelik kapsayıcı politikalar vaat ederek bu eğilimi güçlendirmeye çalışıyor. Öte yandan, Trump'ın kendi tabanını konsolide etme çabaları, AAPI seçmeni nezdinde olumsuz algılanmaya devam ediyor. Bu durum, ara seçimlerde Cumhuriyetçilerin özellikle Kaliforniya, New York, Teksas ve Virginia gibi AAPI nüfusunun yoğun olduğu eyaletlerde zorlanabileceğine işaret ediyor. AAPI topluluğunun siyasi katılımı arttıkça, partilerin bu grubun taleplerine daha duyarlı olması kaçınılmaz görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ara seçimler ve AAPI seçmeninin yönelimi, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, ABD siyasetindeki iç dinamiklerin dış politika yansımaları dolaylı olarak önem taşıyor. Trump döneminde Türkiye-ABD ilişkileri dalgalı bir seyir izledi; özellikle S-400 krizi, F-35 programından çıkarılma ve yaptırımlar gibi konularda yaşanan gerilimler, iki ülke arasındaki güven sorununu derinleştirdi. Ara seçimlerde Demokratların güç kazanması, Biden yönetiminin Kongre'de daha rahat hareket etmesine olanak tanıyabilir; bu da Türkiye'ye yönelik tutumda belirleyici olabilir. Ancak AAPI seçmeninin Demokratlara yönelmesi, insan hakları ve göçmenlik gibi konularda daha liberal bir çizgiyi destekleyebilir. Türkiye açısından asıl kritik nokta, ABD'nin Suriye, Doğu Akdeniz ve savunma işbirlikleri gibi bölgesel konulardaki tutumunun nasıl şekilleneceğidir. Seçim sonuçları, Washington'un dış politika önceliklerini etkileyebilir; bu nedenle Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde pragmatik ve çok yönlü bir diplomasi izlemesi önemini koruyor.