ABD eski Başkanı Donald Trump döneminde Afrika ülkeleriyle yapılan sağlık anlaşmaları, insan hakları örgütü Human Rights Watch (HRW) tarafından hazırlanan yeni bir raporda 'endişe verici' olarak nitelendirildi. Rapora göre, bu anlaşmalar, Afrika ülkelerini ABD çıkarları doğrultusunda hareket etmeye zorlayarak, yerel halkın sağlık hizmetlerine erişimini ve temel insan haklarını tehlikeye atıyor. HRW, ülkeleri bu tür ikili anlaşmalara karşı 'temkinli' olmaya çağırıyor.
Anlaşmaların arka planı ve içeriği
Trump yönetimi, 2017-2021 yılları arasında Afrika kıtasındaki birçok ülkeyle sağlık, ticaret ve güvenlik alanlarında ikili anlaşmalar imzaladı. Bu anlaşmaların özellikle sağlık boyutu, ilaç patentleri, aşı dağıtımı ve sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi gibi konuları kapsıyor. HRW raporu, bu anlaşmaların Afrika ülkelerinin kendi sağlık politikalarını belirleme egemenliğini zayıflattığını ve ABD merkezli ilaç şirketlerine avantaj sağladığını belirtiyor.
Raporda öne çıkan örneklerden biri, Kenya ile yapılan sağlık anlaşması. Anlaşma kapsamında Kenya'nın, ABD'li ilaç firmalarının patentlerini korumayı kabul etmesi, jenerik ilaç üretimini kısıtlıyor ve ilaç fiyatlarının yükselmesine neden oluyor. Bu durum, özellikle HIV/AIDS gibi kronik hastalıklarla mücadele eden milyonlarca Afrikalının tedaviye erişimini zorlaştırıyor. HRW, bu tür uygulamaların 'sağlık hakkı'nı ihlal ettiğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Afrika kıtası, uzun yıllardır ABD ve Çin arasındaki jeopolitik rekabetin odağında yer alıyor. Trump yönetiminin 'Prosper Africa' girişimi kapsamında imzaladığı anlaşmalar, Çin'in artan etkisine karşı bir hamle olarak görülüyordu. Ancak HRW raporu, bu anlaşmaların Afrika ülkelerini daha bağımlı hale getirdiğini ve kalkınma hedeflerini baltaladığını savunuyor.
Uzmanlar, Biden yönetiminin de benzer ikili anlaşmalara devam ettiğine dikkat çekiyor. Özellikle COVID-19 aşılarının dağıtımı ve aşı üretimi konusunda Afrika ülkeleriyle yapılan anlaşmalar, patent hakları ve teknoloji transferi gibi hassas konuları içeriyor. HRW, bu süreçte Afrika ülkelerinin müzakere gücünün artırılması ve insan haklarının korunması için uluslararası topluma daha fazla destek çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Afrika kıtasındaki artan diplomatik ve ekonomik varlığı açısından önemli bir bağlam sunuyor. Türkiye, son yıllarda Afrika ülkeleriyle sağlık altyapısı, ilaç ve aşı üretimi gibi alanlarda iş birliğini geliştiriyor. HRW'nin ortaya koyduğu gibi, ikili anlaşmaların insan hakları ve egemenlik üzerindeki etkileri, Türkiye'nin de kendi anlaşmalarını bu hassasiyetlerle yeniden değerlendirmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, bu tür raporlar, küresel sağlık diplomasisinde daha adil ve şeffaf bir modelin benimsenmesi için Türkiye'nin arabuluculuk ve iş birliği rolünü güçlendirebilir.