ABD Başkanı Donald Trump, 14 Haziran'da 80. yaş gününü kutlarken, ülke genelinde yapılan eyalet bazlı anketler, başkanın halk nezdindeki onay oranlarının görev süresinin başından bu yana nasıl bir seyir izlediğini gözler önüne seriyor. Anket verileri, Trump'ın popülaritesinin bölgesel farklılıklar gösterdiğini ve özellikle bazı kilit eyaletlerde ciddi düşüşler yaşandığını ortaya koyuyor. Bu durum, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçiler için önemli bir gösterge niteliği taşıyor.
Eyalet Bazında Onay Oranları ve Değişimler
Anket şirketi Morning Consult tarafından derlenen verilere göre, Trump'ın en yüksek onay oranına sahip olduğu eyaletler, geleneksel olarak Cumhuriyetçi kaleler olan Batı Virginia (%62), Wyoming (%60) ve Kuzey Dakota (%58) olarak sıralanıyor. Buna karşın en düşük onay oranları, demokratik ağırlıklı eyaletler olan Kaliforniya (%34), New York (%33) ve Vermont'ta (%30) görülüyor.
Görev süresinin başından bu yana onay oranlarındaki değişim dikkat çekici. Trump'ın 2017'deki başkanlık devralma dönemine kıyasla, 2023 itibarıyla onay oranları birçok eyalette geriledi. Özellikle pandemi yönetimi ve ekonomik politikaların etkisiyle, başlangıçta yüksek onay alan bazı eyaletlerde (örneğin Florida ve Teksas) düşüş yaşandı. Ancak bazı kırsal kesimlerde, Trump'ın politikalarına destek hala güçlü.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın onay oranlarındaki bu dalgalanma, yalnızca iç siyasetle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda ABD'nin küresel itibarı ve dış politikası üzerinde de etkili oluyor. Özellikle NATO müttefikleri ve Çin ile ilişkilerde, başkanın halk desteği, müzakere gücünü ve kararlılığını doğrudan etkiliyor. Düşük onay oranları, muhalif ülkeler tarafından zayıflık olarak algılanabilirken, yüksek destek ise politikaların daha rahat uygulanmasına olanak tanıyor.
Ayrıca, 2024 seçimlerine yaklaşırken Trump'ın popülaritesi, Cumhuriyetçi Parti'nin adaylık stratejilerini ve ABD'deki siyasi kutuplaşmayı da şekillendiriyor. Eyalet bazlı veriler, seçim kampanyalarının hangi bölgelere odaklanması gerektiği konusunda önemli ipuçları veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın onay oranlarındaki değişim, Türkiye-ABD ilişkileri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. ABD başkanının iç politikadaki zayıflığı, özellikle Suriye, Doğu Akdeniz ve savunma sanayii işbirlikleri gibi konularda Ankara'nın elini güçlendirebilir. Ancak Trump'ın popülaritesinin yüksek olduğu dönemlerde uyguladığı agresif ticaret politikaları, Türkiye ekonomisi için risk oluşturabiliyor. Bu nedenle, Türk dış politika yapıcılarının, ABD başkanlık seçim sürecindeki kamuoyu eğilimlerini yakından takip etmesi, ikili ilişkilerdeki fırsat ve tehditleri öngörmek açısından kritik.