ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick, eski Başkan Donald Trump'ın tüm yetişkin Amerikalılara 5.000 dolar "temettü" dağıtma yönündeki tartışmalı vaadinin, eğer Cumhuriyetçiler kasım ara seçimlerini kazanırsa vergilerle finanse edilmeyeceğini söyledi. Lutnick'e göre, dağıtım için gereken tahmini 1 trilyon doların 500 milyar dolarlık kısmı yeni bir vize programından karşılanabilir. Bu açıklama, Trump'ın ekonomik politikalarına dair önemli bir detayı ortaya koyuyor.
Planın Arka Planı ve Finansman Modeli
Donald Trump, seçim kampanyası sırasında tüm yetişkin ABD vatandaşlarına 5.000 dolar "temettü" ödemesi yapma sözü vermişti. Bu ödeme, hükümetin bütçe fazlası veya belirli kaynaklardan elde edilecek gelirlerle finanse edilecekti. Howard Lutnick, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, toplam maliyetin 1 trilyon doları bulacağını, bunun yarısının yeni bir vize programından sağlanabileceğini belirtti. Lutnick, bu programın detaylarını açıklamadı ancak yüksek ücretli vize başvuruları veya yatırım karşılığı vize (golden visa) benzeri bir uygulama olabileceği tahmin ediliyor. Diğer yarısının nereden geleceği ise belirsizliğini koruyor. Uzmanlar, böyle bir dağıtımın enflasyonu körükleyebileceği ve federal bütçe açığını artırabileceği uyarısında bulunuyor. Trump'ın planı, seçim ekonomisi kapsamında seçmenlere doğrudan nakit yardımı vaadi olarak görülüyor.
Siyasi ve Ekonomik Boyut
ABD'de kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçilerin bu vaadi öne çıkarması, seçmen desteğini artırma çabası olarak yorumlanıyor. Ancak Demokratlar, planın gerçekçi olmadığını ve ülkeyi daha fazla borçlandıracağını savunuyor. Ekonomistler, 5.000 dolarlık doğrudan ödemenin talep yaratacağını, ancak arzın buna cevap verememesi durumunda enflasyonun yükseleceğini belirtiyor. Ayrıca, vize programının gelirinin istikrarlı olup olmayacağı da tartışmalı. Lutnick'in açıklamaları, Trump yönetiminin olası bir zaferinde ekonomik politikaların nasıl şekilleneceğine dair ipuçları veriyor. Beyaz Saray'dan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Kongre'deki Cumhuriyetçiler ise plana temkinli yaklaşıyor; bazıları bütçe disiplini konusunda endişelerini dile getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu tür popülist ekonomi politikaları, küresel piyasaları ve Türkiye ekonomisini dolaylı yoldan etkileyebilir. Olası bir 5.000 dolarlık dağıtım, ABD'de enflasyonu artırırsa, Fed'in faiz politikaları daha da sıkılaşabilir; bu da gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışına ve Türk lirası üzerinde baskıya yol açabilir. Ayrıca, yeni vize programı Türkiye'den ABD'ye yatırım veya göç akışını etkileyebilir. Türk dış politikası açısından ise ABD seçimleri sonrası ikili ilişkilerin seyri, ticaret ve savunma iş birliklerini şekillendirecektir. Türkiye, ABD'deki iç siyasi gelişmeleri yakından takip etmeli ve ekonomik dalgalanmalara karşı hazırlıklı olmalıdır.