Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın sağlık durumu, son üç yılda belirgin bir şekilde kilo almasıyla yeniden gündeme geldi. 2018 yılında yapılan bir sağlık kontrolünde 215 pound (yaklaşık 97.5 kilogram) olarak ölçülen Trump'ın, Mayıs 2021'de yapılan ölçümde 238 pounda (yaklaşık 108 kilogram) ulaştığı ortaya çıktı. Bu artış, sadece bir yılda 14 pound (6.3 kilogram), üç yılda ise toplam 23 pound (10.4 kilogram) anlamına geliyor. Uzmanlar, bu kilo artışının özellikle Covid-19 salgını sürecinde önemli bir risk faktörü olduğu konusunda uyarıyor.
Kilo Artışı Sağlık Risklerini Artırıyor
Trump'ın kilosundaki artış, ilk olarak eski başkanın doktoru Sean Conley tarafından Haziran 2020'de yapılan açıklamayla gündeme gelmişti. O tarihte Trump'ın 244 pound (110.7 kilogram) olduğu bildirilmişti. Ancak Mayıs 2021'de yapılan ölçümler, Trump'ın kilosunun 238 pounda düştüğünü gösterdi. Yine de bu rakam, üç yıl önceki kilosundan 23 pound daha fazla.
Doktorlar, obezitenin Covid-19 enfeksiyonunun ciddi seyretmesi açısından güçlü bir risk faktörü olduğunu vurguluyor. Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), vücut kitle indeksi (VKİ) 30 ve üzeri olan kişilerin Covid-19 nedeniyle hastaneye yatma riskinin daha yüksek olduğunu belirtiyor. Trump'ın VKİ'si 1.90 metre boyu olduğu düşünüldüğünde 32.9 civarında hesaplanıyor. Bu da onu 'obez' kategorisine sokuyor.
Uzmanlar, kilo artışının sadece Covid-19 riskini artırmakla kalmayıp, kalp hastalıkları, diyabet ve hipertansiyon gibi kronik rahatsızlıkların da habercisi olabileceğini ifade ediyor. Trump'ın sağlık geçmişi incelendiğinde, Haziran 2020'de yapılan kontrollerde kolesterol seviyesinin 167 mg/dL olduğu ve kan basıncının 121/79 mm Hg ölçüldüğü biliniyor. Bu değerler, genel olarak normal sınırlarda olmasına rağmen, alınan kiloların uzun vadede bu göstergeleri olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.
Covid-19 ve Obezite: Trump'ın Risk Analizi
Trump'ın Ekim 2020'de Covid-19'a yakalandığı ve hastanede tedavi gördüğü biliniyor. O dönemde doktorları, Trump'ın oksijen desteğine ihtiyaç duyduğunu ve steroid tedavisi aldığını açıklamıştı. Trump'ın yaşı ve kilosu, Covid-19 için risk faktörleri arasında sayılıyor. 74 yaşında olması ve obez kategorisinde bulunması, hastalığın ağır seyretme ihtimalini artırmıştı.
Doktorlar, özellikle pandemi döneminde birçok insanın hareketsiz kaldığını ve kilo aldığını belirtiyor. Ancak Trump gibi kamusal figürlerin sağlık durumlarının yakından takip edilmesi, halk sağlığı açısından da önem taşıyor. Eski başkanın sağlık raporları, başkanlık sürecinde olduğu gibi, kamuoyuna düzenli olarak açıklanmıyor. Bu da bazı kesimlerde endişe yaratıyor.
Kilo Kontrolü ve Siyasi Etkiler
Trump'ın kilo alımı, sadece sağlık açısından değil, siyasi olarak da tartışma konusu oldu. Bazı siyasi yorumcular, Trump'ın sağlık durumunun 2024'te yeniden aday olması durumunda seçmenler için bir endişe kaynağı olabileceğini öne sürüyor. Ancak Trump, daha önceki dönemlerde de sağlık sorunlarıyla ilgili spekülasyonlara maruz kalmış ve bu durumun adaylığına engel olmadığını göstermişti.
Uzmanlar, sağlıklı bir yaşam tarzının sadece kişisel değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu hatırlatıyor. Özellikle Covid-19 gibi bir pandemiyle mücadele ederken, bireylerin bağışıklık sistemini güçlü tutması büyük önem taşıyor. Trump'ın kilo vermesi gerektiği yönündeki doktor uyarıları, sadece onun için değil, toplumun geneli için de geçerli bir mesaj içeriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki siyasi figürlerin sağlık durumları, küresel siyasetin işleyişini doğrudan etkileyebiliyor. Türkiye, ABD ile stratejik ilişkilerini sürdürürken, özellikle savunma sanayi ve Suriye politikası gibi konularda karşılıklı bağımlılık bulunuyor. Eski Başkan Trump'ın sağlık sorunları, 2024 başkanlık seçimlerine dönük tartışmaları alevlendirebilir; bu da Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceğine dair belirsizlikleri artırabilir. Ancak sağlık haberlerinin jeopolitik analizlerden uzak tutulması gerektiğini de belirtmek gerek. Yine de ABD'deki siyasi istikrar, küresel piyasalar ve güvenlik mimarisi açısından kritik önemde; bu nedenle Türkiye'nin bu gelişmeleri yakından takip etmesi gerekiyor.