ABD Başkanı Donald Trump, yüksek vasıflı yabancı çalışanların kullandığı H-1B vizesi için 128.000 dolarlık başvuru ücretini bir yıl daha yürürlükte tutma kararı aldı. Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren ve büyük tartışma yaratan düzenleme, normalde bu yıl sona erecekti. Ancak Beyaz Saray, ücretin kalıcı hale getirilmesi için Kongre'ye baskı yapmayı sürdürüyor. Karar, özellikle Silikon Vadisi'ndeki teknoloji devleri ve ABD'de çalışmak isteyen binlerce yabancı mühendis için yeni bir belirsizlik dönemi başlatıyor.
H-1B Programı ve Ücret Artışının Arka Planı
H-1B vizesi, ABD'de özel sektörde çalışacak yüksek vasıflı yabancılar için en yaygın kullanılan göçmen olmayan vize türü. Her yıl 85.000 kişiye verilen vize, genellikle üç yıl geçerli ve uzatılabilir. Geleneksel olarak başvuru ücreti birkaç bin dolar seviyesindeydi. Ancak Trump yönetimi, 2025'te yürürlüğe giren bir yönetmelikle bu ücreti 128.000 dolara çıkardı. Yönetim, söz konusu düzenlemenin Amerikalı işçileri korumak ve yabancı çalışan istihdamını caydırmak amacıyla getirildiğini savunuyor. Trump, programı sık sık "adil olmayan" ve "Amerikan işçisini dezavantajlı kılan" bir sistem olarak eleştiriyor.
Ücret artışı, işverenlerin her başvuru için ciddi bir mali yüke katlanması anlamına geliyor. Özellikle start-up'lar ve küçük ölçekli teknoloji şirketleri, bu maliyeti karşılamakta zorlanacaklarını belirtiyor. Büyük şirketler ise yabancı yetenekleri çekmek için daha önce kullandıkları H-1B yolunu artık daha sınırlı kullanabilecek. Yönetim, ücretin kalıcı olması için Kongre'den yasa çıkması gerektiğini, ancak geçici olarak yürütme yetkisiyle süreyi uzatabildiğini açıkladı. Bu durum, düzenlemenin hukuki geleceğini de belirsizleştiriyor; çeşitli iş dünyası grupları ve göçmen hakları savunucuları, düzenlemeye karşı davalar açmış durumda.
Küresel Yetenek Yarışında ABD'nin Hamlesi
H-1B vize ücretinin bu denli yüksek olması, ABD'nin küresel teknoloji ve araştırma alanındaki liderliğini olumsuz etkileyebilir. Kanada, Almanya ve Birleşik Krallık gibi ülkeler, yüksek vasıflı göçmenleri çekmek için daha esnek ve düşük maliyetli yollar sunuyor. Örneğin Kanada'nın "Global Talent Stream" programı hızlı vize imkânı tanırken, Almanya da Mavi Kart ile Avrupa'ya girişi kolaylaştırıyor. ABD'deki ücret artışı, nitelikli iş gücünün bu ülkelere yönelmesine neden olabilir. Ayrıca, ABD'de eğitim gören yabancı öğrenciler için de mezuniyet sonrası çalışma izni (OPT) ve H-1B geçişi zorlaşıyor; bu da ülkenin beyin göçünü tersine çevirebilir.
Trump yönetiminin hamlesi, sadece ekonomik değil aynı zamanda siyasi bir mesaj içeriyor: "Amerika First" politikası doğrultusunda göçmen karşıtı söylemi güçlendirmek. Ancak iş dünyası, bu tür kısıtlamaların inovasyonu ve ekonomik büyümeyi yavaşlatacağı uyarısında bulunuyor. Teknoloji sektörü, yapay zekâ, yazılım ve yarı iletken gibi kritik alanlarda nitelikli iş gücü açığı yaşıyor. H-1B ücretinin yüksekliği, bu açığı daha da derinleştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
H-1B vize ücretinin 128.000 dolara çıkarılması ve uzatılması, Türk vatandaşları için de önemli sonuçlar doğuruyor. Her yıl binlerce Türk mühendis, yazılımcı ve akademisyen ABD'de çalışmak için H-1B vizesine başvuruyor. Yüksek ücret, Türk işverenlerin ABD'ye personel gönderme maliyetini artıracak; bireysel başvurular için ise neredeyse imkânsız hale gelecek. Bu durum, nitelikli Türk iş gücünün ABD yerine Kanada, Almanya veya Birleşik Krallık gibi alternatiflere yönelmesine yol açabilir. Ayrıca, Türkiye'nin teknoloji ihracatı ve ABD ile ortak Ar-Ge projeleri de olumsuz etkilenebilir. Uzun vadede, Türkiye'nin kendi beyin göçünü tersine çevirmek için daha cazip politikalar geliştirmesi gerekebilir.