ABD Başkanı Donald Trump, 11 Eylül saldırılarında hayatını kaybedenlerin ailelerinin, olayla ilgili daha fazla kaydın yayımlanması yönündeki talebini değerlendireceğini açıkladı. İrlanda'nın Shannon kentinde gazetecilere konuşan Trump, "Döndüğümde bakacağım" dedi. Trump'ın bu açıklaması, saldırıların üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen hâlâ gizli tutulan belgelerin akıbetine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin arka planı
11 Eylül 2001'de El-Kaide militanlarının kaçırdığı dört yolcu uçağıyla New York'taki Dünya Ticaret Merkezi kulelerine ve Pentagon'a saldırı düzenlendi; dördüncü uçak ise Pensilvanya'da düştü. Saldırılarda yaklaşık 3 bin kişi hayatını kaybetti. Olayın ardından ABD hükümeti, ulusal güvenlik gerekçesiyle çok sayıda belgeyi gizli tuttu. Kurban yakınları yıllardır, özellikle Suudi Arabistan'ın saldırılardaki rolüne ilişkin belgelerin açıklanmasını talep ediyor. 2016'da Kongre, 11 Eylül mağdurlarının ailelerine Suudi Arabistan'a dava açma hakkı tanıyan bir yasa kabul etmişti. Ancak Başkan Trump, 2019'da bazı belgelerin gizliliğini kaldırsa da aileler hâlâ daha fazlasını istiyor. Aileler, özellikle FBI'ın soruşturmayı yeterince şeffaf yürütmediğini savunuyor. Öte yandan, geçtiğimiz yıl FBI, 11 Eylül soruşturmasıyla ilgili ilk kez bazı belgeleri kamuoyuyla paylaşmıştı; fakat bu belgelerde Suudi bağlantısına dair net bir kanıt bulunamadı.
Bölgesel ve küresel boyut
11 Eylül saldırıları, ABD'nin "teröre karşı savaş" politikasını başlatmasına neden olmuş, Afganistan ve Irak işgalleriyle Orta Doğu'da yıllar süren istikrarsızlığa yol açmıştı. Bu süreçte Türkiye de dahil birçok ülke, artan terör tehdidiyle mücadele etmek zorunda kaldı. Saldırılar sonrası ABD'nin Suudi Arabistan ile ilişkileri sorgulanmaya başlandı; 15 saldırganın 15'inin Suudi vatandaşı olması, Riyad yönetimine yönelik şüpheleri artırdı. Suudi Arabistan ise suçlamaları reddediyor. Belgelerin açıklanması, ABD-Suudi ilişkilerini yeniden gündeme getirebilir. Ayrıca, 11 Eylül sonrası oluşturulan güvenlik mimarisi, dünya genelinde gözetim ve istihbarat paylaşımını artırdı; bu da demokrasi ve özgürlükler açısından tartışmalara yol açtı. Trump'ın olası kararı, sadece ABD iç siyasetini değil, küresel terörle mücadele ve istihbarat ilişkilerini de etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
11 Eylül sonrası dönem, Türkiye'nin güvenlik algılarını derinden etkiledi. ABD'nin Afganistan ve Irak müdahaleleri, bölgesel dengeleri sarstı; PKK gibi terör örgütlerine karşı yürütülen mücadelede istihbarat paylaşımı kritik hale geldi. Belgelerin açıklanması, Suudi Arabistan'ın rolünü ortaya koyarsa, Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle ilişkileri yeni bir boyut kazanabilir. Ayrıca, ABD'nin 11 Eylül sonrası uyguladığı gözetim politikaları, Türkiye'de de yankı bulmuş; demokrasi ve güvenlik dengesi tartışmaları yaşanmıştı. Trump'ın kararı, Türkiye'nin bölgesel güvenlik stratejilerini ve ABD ile istihbarat iş birliğini dolaylı olarak etkileyebilir. Ancak doğrudan bir yansıması olması beklenmiyor.