İngiltere'deki tren istasyonlarında son iki yılda yaklaşık 2 bin güvercinin tüfekle vurularak öldürüldüğü ortaya çıktı. York İstasyonu'nda tek bir günde 152 kuşun vurulduğu, bir Bilgi Edinme Özgürlüğü talebi sonucu belgelendi. Network Rail'in verilerine göre, 2022-2024 yılları arasında ülke genelindeki istasyonlarda haşere kontrolü amacıyla bu yönteme başvurulduğu bildirildi.
Gelişmenin Arka Planı
Network Rail, güvercin popülasyonunu kontrol altına almak için istasyonlarda tüfekle vurma yöntemini kullandığını doğruladı. Şirket, bu uygulamanın 'güvenlik ve hijyen' gerekçeleriyle yapıldığını, kuşların istasyon yapılarına ve yolculara zarar vermesini önlemeyi amaçladığını açıkladı. Ancak hayvan hakları örgütleri bu uygulamayı 'zalimce' olarak nitelendirerek derhal sonlandırılmasını talep etti.
İngiltere'de yaban hayatı koruma yasaları, bazı kuş türlerinin kontrolünü belirli koşullar altında serbest bırakıyor. Ancak güvercinlerin tüfekle vurulması, özellikle kentsel alanlarda tartışma yaratıyor. York İstasyonu'ndaki vaka, konunun kamuoyunda geniş yankı bulmasına neden oldu. Uzmanlar, bu tür uygulamaların hem etik hem de pratik sorunlar doğurduğunu, alternatif yöntemlerin değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Network Rail, söz konusu uygulamanın yasalara uygun olduğunu ve öldürme işleminin 'hızlı ve acısız' bir şekilde gerçekleştirildiğini belirtti. Ancak şirketin açıklaması, hayvan hakları savunucularını tatmin etmedi. İngiltere'deki Kraliyet Hayvanlara Zulmü Önleme Derneği (RSPCA), bu yöntemin 'kabul edilemez' olduğunu ve derhal durdurulması gerektiğini açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu olay, yalnızca İngiltere'de değil, dünya genelinde kentsel yaban hayatı yönetimi tartışmalarını alevlendirdi. Birçok ülkede şehirlerdeki güvercin popülasyonu, doğum kontrolü, kısırlaştırma veya caydırıcı yöntemlerle kontrol edilmeye çalışılıyor. Tüfekle vurma gibi yöntemler ise hem hayvan refahı hem de kamu güvenliği açısından eleştiriliyor. Özellikle kalabalık istasyon ve kamusal alanlarda ateşli silah kullanılması, kazara yaralanma riskini de beraberinde getiriyor.
Avrupa Birliği ülkelerinde de benzer tartışmalar yaşanıyor. Almanya'da bazı şehirlerde güvercinler için özel bakım evleri kurulurken, Fransa'da doğum kontrolü uygulamaları yaygınlaşıyor. Bu örnekler, güvercin kontrolünde daha etik ve sürdürülebilir yöntemlerin mümkün olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, toplu yaşam alanlarında bu tür yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Network Rail’in bu uygulaması, şirketin itibarına da gölge düşürdü. Sosyal medyada birçok kullanıcı, şirketin bu kararını kınayan paylaşımlarda bulundu. Konunun İngiltere Parlamentosu'nda bile gündeme gelmesi bekleniyor. Bazı milletvekilleri, konuyu meclise taşıyarak uygulamanın yasaklanması için girişim başlatacaklarını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de kentsel güvercin popülasyonu, özellikle tarihi meydanlar ve ibadethanelerde çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Ancak Türkiye'de bu tür kontrol yöntemlerinin genellikle daha insani olduğu, besleme yasakları ve doğum kontrolü gibi uygulamaların ön plana çıktığı görülüyor. İngiltere'deki bu uygulama, Türkiye'deki hayvan hakları savunucuları tarafından da eleştiriliyor. İki ülke arasındaki farklı yaklaşımlar, kentsel yaban hayatı yönetiminde uluslararası standartların önemini ortaya koyuyor. Türkiye'nin bu konuda daha etik politikalar izlemesi, bölgesel bir örnek teşkil edebilir.