Eski İngiltere Avrupa Bakanı Dr Denis MacShane, Muhafazakar Parti'nin Brexit'in gerçek sonuçlarıyla yüzleşememesi halinde İngiltere'nin Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkiler kurma umudunun gerçekçi olmayacağını belirtti. The Guardian gazetesine yazdığı mektupta MacShane, İşçi Partisi içinde Avrupa konusunda artan muhalif seslere dikkat çekti ve Tory liderlerinin Brexit'in getirdiği ekonomik ve siyasi hasarı kabul etmeleri gerektiğini vurguladı.
Brexit'in Acı Gerçekleri ve Siyasi Bölünme
MacShane, Brexit referandumunun üzerinden beş yıldan fazla zaman geçmesine rağmen Muhafazakar Parti'nin hala çıkışın bedelini kamuoyuna itiraf etmeye yanaşmadığını ifade etti. İngiltere'nin Avrupa'dan ayrılmasının ticarette engeller, iş gücü kıtlığı ve yatırım azalması gibi somut maliyetler yarattığını söyledi. Özellikle Kuzey İrlanda Protokolü konusunda yaşanan anlaşmazlıklar, AB ile ilişkileri zorlamaya devam ediyor. MacShane, bu durumun İngiltere'nin küresel ticaret anlaşmaları yapma kapasitesini de sınırladığını belirtti.
Mektupta ayrıca, İşçi Partisi milletvekillerinden bazılarının Avrupa yanlısı tutum alarak parti çizgisinden koptuklarına işaret edildi. Bu kopmalar, partinin Avrupa entegrasyonuna verdiği desteğin arttığını gösteriyor. MacShane, partilerüstü bir gerçeklik çağrısı yaparak, tüm siyasi aktörlerin Brexit sonrası yeniden yapılanma için AB ile işbirliğine yönelmesi gerektiğini savundu.
Garton Ash'in Katkısı ve Tarihsel Arka Plan
Yazıya ayrıca Oxford Üniversitesi'nden tarihçi Timothy Garton Ash de katkıda bulundu. Garton Ash, İngiltere'nin Avrupa ile ilişkilerinde daha yapıcı bir dil kullanması gerektiğini ve geçmişteki hatalardan ders çıkarılmasını istedi. İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa bütünleşmesinden günümüz krizlerine kadar uzanan bir analiz yapan Garton Ash, Brexit'in İngiltere'nin uluslararası itibarına verdiği zararın altını çizdi. MacShane ile birlikte, AB'nin mevcut zorlukları aşmak için İngiltere'nin desteğine ihtiyaç duyduğunu ancak Londra'nın güvenilirliğini yeniden kazanması gerektiğini belirtti.
AB İle Yeniden Yakınlaşma: Umut mu, Hayal mi?
Analistler, MacShane'in uyarılarının geniş yankı bulduğunu fakat siyasi iradenin zayıf olduğunu ifade ediyor. Muhafazakar Parti'nin iç savaşları ve İşçi Partisi'nin temkinli duruşu, AB ile ilişkilerde kayda değer bir ilerlemeyi şimdilik engelliyor. Ancak kamuoyu yoklamaları, İngiliz halkının önemli bir kısmının Brexit'ten pişmanlık duyduğunu ve AB'ye daha yakın ilişki arzuladığını gösteriyor. Bu durum, siyasetçilere baskı oluşturuyor. MacShane'in mektubu, tam da bu noktada 'gerçeklerle yüzleşme' çağrısı yaparak, siyasi partilere bir ayna tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İngiltere ile AB arasındaki ilişkinin seyrini yakından izlemelidir. Brexit sonrası İngiltere, Türkiye ile ticaret anlaşması imzalayan ilk ülkelerden biri olmuştu. Ancak İngiltere'nin AB'den tamamen kopması, Türkiye'nin AB ile İngiltere arasında tampon bir rol oynamasını zorlaştırabilir. Öte yandan, İngiltere'nin AB'ye yeniden yaklaşması, Türkiye-AB ilişkilerinde de dolaylı bir yumuşamaya yol açabilir. Bu nedenle Ankara, Londra'da Brexit sonrası politika değişimlerini stratejik bir pencereden değerlendirmelidir.