Eski Avustralya Başbakanı Tony Abbott, Liberal Parti'nin aşırı sağcı One Nation partisi ile seçim ittifakı yapmasını savundu ve Liberallerin 'İşçi Partisi'nden biraz daha az uyanık olmakla' yetinemeyeceğini söyledi. Abbott, partisinin Pauline Hanson liderliğindeki One Nation'ın yükselişini durdurmak için daha net bir muhafazakâr kimlik benimsemesi gerektiğini vurguladı. Bu açıklamalar, Liberaller ve Ulusal Parti'nin (Koalisyon) One Nation'ın artan desteği karşısında ana muhafazakâr parti olma konumlarını kaybetme endişesi yaşadığı bir döneme denk geldi.
Gelişmenin arka planı
Tony Abbott, 2GB radyosunda yaptığı açıklamada, Liberal Parti'nin One Nation ile tercihli oy anlaşması yapması gerektiğini belirtti. 'Eğer muhafazakâr oyların One Nation'a gitmesini istemiyorsak, onlarla çalışmanın bir yolunu bulmalıyız,' diyen Abbott, Liberal Parti'nin sadece İşçi Partisi'nden biraz daha az 'uyanık' olarak fark yaratamayacağını ifade etti. Abbott'un bu çıkışı, Avustralya siyasetinde Koalisyon'un One Nation karşısında artan endişelerini yansıtıyor.
One Nation, özellikle kırsal bölgelerde ve işçi sınıfı seçmenleri arasında güçlü bir destek buluyor. Pauline Hanson'ın partisi, göçmenlik karşıtı ve popülist söylemleriyle dikkat çekiyor. Son anketler, One Nation'ın oy oranının yüzde 15'lere ulaştığını gösteriyor. Bu durum, Koalisyon için ciddi bir tehdit oluşturuyor çünkü One Nation, geleneksel olarak Liberal ve Ulusal Parti'ye oy veren seçmenleri cezbediyor.
Abbott, Liberal Parti'nin iklim değişikliği politikalarından sosyal konulara kadar daha sağlam bir muhafazakâr duruş sergilemesi gerektiğini söyledi. 'Uyanık' (woke) terimini kullanan Abbott, partisinin sol eğilimli kültürel konularda taviz vermemesi gerektiğini savundu. Bu açıklamalar, Liberal Parti içinde ılımlılar ve muhafazakârlar arasındaki bölünmeyi de gün yüzüne çıkardı.
Bölgesel ve küresel boyut
Avustralya'daki bu siyasi gelişme, küresel çapta popülist sağ partilerin yükselişinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. ABD'de Donald Trump'ın etkisi, Avrupa'da ise Birleşik Krallık'taki UKIP ve Fransa'daki Ulusal Birlik gibi partilerin yükselişi, ana akım muhafazakâr partileri zor durumda bırakıyor. Avustralya'da da benzer bir dinamik işliyor: Koalisyon hükümeti, One Nation'ın oylarını geri kazanmak için daha sağ bir çizgi benimsemeye zorlanıyor.
Bu durum, Avustralya'nın dış politikasını da etkileyebilir. Daha muhafazakâr bir Liberal Parti, Çin'e karşı daha sert bir tutum takınabilirken, iklim değişikliği konusunda da uluslararası taahhütlerden geri adım atabilir. Öte yandan, One Nation'ın etkisinin artması, Avustralya'nın göçmenlik politikalarında daha kısıtlayıcı adımlar atılmasına yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avustralya siyasetindeki bu sağa kayma, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel popülist dalganın bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Türkiye, Avustralya ile ekonomik ve siyasi ilişkilerini sürdürmektedir. One Nation'ın göçmen karşıtı söylemleri, Türkiye kökenli Avustralyalıları etkileyebilir. Ayrıca, Avustralya'nın Çin ve diğer bölgesel aktörlerle ilişkilerindeki değişim, Türkiye'nin Asya-Pasifik stratejisini dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, bu tür gelişmeleri izleyerek kendi dış politika hamlelerini şekillendirebilir.