Çin merkezli sosyal medya platformu TikTok, ABD'de çocuk kullanıcıların platformdan kaynaklanan zararları nedeniyle açılan ikinci bireysel dava kapsamında küçük yaştaki bir davacı ile uzlaşma sağladı. Davacı avukatlarının yaptığı açıklamaya göre, taraflar mahkeme süreci başlamadan önce anlaşmaya vardı. Bu anlaşma, TikTok'un genç kullanıcılar üzerindeki etkisine yönelik artan yasal baskıyı yansıtıyor. ABD genelinde yüzlerce benzer dava derdest durumda ve bu dava, platformun sorumluluğu konusunda emsal teşkil edebilecek nitelikte.
Arka plan: TikTok ve genç kullanıcılara yönelik iddialar
TikTok, özellikle algoritmik içerik önerileriyle genç kullanıcıları bağımlı hale getirmek, zihinsel sağlık sorunlarına yol açmak ve kişisel verileri toplamakla suçlanıyor. ABD'de federal düzeyde ve birçok eyalette TikTok'un çocuk güvenliği politikaları sorgulanıyor. Bu dava kapsamında, küçük bir davacının TikTok kullanımı sonucu depresyon ve anksiyete yaşadığı, okul başarısının düştüğü iddia edilmişti. TikTok, platformun güvenliğini artırmak için ebeveyn denetimleri ve yaş sınırlamaları gibi önlemler aldığını belirtiyor. Ancak eleştirmenler, bu adımların yetersiz olduğunu savunuyor. Şirket, daha önce de benzer bir davada anlaşmaya varmıştı ancak bu kez dava, TikTok'un algoritmik tasarımının bilinçli olarak çocukları hedef aldığı iddiasına odaklanıyor.
Küresel boyut: Sosyal medya şirketlerinin karşı karşıya olduğu yasal riskler
TikTok'un karşı karşıya olduğu bu dava, sosyal medya platformlarının çocuk güvenliği konusundaki küresel yasal sorumluluklarını da gündeme getiriyor. ABD'de TikTok'un yanı sıra Meta (Facebook ve Instagram), Snapchat ve YouTube gibi platformlara karşı da benzer davalar açılmış durumda. Avrupa Birliği'nde Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve Dijital Pazarlar Yasası (DMA) gibi düzenlemeler, platformlara daha sıkı kurallar getiriyor. TikTok, ABD'de ulusal güvenlik endişeleriyle de karşı karşıya ve yasaklanma riskiyle boğuşuyor. Bu dava, şirketin hukuki ve itibar riskini artırıyor. Çocuk koruma örgütleri, TikTok'un anlaşma yaparak davayı örtbas etmeye çalıştığını, asıl ihtiyacın platformun iş modelinin köklü bir şekilde değiştirilmesi olduğunu söylüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de TikTok, özellikle genç kullanıcılar arasında son derece popüler. Bu dava, Türkiye'deki sosyal medya düzenlemeleri için emsal oluşturabilir. Türkiye, 2020 yılında sosyal medya yasasıyla platformlara Türkiye'de temsilci bulundurma ve verileri yerelleştirme zorunluluğu getirmişti. Ancak çocuk güvenliği konusunda henüz AB benzeri kapsamlı bir düzenleme bulunmuyor. TikTok'un bu davadaki anlaşması, Türk kamuoyunda platformun gençler üzerindeki etkisine dair tartışmaları yeniden alevlendirebilir. Türkiye'de de çocukların sosyal medya kullanımına yönelik daha sıkı kurallar getirilmesi gündeme gelebilir. Ayrıca bu dava, Türk şirketlerinin global dijital platformlardan kaynaklanan zararlara karşı hukuki yollara başvurma eğilimini artırabilir.