Etiyopya'nın kuzeyindeki Tigray bölgesinde, federal hükümete bağlı milis grupları, bölgenin başkenti Mekelle'de bulunan ana havaalanını geri aldıklarını duyurdu. 3 Ekim'de yapılan açıklamaya göre, hükümet yanlısı güçler, muhalefetin kalesi konumundaki bu stratejik noktayı ele geçirdi. Bu gelişme, bölgede aylardır devam eden çatışmaların seyrini değiştirebilecek nitelikte.
Çatışmaların Arka Planı ve Havaalanının Önemi
Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) ile federal hükümet arasındaki gerilim, Kasım 2020'de Başbakan Abiy Ahmed'in TPLF'ye yönelik askeri operasyon başlatmasıyla açık bir savaşa dönüştü. O tarihten bu yana bölgede yoğun çatışmalar yaşanıyor. Mekelle Havalimanı, bölgeye insani yardım ve askeri ikmal açısından kritik bir lojistik merkez. Havaalanının kontrolü, hem sembolik hem de operasyonel olarak büyük önem taşıyor. Hükümet yanlısı güçlerin burayı geri alması, federal hükümetin bölgede üstünlük sağlama çabasının bir parçası olarak yorumlanıyor.
Ancak TPLF sözcüleri, havaalanının hükümet güçlerinin eline geçtiği iddiasını henüz doğrulamadı. Bölgedeki iletişim kanallarının sınırlı olması nedeniyle haberlerin teyit edilmesi güçleşiyor. Uluslararası gözlemciler, çatışmaların gidişatı hakkında net bilgi almanın zorluğuna dikkat çekiyor.
Etiyopya hükümeti, Tigray operasyonunu "yasadışı silahlı grupları etkisiz hale getirme" olarak tanımlarken, TPLF ise federal hükümeti bölgenin özerkliğini ihlal etmekle suçluyor. Çatışmalar nedeniyle binlerce sivil hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden edildi. Birleşmiş Milletler, bölgede insani krizin derinleştiği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Tigray krizi, yalnızca Etiyopya'nın iç meselesi olarak kalmıyor; Afrika Boynuzu'nda istikrarı tehdit eden bir hal aldı. Komşu ülkeler Eritre ve Sudan, çatışmalara doğrudan veya dolaylı olarak müdahil oldu. Eritre, federal hükümeti desteklerken, Sudan sınır bölgelerinde gerilim yaşanıyor. Bölgesel örgütler ve uluslararası aktörler, ateşkes çağrıları yapıyor ancak somut bir sonuç alınamıyor.
ABD ve Avrupa Birliği, çatışmanın taraflarına yönelik yaptırım tehditlerini artırdı. İnsan hakları ihlalleri raporları, uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. Etiyopya, Afrika'nın en kalabalık ikinci ülkesi olarak bölgede ağırlıklı bir aktör; istikrarsızlık, Kızıldeniz ve Doğu Afrika dengelerini etkiliyor.
Havaalanının geri alınması, federal hükümetin askeri kapasitesini göstermesi açısından önemli. Ancak TPLF gerilla taktikleriyle direnişini sürdürüyor. Uzmanlar, çatışmaların kısa sürede sona ermesinin beklentisinin düşük olduğunu belirtiyor. Bölgeye insani yardımların ulaştırılması, havaalanının kontrolüne bağlı. Bu nedenle gelişme, sadece askeri değil insani açıdan da kritik.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Etiyopya ile son yıllarda ekonomik ve siyasi ilişkilerini güçlendirdi. Türk şirketleri, Etiyopya'da altyapı, enerji ve tekstil sektörlerinde önemli yatırımlara sahip. Tigray'daki istikrarsızlık, bu yatırımların güvenliğini ve bölgesel ticaret yollarını riske atabilir. Ayrıca Türkiye, Afrika Boynuzu'nda nüfuzunu artırmak için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Çatışmanın uzaması, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik çıkarlarını ve insani yardım operasyonlarını olumsuz etkileyebilir. Ankara'nın, taraflar arasında arabuluculuk yapma potansiyeli bulunuyor; ancak şu ana kadar resmi bir girişim duyurulmadı.