Etiyopya'nın kuzeyindeki Tigray bölgesinde çatışmaların yeniden patlak vermesi üzerine internet erişimi kısıtlandı. Bölge, 2020-2022 yılları arasında yaşanan iki yıllık iç savaş sırasında dış dünyadan tamamen kopmuş, iletişim ve insani yardım kanalları büyük ölçüde kesilmişti. Yeni kısıtlama, bölgede artan gerilim ve silahlı çatışmaların ardından geldi.
Çatışmaların Arka Planı ve İnternet Kesintileri
Tigray, Etiyopya'nın kuzeyinde yer alan ve yaklaşık 6 milyon nüfusa sahip bir bölge. 2020 yılında Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) ile federal hükümet arasında başlayan çatışmalar, 2022'de Pretoria Anlaşması ile sona ermişti. Ancak son haftalarda bölgede yeniden silahlı çatışmaların başladığı haberleri geliyor. Yetkililer, güvenlik gerekçesiyle internet erişimini kısıtlama kararı aldıklarını açıkladı. Bu tür kesintiler, bölgedeki insan hakları ihlallerinin ve insani krizin boyutlarının dış dünyaya yansımasını engelliyor.
İnternet kesintileri, sadece iletişimi değil aynı zamanda bankacılık, sağlık ve eğitim gibi temel hizmetleri de olumsuz etkiliyor. Tigray'de daha önceki iç savaş sırasında da benzer şekilde elektrik, su ve iletişim altyapısı büyük zarar görmüştü. Uluslararası kuruluşlar, bölgeye insani yardım ulaştırmakta zorlanıyor. Birleşmiş Milletler ve çeşitli sivil toplum örgütleri, taraflara çağrıda bulunarak sivil halkın zarar görmemesi ve insani erişimin sağlanması için adım atılmasını istiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya, Afrika Boynuzu'nda stratejik bir konuma sahip. Tigray'daki istikrarsızlık, komşu ülkeler Eritre, Sudan ve Cibuti'yi de etkiliyor. Eritre, iç savaş sırasında federal hükümeti desteklemişti. Sudan ise Tigray'dan kaçan mültecilere ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki çatışmalar, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki güvenlik dengelerini de etkileyebilir. Ayrıca Etiyopya, Nil Nehri üzerindeki Rönesans Barajı (GERD) nedeniyle Mısır ve Sudan ile anlaşmazlık yaşıyor. İç istikrarsızlık, bu müzakereleri de zora sokabilir.
Uluslararası toplum, Etiyopya'daki çatışmalara müdahale etmekte isteksiz davranıyor. ABD ve Avrupa Birliği, taraflara ateşkes çağrısı yapmakla yetiniyor. Çin ve Rusya ise Etiyopya hükümetiyle ilişkilerini sürdürüyor. Bu durum, insani krizin daha da derinleşmesine yol açabilir. İnternet kesintileri, bilgi akışını engelleyerek savaş suçlarının ve insan hakları ihlallerinin belgelenmesini zorlaştırıyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler gibi kuruluşlar, Etiyopya'yı internet özgürlüğünü en çok kısıtlayan ülkeler arasında gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika Boynuzu'nda son yıllarda etkinliğini artıran bir aktör. Etiyopya ile ticari ve diplomatik ilişkileri bulunan Türkiye, bölgedeki istikrarsızlıktan doğrudan etkilenebilir. Türk müteahhitlik firmaları Etiyopya'da altyapı projeleri yürütüyor; çatışmalar bu yatırımları riske atabilir. Ayrıca Türkiye, Somali ve Sudan gibi ülkelerle de yakın ilişkilere sahip. Tigray'daki çatışmaların yeniden alevlenmesi, Kızıldeniz'deki güvenlik dengelerini sarsarak Türkiye'nin deniz ticaret yollarını olumsuz etkileyebilir. İnsani krizin derinleşmesi ise bölgesel göç dalgalarını tetikleyerek Türkiye'ye yönelik göç baskısını artırabilir.