ABD'de enflasyonla mücadelede kritik bir dönemece giriliyor. Barclays ABD ekonomisti Pooja Sriram, 10 Ağustos'ta açıklanacak Temmuz Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin, enflasyonun yeniden canlanacağına dair artan endişeleri netleştirmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Sriram, Haziran ayında görülen yumuşamanın kısa ömürlü olabileceğini ve Temmuz verisinin tek başına belirleyici olmasa da, Federal Rezerv'in (Fed) para politikası üzerinde önemli sinyaller vereceğini vurguladı.
Enflasyonun Görünümü ve Haziran Verisinin Ardından
ABD Çalışma Bakanlığı'nın Haziran ayı TÜFE raporu, yıllık enflasyonun yüzde 3,0'a gerilediğini ve aylık artışın yavaşladığını göstermişti. Bu veri, piyasalarda Fed'in faiz indirimlerine yaklaştığı beklentisini güçlendirmişti. Ancak Barclays ekonomisti, bu iyimser tablonun kalıcı olmayabileceğini, enflasyonun hizmet sektöründeki yapışkanlık ve emtia fiyatlarındaki oynaklık nedeniyle yeniden yükselebileceğini ifade etti. Özellikle konut maliyetleri ve enerji fiyatlarındaki gelişmelerin Temmuz verisini etkilemesi bekleniyor.
Sriram, Temmuz TÜFE verisinin Fed'in gelecekteki adımları için bir dönüm noktası olabileceğini kaydetti. “Veri, enflasyonun hedefe doğru sürdürülebilir bir şekilde düşüp düşmediğini veya son dönemdeki düşüşün geçici olup olmadığını gösterecek. Bu, Fed'in eylül toplantısında faiz indirimi için yeşil ışık yakmasını sağlayabilir ya da bu beklentileri erteleyebilir” dedi.
Küresel Enerji ve Emtia Fiyatlarının Etkisi
Temmuz ayında küresel enerji fiyatlarındaki artış ve OPEC+'ın üretim kesintileri, ABD'de benzin ve doğal gaz fiyatlarını yukarı çekti. Bu durum, enflasyonun ana bileşenleri arasında yer alan enerji kaleminde yukarı yönlü bir baskı oluşturuyor. Gıda fiyatları da El Nino etkisiyle tarım ürünlerindeki tedarik sıkıntıları nedeniyle arttı. Uzmanlar, bu gelişmelerin TÜFE'ye olumsuz yansıyabileceğini ve yıllık enflasyonun yeniden yüzde 3,2-3,4 aralığına çıkabileceğini öngörüyor.
Piyasalar, Temmuz TÜFE verisinin ardından Fed’in faiz politikasına yönelik beklentilerini yeniden şekillendirecek. Şu anda vadeli işlemler, Fed'in eylülde faiz indirimine gitme olasılığını yüzde 40 civarında fiyatlıyor. Ancak enflasyon verisinin yüksek gelmesi halinde bu olasılık hızla düşebilir. Ayrıca, güçlü tarım dışı istihdam raporları, ekonomik aktivitenin hâlâ dirençli olduğunu göstererek enflasyon risklerini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki enflasyon seyri ve Fed'in faiz politikası, gelişen piyasalar başta olmak üzere küresel finansal koşulları doğrudan şekillendiriyor. Fed'in faiz artırımlarına devam etmesi, Türkiye gibi gelişen ülkelerde sermaye çıkışlarına ve kur baskısına yol açabilir. Bu durum, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın para politikasını etkileyerek, enflasyonla mücadelede ek zorluklar oluşturabilir. Öte yandan, enflasyonun kontrol altına alınması ve Fed'in faiz indirimlerine gitmesi durumunda gelişen ülkelere yönelik fon akışı artabilir ve bu durum Türkiye'de finansal istikrarı olumlu etkileyebilir. Bu nedenle, Temmuz TÜFE verisi yalnızca ABD için değil, küresel piyasalar ve Türkiye ekonomisi için de kritik bir öneme sahiptir.