ABD'nin en büyük şeyl petrol ve gaz sahası Permiyen Havzası'nda (Permian Basin) iki zıt uç aynı anda yaşanıyor. Petrol üreticileri, İran'a yönelik askeri operasyonların tetiklediği tarihi fiyat rallisinin meyvelerini toplarken, doğalgaz üreticileri tam tersi bir durumla karşı karşıya: Çıkardıkları gazı alması için müşterilere para ödüyor, hatta kârlılık sağlanamayınca kuyuları kapatmayı değerlendiriyorlar. Bu paradoks, küresel enerji piyasalarındaki derin dengesizliklerin ve ABD enerji politikalarının çarpıcı bir örneği olarak öne çıkıyor.
Petrol Rallisi ve Doğalgazın Kabusu
İran'a yönelik artan jeopolitik gerilimler, ham petrol fiyatlarını varil başına 90 doların üzerine taşıdı. Permiyen Havzası'ndaki petrol üreticileri bu durumdan büyük kâr elde ederken, yan ürün olarak çıkan doğalgazın fiyatı ise dip seviyelerde seyrediyor. ABD doğalgaz referans fiyatı Henry Hub, milyon İngiliz ısı birimi (MMBtu) başına 2 doların altına gerilemiş durumda. Bu fiyat, birçok üretici için üretim maliyetinin altında kaldığından, şirketler zararına çalışmak zorunda kalıyor.
Bölgedeki doğalgaz üreticileri, çıkardıkları gazı satmakta zorlanıyor. Boru hattı kapasitesinin yetersiz olması ve depolama imkanlarının sınırlı olması nedeniyle, üreticiler bazen müşterilere para ödeyerek gazı almalarını sağlıyor. Bu durum, 2020'de pandemi sırasında da yaşanmış, ancak şimdiki kadar yaygın olmamıştı. Özellikle küçük bağımsız üreticiler, bu koşullar altında faaliyetlerini sürdürmekte zorlanıyor.
Kuyu Kapatma ve Sektöre Etkileri
Bazı şirketler, doğalgaz kuyularını geçici olarak kapatma kararı aldı. Bu durum, hem üretimin durmasına hem de iş gücü kayıplarına yol açıyor. Uzmanlar, eğer doğalgaz fiyatları toparlanmazsa, daha fazla kuyunun kapatılmasının kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. Öte yandan, petrol üreticileri, yan ürün olarak çıkan doğalgazı yakarak (flaring) imha etse de, bu yöntem çevresel baskılar ve düzenlemeler nedeniyle giderek daha pahalı hale geliyor.
Bu gelişme, ABD'nin enerji bağımsızlığı hedefleri açısından da önemli bir sınav. Permiyen Havzası, ABD'nin hem petrol hem gaz üretiminde kilit rol oynuyor. Ancak mevcut dengesizlik, sektördeki kırılganlıkları gözler önüne seriyor. Doğalgaz fiyatlarındaki düşüklük, yatırımları da olumsuz etkileyerek uzun vadede üretim kapasitesini düşürebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD doğalgaz piyasasındaki bu dengesizlik, küresel LNG arzını etkileyebilir. ABD, son yıllarda büyük LNG ihracatçısı haline gelmişti; ancak iç piyasadaki düşük fiyatlar, ihracat projelerinin kârlılığını sorgulatıyor. Türkiye, LNG ithalatında ABD'ye alternatif olarak baksa da, bu gelişme küresel doğalgaz fiyatlarını düşürücü etki yapabilir. Türkiye'nin enerji maliyetleri açısından kısa vadede olumlu bir durum oluşsa da, ABD'nin üretim kesintileri ve yatırım iştahının azalması, orta vadede arz güvenliği riski doğurabilir. Türkiye, bu nedenle enerji kaynaklarını çeşitlendirme stratejisini sürdürmelidir.