Nasdaq 100 Endeksi'nde son üç ayda yaşanan yüzde 30'luk yükseliş, normal şartlarda yatırımcıları kâr satışına yönlendirirdi. Ancak mevcut piyasa dinamikleri tam tersini gösteriyor: Yatırımcılar bu rallinin daha başında olduğuna inanıyor ve 2007'den bu yana en yüksek opsiyon primlerini ödemeye hazır. Chicago Opsiyon Borsası (CBOE) verilerine göre, Nasdaq 100 üzerine yazılan çağrı (alım) opsiyonlarının fiyatı, 2007'deki borsa zirvesinden bu yana en pahalı seviyesine ulaştı. Bu durum, yatırımcıların teknoloji hisselerindeki yükselişin devam edeceğine dair güçlü bir bahis oynadığını ortaya koyuyor.
Opsiyon Piyasasında Rekor Seviyede İyimserlik
Teknoloji ağırlıklı Nasdaq 100 Endeksi, 2024 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 30 değer kazanarak yatırımcıları şaşırttı. Genellikle bu tür hızlı yükselişlerin ardından kâr satışı gelirken, opsiyon piyasasındaki veriler tam tersini işaret ediyor. CBOE'nin hesapladığı Nasdaq 100 30 günlük çağrı opsiyonu fiyat endeksi, 2007 yılındaki tüm zamanların en yüksek seviyesine yaklaştı. Bu, yatırımcıların hisse senetlerindeki yükselişin devam edeceğine dair olağanüstü bir iyimserlik taşıdığını gösteriyor.
Analistler, bu durumun bir 'FOMO' (kaçırma korkusu) dalgasından kaynaklandığını belirtiyor. Yapay zeka ve teknoloji devleri etrafındaki heyecan, yatırımcıların yükselişten geri kalmamak için yüksek prim ödemeye razı olmasına yol açıyor. Özellikle Nvidia, Microsoft ve Alphabet gibi mega-cap teknoloji hisselerine olan talep, opsiyon piyasasında olağanüstü bir hacim artışına neden oldu. Ancak bu aşırı iyimserlik, bir düzeltme riskini de beraberinde getiriyor. 2007'deki benzer seviyelerin ardından gelen küresel mali kriz, yatırımcılara opsiyon piyasasındaki coşkunun her zaman sürdürülebilir olmadığını hatırlatıyor.
Küresel Piyasalara Yansımaları
Nasdaq 100'deki bu ralli, sadece ABD piyasalarını değil, küresel risk iştahını da etkiliyor. Avrupa ve Asya borsaları, ABD teknoloji hisselerindeki yükselişin gölgesinde kaldı. Ancak yatırımcıların opsiyonlara bu kadar yüksek prim ödemesi, piyasanın aşırı ısındığına dair uyarı sinyalleri veriyor. Goldman Sachs stratejistlerine göre, opsiyon fiyatlarındaki bu artış, piyasanın 'tamamen fiyatlanmış' olduğu anlamına gelmiyor; ancak herhangi bir olumsuz haberin sert satışlara yol açabileceği bir ortam yaratıyor.
Fed'in faiz politikaları ve enflasyon verileri, teknoloji hisseleri üzerindeki en büyük belirsizlik kaynakları olmaya devam ediyor. Eğer Fed faiz indirimlerine devam ederse, bu durum teknoloji şirketlerinin borçlanma maliyetlerini düşürerek ralliye ek ivme kazandırabilir. Ancak enflasyonun beklenenden yüksek gelmesi, faiz indirimi beklentilerini azaltarak hisselerde düzeltmeye yol açabilir. Opsiyon piyasasındaki yüksek primler, yatırımcıların bu belirsizliklere karşı korunma ihtiyacını da yansıtıyor olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel teknoloji hisselerindeki bu iyimserlik, Türkiye'deki BIST 100 ve özellikle teknoloji endeksine de yansıyor. Türk yatırımcılar, ABD'deki ralliye paralel olarak yerli teknoloji hisselerine ilgi gösterse de, TL bazında getiriler kur oynaklığı nedeniyle sınırlı kalıyor. ABD piyasalarında yaşanacak sert bir düzeltme, Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalarda sermaye çıkışına neden olabilir. Bu nedenle Türk yatırımcıların, opsiyon piyasasındaki aşırı iyimserlik sinyallerini dikkate alarak, pozisyonlarını çeşitlendirmesi ve risk yönetimine öncelik vermesi gerekiyor.