Londra'da 10 kadına tecavüz etmekten ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Zhenhao Zou'nun, hakkında ek cinsel saldırı suçlamalarıyla karşılaşabileceği ortaya çıktı. Yetkililer, Zou'nun başka mağdurlara karşı da suç işlediğine dair kanıtların bulunduğunu ve soruşturmanın genişletildiğini açıkladı. Zou, geçtiğimiz ay görülen davada suçlu bulunarak cezaevine gönderilmişti.
Gelişmenin Arka Planı
Zhenhao Zou, 2025 yılı başında Londra merkezli bir mahkeme tarafından 10 ayrı tecavüz suçundan suçlu bulunarak ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Zou'nun 2020-2023 yılları arasında çoğunlukla uluslararası öğrencilere karşı sistematik cinsel saldırılar gerçekleştirdiğini tespit etti. Zou, mağdurlarla genellikle sosyal medya ve tanışma uygulamaları üzerinden iletişim kuruyor, ardından onları evine veya otel odalarına davet ederek saldırıda bulunuyordu. Dava sürecinde etkileyici tanıklıklar ortaya çıkmış, bazı mağdurlar yaşadıkları travmayı mahkemede anlatmıştı. Polis, Zou'nun dijital cihazlarında çok sayıda mağdura ait görüntü ve videolar bulmuş, bu da başka suçların işlenmiş olabileceğine dair güçlü kanıtlar oluşturmuştu. Zou'nun suçlarını itiraf etmemesi ve pişmanlık göstermemesi, cezanın en üst sınırdan verilmesinde etkili oldu.
Şimdi, Metropolitan Polisi'nin Zou hakkında ek suçlamalar yöneltebileceği belirtiliyor. Soruşturmaya yakın kaynaklara göre, polis Zou'nun potansiyel olarak 20'den fazla kadına saldırmış olabileceğini değerlendiriyor. Bazı mağdurların henüz kimliklerinin tespit edilemediği, bazılarının ise korku nedeniyle şikayetçi olmaktan çekindiği ifade ediliyor. Yetkililer, özellikle Zou'nun yurt dışı bağlantılarını ve seyahatlerini mercek altına almış durumda. Zou'nun Çin vatandaşı olması ve Birleşik Krallık'ta öğrenci vizesiyle bulunması, soruşturmanın uluslararası boyut kazanmasına neden oldu. Çin makamlarıyla da temas kurulduğu ve olası işbirliği seçeneklerinin değerlendirildiği öğrenildi.
İngiliz hukuk sistemi, bir kez mahkûm edilen bir kişi hakkında yeni deliller ortaya çıktığında ek suçlamalar yöneltilmesine izin veriyor. Ancak Zou zaten ömür boyu hapis cezası aldığı için yeni suçlamalar ceza süresini pratikte değiştirmeyecek; yine de mağdurların adalet arayışı ve kamu güvenliği açısından bu süreç önem taşıyor. Uzmanlar, bu tür davaların cinsel saldırı mağdurlarının seslerinin duyulması ve faillerin tüm suçlarının ortaya çıkarılması için kritik olduğunu vurguluyor. Ayrıca, Zou'nun davası Birleşik Krallık'ta uluslararası öğrencilere yönelik cinsel şiddet konusunda farkındalığı artırmış, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları önlem çağrılarını yoğunlaştırmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Zhenhao Zou davası, yalnızca Birleşik Krallık'ı ilgilendiren bir adli vaka olmanın ötesinde, küresel ölçekte cinsel şiddet ve göçmen öğrenci güvenliği konularını gündeme getiriyor. Zou'nun Çin vatandaşı olması, olayın Çin-İngiltere ilişkilerinde hassas bir başlık haline gelmesine yol açtı. Çin hükümeti, vatandaşlarının yurt dışında korunması konusunda genellikle hassasiyet gösterirken, İngiltere'de artan Çin karşıtı duygular veya Asyalı öğrencilere yönelik ayrımcılık endişeleri de bulunuyor. Dava, her iki ülkedeki kamuoyunda geniş yankı uyandırdı; sosyal medyada mağdurlara destek mesajları paylaşılırken, bazı kesimler uluslararası öğrencilere yönelik koruma mekanizmalarının yetersizliğini eleştirdi.
Uluslararası öğrenci hareketliliği, özellikle pandemi sonrası dönemde hızla artmış durumda. Birleşik Krallık, yükseköğrenimde uluslararası öğrencilere bağımlı bir ekonomiye sahip; Çin, en büyük öğrenci gönderen ülkelerden biri. Bu tür olaylar, ülkenin güvenlik algısını zedeleyerek potansiyel öğrencilerin tercihlerini etkileyebilir. Öte yandan, dava cinsel saldırı mağdurlarının adalet arayışında karşılaştıkları zorlukları da gözler önüne seriyor. Birçok mağdurun dil bariyeri, vize statüsü korkusu veya damgalanma endişesiyle suç duyurusunda bulunmaktan çekindiği biliniyor. İngiliz polisi, son yıllarda bu konuda daha fazla mağdurun şikayetçi olması için çeşitli dillerde destek hattı kurmuş ve üniversitelerle işbirliğini artırmıştı. Zou davası, bu çabaların ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi.
Küresel bağlamda, cinsel şiddetle mücadele ve mağdur hakları, Birleşmiş Milletler'in sürdürülebilir kalkınma hedefleri arasında yer alıyor. Kadına yönelik şiddet, dünya genelinde yaygın bir sorun olmaya devam ediyor ve pandemi döneminde artış gösterdiği raporlanmıştı. Zou'nun davası, sınır aşan suçlarda uluslararası adli işbirliğinin önemini de vurguluyor. İngiltere ve Çin arasında suçluların iadesi anlaşması bulunmuyor; bu da Zou'nun olası yurt dışı bağlantılarının soruşturulmasını zorlaştırabilir. Yine de İngiliz yetkililer, Interpol kanalıyla işbirliği yapabileceklerini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Zhenhao Zou davası, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, uluslararası öğrenci hareketliliği ve cinsel şiddetle mücadele açısından Türkiye için önemli dersler içeriyor. Türkiye, son yıllarda artan sayıda uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyor; özellikle Suriye, Azerbaycan, Türkmenistan ve Afrika ülkelerinden gelen öğrenciler bulunuyor. Bu öğrencilerin güvenliği ve haklarının korunması, Türkiye'nin uluslararası itibarı ve kamu güvenliği açısından kritik. Dava, üniversitelerin ve kolluk kuvvetlerinin yabancı öğrencilere yönelik farkındalık ve destek mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, sınır aşan cinsel suçlarda uluslararası adli işbirliğinin önemi, Türkiye'nin de taraf olduğu İstanbul Sözleşmesi çerçevesinde ele alınmalı. Türkiye, benzer vakalarda mağdurların korunması ve faillerin cezalandırılması için yasal altyapısını güçlendirmeli.