Türk Donanması'na ait derin deniz arama ve kurtarma gemisi TCG Işın, Kıbrıs açıklarında meydana gelen ve 20 kişinin hâlâ kayıp olduğu feribot faciasında arama çalışmalarına katılmak üzere bölgeye hareket etti. Geminin, batık Filo Jet feribotunun deniz altındaki yolculuk veri kaydedicisini (VDR) 514 metre derinlikte bulmada kritik bir rol oynaması bekleniyor.
Filo Jet faciası ve arama çalışmalarının seyri
Kıbrıs'ın güney kıyılarında, 2 Mart 2025 tarihinde yolcu feribotu Filo Jet'in alabora olması sonucu büyük bir deniz felaketi yaşandı. Feribot, Limasol'dan Yunanistan'ın Rodos adasına giderken, henüz belirlenemeyen bir nedenle battı. Olayda şu ana kadar 18 kişinin cesedine ulaşıldı, 20 kişi ise hâlâ kayıp. Arama kurtarma ekipleri, deniz yüzeyinde ve kıyı şeridinde yaptığı taramalarda kayıplara ulaşamayınca, arama çalışmaları deniz altına yoğunlaştırıldı.
Kıbrıs Rum Yönetimi'nin talebi üzerine Türkiye, bölgeye TCG Işın gemisini gönderme kararı aldı. TCG Işın, sonar sistemi ve uzaktan kumandalı denizaltı araçları (ROV) ile donatılmış özel bir arama kurtarma gemisi olarak biliniyor. Geminin, batığın bulunduğu bölgede 514 metre derinlikteki veri kaydedici cihazı tespit etmesi ve kurtarma ekiplerine yol göstermesi planlanıyor. Veri kaydedicinin elde edilmesi, facianın nedenine ışık tutması açısından büyük önem taşıyor.
Kıbrıs'ta 1974'ten bu yana süregelen siyasi bölünmüşlük nedeniyle, adanın güneyinde yaşanan bu tür bir felakette Türkiye'nin yardım teklifi, iki toplum arasındaki iş birliği açısından sembolik bir anlam da taşıyor. Türkiye, daha önce de bölgede meydana gelen doğal afetlerde ve kazalarda arama kurtarma ekipleriyle destek sağlamıştı. Bu kez TCG Işın'ın gönderilmesi, iki ülke arasındaki insani yardım koridorunun açık olduğunu gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Filo Jet faciası, Doğu Akdeniz'de deniz güvenliği konusunu yeniden gündeme getirdi. Bölge, göçmen hareketliliği, enerji kaynakları ve askeri gerilimler nedeniyle zaten yoğun bir deniz trafiğine sahne oluyor. Bu tür bir kazanın ardından, hem Kıbrıs Rum Yönetimi hem de diğer Akdeniz ülkeleri, deniz taşımacılığında güvenlik standartlarının gözden geçirilmesi çağrısında bulundu. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), kazayla ilgili soruşturma başlatırken, feribotun yaşı ve bakım durumu da tartışma konusu oldu.
Kaza, aynı zamanda Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki arama kurtarma kapasitesini de gözler önüne serdi. TCG Işın gibi derin deniz araçlarına sahip olan Türkiye, bölgede etkin bir aktör olarak öne çıkıyor. Bu durum, Türkiye'nin yalnızca askeri değil, insani alanlarda da bölgesel güç olma iddiasını güçlendiriyor. Uzmanlar, bu tür operasyonların Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki göçmen anlaşması ve Kıbrıs sorunu gibi hassas konularda diyaloğu artırabileceğini ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
TCG Işın'ın Kıbrıs Rum Kesimi'ne yardım göndermesi, Türk dış politikasının 'insani diplomasi' anlayışının bir yansıması. Bu adım, Doğu Akdeniz'deki gerilimlere rağmen Ankara'nın insani krizlerde siyasi farklılıkları bir kenara bırakabildiğini gösteriyor. Ayrıca, arama kurtarma yeteneklerinin sergilenmesi, Türkiye'nin bölgedeki deniz gücünün yumuşak güç boyutunu besliyor. Bu operasyon, gelecekte benzer durumlarda Türkiye'nin iş birliğine açık olduğu mesajını verirken, Kıbrıs sorununda uluslararası kamuoyunda olumlu bir algı oluşturabilir.