Tayvan, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleşmesi beklenen zirveyi yakından izliyor. Ada yönetimi, ABD'nin Tayvan'a yönelik silah satışlarının devam etmesini umut ediyor. Çin, Washington'a silah satışlarını durdurma çağrısını en son mayıs ayında Pekin'de düzenlenen Trump-Xi zirvesinde yapmıştı. Tayvan, olası bir zirvede silah satışlarının pazarlık konusu haline gelmesinden endişe ediyor.
Zirve öncesi Tayvan'ın endişeleri
Tayvan hükümeti, Xi Jinping ve Donald Trump arasındaki olası görüşmede ABD'nin Tayvan'a yönelik silah satışlarının gündeme gelmesinden kaygılı. Çin, uzun süredir Washington'a Tayvan'a silah satışını durdurması yönünde baskı yapıyor. Mayıs ayında Pekin'de yapılan zirvede bu konu Çin tarafından güçlü şekilde dile getirilmişti. Tayvan, ABD'nin kendisini savunma taahhüdünün zayıflamasından endişe ediyor.
ABD, Tayvan'a çeşitli silah sistemleri satıyor. Son yıllarda satışlarda artış yaşandı. Çin her seferinde tepki gösteriyor ve Washington'u suçluyor. Tayvan, bu satışları kendi güvenliği için hayati görüyor. Ada yönetimi, ABD'nin Çin ile ilişkilerini düzeltmek adına Tayvan'ı gözden çıkarmayacağını umuyor.
Uzmanlar, Trump yönetiminin Tayvan konusunda önceki yönetimlere göre daha agresif bir tutum izlediğini belirtiyor. Ancak Trump'ın kişisel diplomasi tarzı ve Çin ile ticaret anlaşması arayışı, Tayvan'ı endişelendiriyor. Beyaz Saray'dan henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Bölgesel ve küresel boyut
Tayvan Boğazı, dünyanın en hassas bölgelerinden biri. ABD ile Çin arasındaki rekabet, Tayvan üzerinden şekilleniyor. Çin, Tayvan'ı kendi toprağı olarak görüyor ve birleşme hedefini açıkça dile getiriyor. ABD ise Tayvan'ın kendi kaderini tayin hakkını destekliyor ve ada için bir güvenlik garantisi olarak silah satışlarını sürdürüyor. Son yıllarda Çin, Tayvan çevresinde askeri tatbikatlarını artırdı. ABD de bölgede serbest navigasyon operasyonları düzenliyor.
Xi-Trump zirvesi, sadece Tayvan değil, tüm Asya-Pasifik için kritik. Kuzey Kore nükleer sorunu, Güney Çin Denizi anlaşmazlıkları ve ticaret savaşı da masada. Tayvan, bu denklemde pazarlık kozu olmaktan çekiniyor. Ada, ABD'nin Çin ile büyük bir anlaşma yaparken Tayvan'ın güvenliğini feda etmeyeceğine inanmak istiyor.
Çin, ABD'ye silah satışlarının durdurulması çağrısını yineliyor. Çin Dışişleri Bakanlığı, satışların 'Çin'in iç işlerine müdahale' olduğunu savunuyor. ABD ise Tayvan'a yönelik silah satışlarının yasal ve düzenli olduğunu belirtiyor. Tayvan, ABD'nin silah satışlarını sürdürmesinin kendi savunma kapasitesi için elzem olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tayvan Boğazı'ndaki gerilim, küresel güç dengelerini etkiliyor. ABD-Çin rekabeti, Türkiye'nin de içinde bulunduğu NATO ittifakı ve Avrasya güvenlik mimarisi açısından önemli. Türkiye, Doğu Akdeniz ve Karadeniz'de benzer jeopolitik baskılarla karşılaşıyor. Büyük güçlerin küçük aktörleri pazarlık kozu olarak kullanması, Türkiye'nin savunma sanayii ve dış politika bağımsızlığı açısından ders niteliğinde. Ayrıca, olası bir Tayvan krizi, küresel tedarik zincirlerini ve enerji fiyatlarını etkileyerek Türkiye ekonomisini dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye, denge politikası izleyerek hem ABD hem de Çin ile ilişkilerini yönetmeye çalışıyor.