Tayvan, dünyada evcil hayvan sayısının 0-14 yaş arası çocuk sayısını geride bıraktığı nadir ülkelerden biri haline geldi. Adada artan konut fiyatları ve yaşam maliyetleri, genç çiftlerin ebeveynlik yerine evcil hayvan sahiplenmeyi tercih etmesine yol açıyor. Bu eğilim, Tayvan'ın zaten düşük olan doğum oranını daha da aşağı çekerken, ekonomi politikalarının toplumsal yansımalarını gözler önüne seriyor.
Gelişmenin arka planı
Tayvan İçişleri Bakanlığı verilerine göre, 2022 yılı itibarıyla adada 2,9 milyon evcil hayvan bulunurken, 0-14 yaş arası çocuk sayısı 2,8 milyona geriledi. Bu rakam, 2020'de yapılan son kapsamlı sayımda evcil hayvan sayısının 2,3 milyon, çocuk sayısının ise 3,1 milyon olduğu düşünüldüğünde, iki yıl içinde önemli bir değişime işaret ediyor. Uzmanlar, bu dönüşümün arkasında konut fiyatlarındaki yıllık ortalama yüzde 10'luk artış ve enflasyonla mücadele eden hanehalklarının bütçe kısıtlamaları olduğunu belirtiyor.
Tayvan'da bir dairenin ortalama fiyatı, Taipei'de metrekare başına 5.000 ABD dolarını aşarken, asgari ücretin 700 dolar civarında olması, genç çiftlerin çocuk sahibi olma hayallerini zorlaştırıyor. Bunun yerine, daha düşük maliyetli ve bakımı daha kolay olan kedi ve köpekler, aile bütçesine uygun bir alternatif olarak öne çıkıyor. Veteriner harcamaları ve mama giderleri, bir çocuğun eğitim, sağlık ve barınma masraflarının onda biri kadar. Bu ekonomik gerçeklik, Tayvanlıların hayatlarını kökten değiştiriyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Tayvan, bu konuda yalnız değil. Japonya ve Güney Kore de benzer demografik değişimler yaşıyor. Japonya'da evcil hayvan sayısı 2021'de çocuk sayısını geçerken, Güney Kore'de 2023 yılında bu eşiğe ulaşılması bekleniyor. Bu üç ülkenin ortak noktası, yüksek yaşam maliyetleri, düşük doğum oranları ve hızla yaşlanan nüfus. Ancak Tayvan, 2022'de dünyanın en düşük doğum oranına sahip ülkesi olarak dikkat çekiyor (kadın başına 1,09 çocuk). Hükümet, doğum oranını artırmak için vergi indirimleri ve kreş sübvansiyonları gibi önlemler aldı ancak bunlar evcil hayvan popülasyonundaki büyümeyi yavaşlatamadı.
Küresel ölçekte, bu durum gelişmiş ekonomilerde bir eğilim haline geliyor: Aşırı şehirleşme ve ekonomik belirsizlik, gençlerin çocuk sahibi olmayı ertelemesine veya tamamen vazgeçmesine neden oluyor. Pet industry verileri, küresel evcil hayvan pazarının 2027'ye kadar 350 milyar dolara ulaşmasını bekliyor. Bu eğilim, toplumların dönüşümünün sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir boyutu olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tayvan'daki bu gelişme, Türkiye için de önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de benzer bir eğilim olmasa da, artan enflasyon ve konut fiyatları gençlerin aile kurma planlarını ertelemelerine yol açıyor. 2022'de Türkiye'de doğum oranı 1,6'ya geriledi. Bu, Tayvan ve diğer Doğu Asya ülkelerindeki hızlı düşüşün habercisi olabilir. Türkiye'nin ekonomik istikrarı sağlamak ve gençlere uygun fiyatlı konut ve yaşam koşulları sunmak için yapısal reformlara ihtiyacı var. Aksi takdirde, benzer bir demografik kriz kaçınılmaz olacaktır.