Tayland Başbakanı Srettha Thavisin, Bangkok'taki Siam Paragon alışveriş merkezinde 3 Ekim'de iki kişinin ölümüne ve beş kişinin yaralanmasına neden olan 14 yaşındaki saldırganın ardından ülke genelinde ateşli silah ruhsatı verilmesini askıya aldı. Saldırgan ve büyükannesi, perşembe günü düzenlenen cenaze töreniyle toprağa verildi. Olay, Tayland'da silah kontrolü tartışmalarını yeniden alevlendirdi ve hükümeti harekete geçmeye itti.
Gelişmenin Arka Planı
Olay, 3 Ekim Salı günü öğleden sonra Bangkok'un en işlek alışveriş merkezlerinden biri olan Siam Paragon'da meydana geldi. 14 yaşındaki bir erkek çocuk, babasının ruhsatlı silahını kullanarak alışveriş merkezinde ateş açtı. Saldırıda bir Çinli turist ve bir Myanmar vatandaşı hayatını kaybetti; aralarında bir Çinli turistin de bulunduğu beş kişi yaralandı. Saldırgan kısa sürede polis tarafından gözaltına alındı. Saldırganın daha önce psikiyatrik tedavi gördüğü ve bazı ilaçları kullanmayı bıraktığı belirtildi.
Başbakan Srettha Thavisin, saldırının ardından yaptığı açıklamada, "Silah ruhsatı başvurularını geçici olarak durduruyoruz ve mevcut ruhsatların yenilenmesini de askıya alıyoruz," dedi. Ayrıca, ülkede silah sahipliğini düzenleyen yasaların sıkılaştırılacağını ve özellikle internet üzerinden satılan kurusıkı tabancaların gerçek silaha dönüştürülmesinin engelleneceğini ifade etti. Tayland'da 2019 yılında yapılan bir araştırmaya göre, halkın yaklaşık %6'sının silah sahibi olduğu tahmin ediliyor. Silah sahipliği oranı, komşu ülkelere kıyasla oldukça yüksek.
Saldırgan ve büyükannesi, perşembe günü Bangkok'un Khlong Sam Wa bölgesindeki bir Budist tapınağında düzenlenen törenle yakıldı. Aile, cenaze töreninin özel olarak yapılmasını istedi. Saldırganın kimliği, reşit olmaması nedeniyle açıklanmadı. Büyükannenin saldırıdan bir gün önce öldüğü ve ailenin yas içinde olduğu bildirildi. Bazı medya kuruluşları, saldırganın büyükannesinin ölümünün ardından psikolojik olarak zor bir dönem geçirdiğini öne sürdü ancak bu iddia yetkililerce doğrulanmadı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Saldırı, Tayland'da turizmin canlanmaya başladığı bir dönemde gerçekleşti. Siam Paragon, özellikle Çinli turistlerin uğrak noktası olarak biliniyor. Çinli turistlerin ölümü, Tayland hükümetini turizm sektörünü güvence altına alma konusunda baskı altına aldı. Başbakan Srettha, saldırının ardından turistlere güvenlik mesajı verdi ve olayın izole bir vaka olduğunu vurguladı. Turizm, Tayland ekonomisinin yaklaşık %12'sini oluşturuyor ve ülke bu yıl 28 milyon yabancı turist bekliyor.
Saldırı, Tayland'da silah kontrolü tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Ülkede silahlanma oranı, gelişmiş ülkelere kıyasla düşük olsa da, son yıllarda yaşanan kitlesel saldırılar bu konuyu hassas bir siyasi mesele haline getirdi. 2020 yılında Nakhon Ratchasima'da bir askerin 29 kişiyi öldürdüğü saldırı, ülkenin en ölümcül kitlesel saldırısı olarak kayıtlara geçmişti. 2022 yılında ise bir polis memuru, bir çocuk bakım merkezinde 36 kişiyi öldürmüştü. Bu olayların ardından hükümet, silah ruhsatı verilmesini sıkılaştırma sözü vermiş ancak uygulamada yetersiz kalmıştı.
BM Küresel Ateşli Silahlar Araştırması'na göre, Tayland'da her 100 kişiden yaklaşık 15'i ateşli silaha sahip. Bu oran, Güneydoğu Asya bölgesinde en yüksek seviyelerden biri olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, silah sahipliğinin yaygın olmasının yanı sıra, özellikle internet üzerinden satılan kurusıkı tabancaların gerçek silaha dönüştürülmesinin de ciddi bir sorun olduğunu vurguluyor. Başbakan'ın askıya alma kararı, bu sorunlara kalıcı bir çözüm getirmekten ziyade geçici bir önlem olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tayland'daki silahlı saldırı, Türkiye için doğrudan bir sonuç doğurmuyor ancak iki ülke arasındaki turizm ve ticaret ilişkileri açısından önemli mesajlar içeriyor. Tayland'a her yıl on binlerce Türk turist seyahat ediyor. Bu tür olaylar, Türk vatandaşlarının güvenliği açısından seyahat uyarılarının güncellenmesine neden olabilir. Ayrıca, Türkiye'de de benzer tartışmalar yaşanıyor; son yıllarda artan kadın cinayetleri ve silahlı şiddet olayları, Türkiye'de de silah kontrolü yasalarının sıkılaştırılması yönünde toplumsal bir talebe yol açtı. Tayland'ın attığı adımlar, Türkiye'deki yasa yapıcılar için bir örnek teşkil edebilir. Bununla birlikte, Türkiye'nin Güneydoğu Asya'daki ekonomik çıkarları ve bölgesel istikrar açısından Tayland'daki güvenlik risklerinin yakından takip edilmesi önemli.