Tayland Merkez Bankası (BOT), 26 Mart 2025 tarihli toplantısında politika faizini %2,00 seviyesinde sabit tuttu. Karar, piyasa beklentileriyle uyumlu olurken, üst üste üçüncü toplantıda faizde bir değişiklik yapılmamış oldu. Para Politikası Kurulu (MPC) oybirliğiyle aldığı kararda, mevcut para politikası duruşunun ekonomik istikrarı desteklemeye devam ettiği ve faiz indirimleri için acil bir ihtiyaç bulunmadığı mesajı verildi. Karar, Tayland ekonomisinin yavaşlama sinyalleri vermesine rağmen, enflasyonun hedef aralığında seyretmesi ve küresel belirsizliklerin dikkatle izlenmesi gerekliliğiyle gerekçelendirildi.
Gelişmenin arka planı
Tayland ekonomisi, 2023 yılından bu yana toparlanma sürecinde olmasına rağmen, Çin'deki yavaşlama ve küresel talep zayıflığı nedeniyle ihracatta ivme kaybı yaşıyor. Ülkenin turizm sektörü ise pandemi sonrası canlanmaya devam ediyor. Merkez Bankası, 2025 yılı için %2,5-3,0 aralığında bir büyüme öngörürken, enflasyonun %1-3 hedef bandının ortasında kalmasını bekliyor. BOT Başkanı Sethaput Suthiwartnarueput, yaptığı açıklamada, mevcut faiz oranının hem büyümeyi destekleyici hem de enflasyonist baskıları kontrol altında tutacak düzeyde olduğunu vurguladı. Ancak hükümet, düşük faiz oranları ile ekonomiyi canlandırmak için BOT'a artan bir baskı uyguluyor. Başbakan Srettha Thavisin, faiz indirimi çağrısında bulunarak, yüksek faizlerin düşük gelirli haneler ve KOBİ'ler üzerindeki yüküne dikkat çekmişti.
Piyasalar, toplantı öncesinde faiz sabit kalacağını yüksek bir olasılıkla fiyatlamıştı. Ekonomistler, Tayland'ın sıkı para politikası duruşunu sürdürmesini, ABD Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine başlama ihtimalinin gecikmesi ve bahtın değer kaybetme riski gibi dış faktörlere bağlıyor. BOT, faiz kararı metninde, “Mevcut politika faizi, ekonominin potansiyel büyümesine yakın seyretmesine ve enflasyonun hedef aralığında kalmasına olanak tanımaktadır” ifadesine yer verdi. Ayrıca, jeopolitik gerginlikler ve ticaret savaşlarının küresel büyüme üzerindeki etkilerinin yakından izlendiği belirtildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Tayland'ın faiz kararı, Güneydoğu Asya'da merkez bankalarının izlediği denge politikasına örnek teşkil ediyor. Endonezya ve Filipinler gibi ülkeler de benzer şekilde, enflasyonu kontrol altında tutarken büyümeyi teşvik etme çabasında. Asya genelinde merkez bankaları, Fed'in faiz patikasına odaklanmış durumda. Ekonomistler, Fed'in bu yıl içinde faiz indirimine gitmesi durumunda Asya para birimleri üzerindeki baskının azalacağını ve bölgedeki merkez bankalarının daha esnek politikalar izleyebileceğini belirtiyor. Öte yandan, Çin ekonomisindeki yavaşlama, Tayland başta olmak üzere bölge ihracatçıları için risk oluşturuyor. Tayland'ın ihracatının yaklaşık %12'sinin Çin'e yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda, Çin talebindeki zayıflama Tayland'ın büyüme görünümünü olumsuz etkileyebilir. BOT, ihracattaki toparlanmanın yavaş olduğunu ancak turizm gelirlerinin desteğiyle cari dengenin fazla vermeye devam ettiğini vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tayland Merkez Bankası'nın faiz kararı, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, benzer pozisyondaki gelişmekte olan ülkelerin merkez bankacılığı açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. TCMB'nin yıl içinde faiz indirimine gitmesi beklenirken, Tayland'ın ihtiyatlı duruşu, Türkiye gibi yüksek enflasyonla mücadele eden ülkeler için ders niteliğinde. Tayland'ın enflasyon hedeflemesinde başarılı olması ve para politikasında kredibilite sağlaması, Türkiye'nin de benzer bir çıpa oluşturması gerekliliğini hatırlatıyor. Küresel düzeyde ise, Fed politikalarındaki değişimler tüm gelişmekte olan piyasaları etkilediğinden, TCMB'nin alacağı kararların başta ABD olmak üzere küresel merkez bankalarının adımlarıyla uyumlu olması önem taşıyor. Tayland'da bahtın istikrarı, Türkiye'de liradaki değer kaybı riskine karşılık olarak değerlendirilebilir.