Malezya'nın bu hafta Tayland'dan karides ithalatını askıya alması, Tayland karides sektöründe yeni bir şok dalgası yarattı. Sektör, 2008 yılında dünyanın en büyük karides üreticisi ve ihracatçısı konumuna yükselmesinin ardından geçen 15 yıl içinde gelirlerinde keskin bir düşüş yaşarken son darbe, Kuala Lumpur'un ticari kısıtlamalarıyla geldi. Tayland Karides Derneği verilerine göre, sektör gelirleri yaklaşık yüzde 70 oranında azalarak 7 milyar Tayland bahtına (yaklaşık 200 milyon dolar) kadar geriledi. Bu rakam, Tayland'ın 2008'de 2,4 milyar doları aşan ihracat gelirinin çok altında. Sektör temsilcileri, Malezya kararının 30 bin ailenin geçim kaynağını tehdit ettiğini belirtiyor.
Gerilemenin nedenleri ve Malezya'nın kararı
Tayland'ın karides sektörü son on yılda bir dizi krizle sarsıldı. 2010'ların başında patlak veren erken ölüm sendromu (EMS) hastalığı, üretimi yarı yarıya düşürdü. Ardından gelen işgücü sıkıntısı ve artan üretim maliyetleri, Tayland'ı Vietnam, Hindistan ve Ekvador gibi rakiplerinin gerisinde bıraktı. Malezya'nın 14 Eylül'de açıkladığı ithalat yasağı, gerekçe olarak Tayland çiftliklerindeki hijyen koşullarını ve bazı karides örneklerinde antibiyotik kalıntılarına rastlanmasını öne sürdü. Tayland hükümeti, yasağın kısa sürede kalkması için müzakerelere başladı ancak sektör, Malezya pazarının kaybının (yıllık yaklaşık 50 milyon dolar) telafisinin zor olduğunu vurguluyor.
Uzmanlar, Malezya'nın bu hamlesinin bölgedeki ticari rekabetin bir yansıması olduğunu düşünüyor. Malezya, kendi karides üretimini artırma çabasında; 2023'te sektöre sağlanan teşvikler yüzde 20 arttı. Bu durum, Tayland'ın en büyük alıcılarından biri olan Malezya'nın ithalatı kısarak yerel üreticiyi koruma stratejisi izlediğini gösteriyor.
Bölgesel ve küresel etkiler
Tayland'ın karides sektöründeki çöküş, sadece ülke ekonomisi için değil, küresel karides ticareti için de önemli sonuçlar doğuruyor. Tayland, 2000'lerin başında küresel karides pazarının yüzde 25'ine hâkimken bugün bu oran yüzde 10'un altına düştü. Boşluğu dolduran ülkeler arasında Ekvador ve Hindistan başı çekiyor; her iki ülke de Tayland'ın eski pazarlarına (Japonya, ABD, AB) yönelik ihracatını artırdı. Malezya'nın ambargosu, Tayland'ın iç talebe yönelmesine veya alternatif pazarlar bulmasına yol açabilir, ancak sektörün rekabet gücü uzun vadeli yatırım gerektiriyor. Bu gelişme, Güneydoğu Asya'da ticaret korumacılığının arttığına dair bir işaret olarak da okunabilir; bölge ülkeleri pandemi sonrası ekonomik toparlanma sürecinde yerli üretimi korumaya odaklanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tayland karides sektöründeki kriz, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da küresel su ürünleri ticaretindeki dalgalanmaların izlenmesi açısından önemlidir. Türkiye, su ürünleri ihracatında özellikle levrek ve çipura gibi türlerde büyüme kaydederken, Asya-Pasifik'teki ticari korumacılık eğilimleri, Türkiye'nin AB ve Orta Doğu pazarlarındaki rekabetini dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, karides gibi belirli ürünlerde ithalata bağımlı olan Türkiye, küresel fiyat dalgalanmalarından etkilenebilir. Bu nedenle, Tayland'daki gelişmeler Türk su ürünleri sektörü için erken uyarı niteliği taşıyabilir.