Tayland Başbakanı, ülkenin 2022'de esrarı yasallaştırmasından bu yana uluslararası kaçakçılıkta yaşanan keskin artışın ardından esrar endüstrisini tamamen kapatmakla tehdit etti. Son aylarda Birleşik Krallık, Almanya, Endonezya ve Hong Kong'da ele geçirilen Tayland kaynaklı esrar sevkiyatları, Güneydoğu Asya ülkesinin bitkiyi suç olmaktan çıkarma politikasının üzerine gölge düşürdü. Başbakan, bu durumun ulusal güvenlik ve uluslararası itibar açısından kabul edilemez olduğunu belirterek, kaçakçılığı önlemek için yasal düzenlemelerin sıkılaştırılacağını ve gerekirse sektörün tamamen kapatılacağını duyurdu.
Gelişmenin arka planı
Tayland, 2022 yılında Asya'da esrarı suç olmaktan çıkaran ilk ülke olarak tarihe geçmişti. Hükümet, bu adımı ekonomik fırsatlarla gerekçelendirerek, esrarın tıbbi kullanımının yanı sıra kenevir lifi ve tohum gibi yan ürünlerinin de tarımsal ihracatta kazançlı bir kalem olacağını öngörmüştü. Ancak yasallaştırma süreci, eğlence amaçlı kullanımın da önünü açtı ve kontrollü bir pazar yaratılamadı. Bu durum, ülke içinde esrar kafelerinin ve satış noktalarının hızla çoğalmasına, yurt dışına kaçak sevkiyatların da artmasına yol açtı. Tayland polisi, son bir yılda yurt dışına yönelik esrar kaçakçılığına karışan yüzlerce kişiyi tutuklarken, ele geçirilen miktarların tonlarla ifade edildiği belirtiliyor. Başbakan, yasallaştırmanın başından beri esrarı sadece tıbbi amaçlarla sınırlamak istediğini ancak mevcut durumun kontrolden çıktığını ifade etti. Hükümet, yeni bir yasa tasarısı hazırlığında olduğunu ve bu tasarının esrarın eğlence amaçlı kullanımını tamamen yasaklamayı hedeflediğini açıkladı. Tasarının önümüzdeki aylarda parlamentoya sunulması bekleniyor. Uzmanlar, Tayland'ın bu hamlesinin diğer Asya ülkelerinde de esrar politikalarına ilişkin tartışmaları etkileyebileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Tayland'ın esrar politikasındaki bu ani değişim, yalnızca ülke içinde değil, bölgesel ve küresel düzeyde de yankı uyandırıyor. Güneydoğu Asya'da esrarın yasallaştırılmasına yönelik eğilim, Endonezya ve Malezya gibi katı yasaların geçerli olduğu ülkelerde dahi tartışma konusu olmuştu. Ancak Tayland'daki kaçakçılık sorunları, bu ülkelerdeki muhafazakar çevrelerin esrar karşıtı söylemlerini güçlendirebilir. Küresel ölçekte ise, Tayland'ın esrarı suç olmaktan çıkarması, uluslararası uyuşturucu kontrol rejimi açısından da bir örnek teşkil ediyordu. Birleşmiş Milletler verilerine göre, dünya genelinde esrar kaçakçılığı, son on yılda yüzde 20'den fazla artış gösterdi. Tayland'ın bu alandaki deneyimi, diğer ülkeler için de önemli dersler barındırıyor. Uzmanlar, yasallaştırmanın ekonomik faydalarının yanı sıra, sıkı düzenleme ve denetim mekanizmaları olmazsa kaçakçılık gibi yan etkilerin de ortaya çıkabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tayland'ın esrar politikasındaki bu geri adımı, Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadele politikaları açısından dolaylı bir referans teşkil ediyor. Türkiye, uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı rotalarında kritik bir konumda yer alması nedeniyle, Tayland benzeri bir yasallaştırma sürecinin olası sonuçlarını dikkatle izlemektedir. Öte yandan, Türkiye'nin esrarın tıbbi kullanımına yönelik sınırlı denemeleri bulunmaktadır. Tayland'daki kontrolsüz yasallaştırmanın yarattığı sorunlar, Türkiye'deki siyasi karar alıcılar için bir uyarı niteliği taşıyabilir. Ayrıca, Türk kolluk kuvvetlerinin uluslararası uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede iş birliği yaptığı ülkeler arasında Tayland da bulunmaktadır; bu nedenle Tayland'ın politikalarındaki değişim, Türkiye'nin bölgesel güvenlik iş birliğini etkileyebilir.