Tanzanya İçişleri Bakanı Patrobas Katambi, 26 Haziran Cuma günü yaptığı sürpriz açıklamayla ülke genelinde tüm siyasi mitingleri yasakladığını duyurdu. Karar, gençlik örgütlerinin 7 Temmuz'da düzenlemeyi planladığı kitlesel protestolardan sadece iki hafta önce alındı. Hükümet sözcüsü, yasağın kamu güvenliği gerekçesiyle getirildiğini belirtirken, muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları bu adımı ifade özgürlüğüne müdahale olarak nitelendirdi.
Gelişmenin Arka Planı
Tanzanya'da gençlik hareketleri, yüksek işsizlik oranları, yolsuzluk ve temel haklardaki kısıtlamalar nedeniyle haftalardır protesto çağrıları yapıyordu. Özellikle sosyal medyada örgütlenen gruplar, 7 Temmuz'da başkent Darüsselam ve büyük şehirlerde eş zamanlı gösteriler düzenleme kararı almıştı. İçişleri Bakanı Katambi, yasağı açıklarken "Herhangi bir siyasi toplantı veya miting, kamu düzenini bozma potansiyeli nedeniyle yasaklanmıştır" ifadelerini kullandı. Bakan ayrıca, güvenlik güçlerinin yasağa uymayanlara karşı sert önlemler alacağını da sözlerine ekledi.
Muhalefet partileri ise yasağı anayasaya aykırı bulduklarını açıkladı. Ana muhalefet partisi Chadema'nın sözcüsü, "Hükümet, gençlerin meşru taleplerini bastırmak için bahane üretiyor" dedi. Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Af Örgütü de konuya ilişkin endişelerini dile getirerek Tanzanya hükümetine ifade ve toplanma özgürlüğüne saygı gösterme çağrısı yaptı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Tanzanya, Doğu Afrika'da görece istikrarlı ülkelerden biri olarak biliniyor. Ancak son yıllarda hükümetin muhalefet ve sivil toplum üzerindeki baskısı artmış durumda. 2020 genel seçimlerinden bu yana siyasi gerilim yükselirken, medya kuruluşları ve insan hakları savunucuları sık sık hedef alınıyor. Gençlik protestoları, bölgedeki diğer ülkelerde de benzer hareketlere ilham kaynağı olabilir. Kenya ve Uganda'da da gençlerin öncülüğünde ekonomik ve siyasi hak talepleriyle protestolar düzenleniyor.
Küresel ölçekte ise bu yasak, uluslararası toplumun Tanzanya'ya yönelik eleştirilerini artırabilir. ABD ve Avrupa Birliği daha önce Tanzanya'da ifade özgürlüğü ve insan hakları ihlalleri nedeniyle endişelerini dile getirmişti. Çin ve Rusya gibi ülkeler ise içişlerine karışmama ilkesi gereği sessiz kalmayı tercih ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Tanzanya ile son yıllarda ekonomik ve diplomatik ilişkileri güçlendirmiştir. Türk Hava Yolları'nın Darüsselam seferleri ve Türk iş insanlarının yatırımları bu ilişkinin somut örnekleridir. Tanzanya'daki siyasi istikrarsızlık, Türk yatırımcılar için kısa vadede risk oluşturabilir. Bununla birlikte, Türkiye'nin Afrika politikası genellikle iç siyasi gelişmelere doğrudan müdahil olmamakla birlikte, bölgesel istikrarı destekleme yönündedir. Uzun vadede Tanzanya'daki gelişmeler, Türkiye'nin Doğu Afrika'daki nüfuz mücadelesinde dikkate alması gereken bir faktör olacaktır.